|
Hayırlı işler
Galatasaray için ister yokuş aşağıya, ister dolu-dizgin, isterseniz atgözlüğü deyin. Sarı-Kırmızılılar, bildiğinizden hallice ve deplasmanda hiçbir zorluk çekmeden önce gücünü koyarak, sonra incelip oyunu yoğurarak maçı kazanıyor.
Maçı bırakın, ligi kazanıyor...
Maçın tamamını düşünün, evsahibi takımın korneri yok. Daha ne yazayım, daha neyi yorumlayayım.
Galatasaray'ın yürümesi bile estetik, dışarıda bile olsa herkese yetiyor.
Ligin en üstündeki ile en altındakinin maçında Fatih Terim düşünmeden, Hakan terlemeden, Hagi koşmadan, Sergen yorulmadan kazandılar. Rakibin zarif ama Galatasaray'a yetmeyen mücadelesini sadece bir piyanistin detone olması, ama yine de piyano ile boğuşmasına benzetebiliriz.
Ne olur... Olan piyanoya olur.
Piyano azap çeker, bu maçı seyretmekle görevlendirilen ve yorum yazmakta olan bizler, kendimizi piyano gibi hisseder, Galatasaray'a da bundan sonrası için "Hayırlı işler" dileriz.
30.NİSAN.2000
|