YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Çankaya savaşında perde açıldı

Türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçimleri hep sorun yarattı. Sebebi, hukuk dışı müdahalelerdi ve yahut böyle bir müdahalenin gerçekleşebileceği endişesi idi.

Gizli oy ve lider iradesi

Belki de ilk defa, TBMM'de gerçek bir seçim yaşandı. Genel Başkanlar imzalarıyla yol gösterici olsa dahi, bu imzaların milletvekillerini bağlamadığını, dünkü makalemde belirttim.

Gizli oy, parti liderlerinin aşamayacağı bir engel. Üstelik, gizliliği pekiştirmek üzere pusulalara el yazısıyla isim yazmak yerine, sadece isimlerin karşılığına, işaret konulması kararlaştırıldı.

İlk defa bu kadar çok sayıda ve üstün nitelikli aday, gerçekten özgür bir ortamda yarıştı.

Herkes kendi kulisini yaptı; parti gruplarını tek tek ziyaret etti; tanıtıcı bilgiler dağıttı.

Yalçıntaş

Doğrusu Fazilet Partili Nevzat Yalçıntaş, etkileyici bir bilgi birikimine ve maziye sahip. Özenle yazıp, milletvekillerine sunduğu kağıttan

-özetleyerek- okuyoruz:

"Hukuk ve İktisadi İlimler Fakültesi'nde iktisat doktorası, İngiltere London School of Economics and Social Sciences'de doçentlik çalışmaları... Çalışma hayatına Devlet Su İşlerinde başladı. Devlet Planlama Teşkilâtı Sosyal Planlama Daire Başkanı, TRT Genel Müdürü, İslâm Kalkınma Bankası Araştırma ve Eğitim Enstitüsü'nde Araştırma Başkanı, Türkiye Gazetesi başyazarı, çeşitli sivil toplum örgütlerinde kuruculuk ve başkan. Bildiği diller: Fransızca, İngilizce ve Arapça..."

Sadi Somuncuoğlu, Agâh Oktay Güner, Doğan Güreş, Ahmet İyimaya, Yıldırım Akbulut her biri kendi alanlarında temayüz etmiş, dürüst ve bilgili adaylar.

Meselâ Agâh Oktay Güner'in yayınlanmış yığınla eseri var: İsraf Ekonomisi; Verim Ekonomisi; Örtülü bir Savaş: Terör; Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkaslardaki gelişmeler ve Türkiye, 2000'li Yılların Eşiğinde Kültür Hayatımız vs...

Güner de Devlet Planlama Teşkilâtı'nda çalışmış. Türk Standartları Enstitüsü'nde İlik Kurulu Başkanlığı, Ticaret Bakanlığı gibi önemli görevlerde bulunmuş.

DSP Amasya milletvekili Gönül Saray veya DYP milletvekili Rasim Zaimoğlu sürpriz isimlerdi. Ama onlar da pekâla Çankaya'da sıradışı bir performans sergileyebilirlerdi. Saray, son anda çekildi.

Özellikle, merkez sağda yer alan parlamenterler, tercih zorluğu içine düştü. Zira, ilk defa Parlamento, kulisi ile, propaganda çabalarıyla, gerçek bir seçim yaşadı. Adaylar (Yalçıntaş, Güreş, Akbulut, Güner, Zaimoğlu, Somuncuoğlu) hep merkez sağa ve muhafazakâr kesime yakındı.

Partilerin tavrı

Necdet Sezer'in herkesten fazla oy alması zaten bekleniyordu. Kimine göre, genel başkanların desteği, Sezer lehine eşitliği bozan bir durum yaratmıştı. Seçim bu yüzden antidemokratikti.

Peki, birileri öncülük etmezse uzlaşma nasıl olur?

Fazilet, bu konuda en demokratik davranan parti oldu. Zira, Recai Kutan, grup toplantısında milletvekillerinin nabzını yokladı ve olumlu havayı tespit ettikten sonra mutabakatını bildirdi.

Diğer partilerde, Sezer isminin dayatıldığından söz ediliyor. Ecevit, Yılmaz, Bahçeli gruplarına danışmadan Anayasa Mahkemesi Başkanı üzerinde uzlaşma sağladılar.

Onlar için, önemli olan hükûmetin istikrarı idi. Bir an önce cumhurbaşkanı seçilsin de üç partili koalisyon yara bere almasın.

Oysa Fazilet Partisi "hukukun üstünlüğünü" "Kopenhag Kriterlerini" Çankaya'ya taşıma azmi ve umuduyla Sezer'e destek verdi.

Tansu Çiller ise, son dakikaya kadar ayak sürüdü. Fazilet "evet" demeseydi, DYP, uzlaşmaya yanaşmayacaktı.

Necdet Sezer tercihi, DSP-FP ekseni üzerinde kuruldu. Bilahare MHP ve Anap, biri "töre"(!) adına, diğeri "hükûmette yerini koruma" çabasıyla, bu isme onay verdi.

Necdet Sezer'in savunduğu ölçüde ileri bir demokrasi, MHP'nin daha ziyade devleti koruyup kollamaya yönelik yapısıyla hiç bağdaşmaz.

Anap ise, Yılmaz'ı Çankaya'ya çıkarmaya şartlanmıştı. Engellenince, Sezer'e kerhen destek verildi.

Oysa Fazilet, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düşüncesinin mirasçısı. Bireysel haklara ve özgürlüklere ağırlık veriyor. Yasakçı zihniyete karşı, değişimi arzu ediyor. Bu beklenti ile Anayasa Mahkemesi Başkanı'nı kucakladı.

Sezer ve 103'üncü madde

Ufak bir not: Bir radyo programına katılan Yekta Güngör Özden, Necdet Sezer'i kötülemek için, onun Refah Partisi'nin kapatılma davasında, kilit madde olan 103'üncü maddenin iptaline karşı çıktığını söyledi. 103'üncü madde iptal olmasaydı, zaten Refah kapatılmayacaktı.

Demek, Sezer, önce itiraz etti sonra çoğunluğun oyuna uydu.

Yekta Güngör Özden ve Vural Savaş'ın muhalefetleri dahi, Necdet Sezer'in düşünce yapısı hakkında bir fikir verebilir.

Gitgide, cumhurbaşkanlığı seçimleri sıradan olaylar haline gelecek Türkiye'de.

Şimdilik mâzinin psikolojik baskısını hissediyoruz. Hep olağanüstü şartlardaki, yasa dışı müdahaleler zihinlere takılıyor. Birkaç olağan seçim geçirildikten sonra, takıntılar ve korkular da sona erecektir.

20. 10. 1989'da, Özal sırasıyla 247, 256 ve 263 oy olarak 3'üncü turda seçilmişti. Parlamento 550 değil 450 üyeden müteşekkildi. Muhalefet, protesto etmek gayesiyle Parlamento'yu terk etmişti. Özal Anap'ın Meclis'teki çoğunluğuna dayanmıştı. Protestonun sebebi, mahalli seçimlerde bu partinin oyunun % 21.80'e düşmesiydi. Meclis'te yeterli çoğunluğu olmasına rağmen, Anap, halktaki dayanağını kaybetmişti.

Demirel de 16. 5. 1993'te, sırasıyla 234, 235 ve 244 oy alarak, üçüncü turda seçilmişti. O da, DYP- SHP koalisyonuna dayanıyordu.

Mesut Yılmaz, bir yandan seçimlerden küçülerek çıkan bir partinin başkanı olduğu için, bir yandan da hakkındaki soruşturma dosyaları yüzünden, üçlü koalisyonun adayı olamadı. Ecevit'e tahsili engeldi; Bahçeli'ye ise tecrübesizliği.

Necdet Sezer bu sebeple gündeme geldi. İyi de oldu.

Fireler

DSP'nin ve MHP'nin başka adayı bulunmuyor. Dolayısıyla bu partilerin az fire ile oy kullandıkları tahmin edilebilir. Anap'ta, bu defa Mesut Yılmaz, milletvekillerini teker teker telefonla arayıp Sezer için ricada bulundu.

5+5'ten farklı olarak, Anap dünkü seçimde sıkı bastı.

DYP'nin gönülsüzlüğü, oylarına da yansıdı.

FP, ilk turda, başta kendi adayı olmak üzere, Necdet Sezer, Somuncuoğlu ve Doğan Güreş Paşa arasında bölündü. Faziletliler, bir yandan Necdet Sezer'i desteklediler, bir yandan da havayı görmek istediler.

Tahmin edildiği gibi Sezer yarışı birinci bitirdi. Ama ipi göğüsleyemedi. Bununla beraber salt çoğunluk olan 276'yı aştığı için, kritik eşiğin altında kalmadı. Gözler 1 Mayıs'a çevrildi.


28 Nisan 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Nazlı ILICAK

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...