| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
AB ve 'postmodern tarzı siyaset'
28 Şubat postmodern darbesinden etkilenen ya da doğrudan muzdarip olan çevrelerin süreci doğru okuma konusunda iyi not aldıkları söylenemez.Yaşanan gelişmelerin, demokrasiye yapılan balans ayarının ordu içindeki bazı generallerin kişisel eğilmlerinden kaynaklandığı, biraz fazlaca inisiyatif kullanmış olduklarına yorumlanmıştı bazı çevrelerce.. Süreçte en fazla öne çıkan bazı isimlerin emekli olmalarıyla siyasetin üstündeki asker ağırlığının kalkacağı gibi tuhaf bir iyimserliğe girildi. 28 Şubat'ı hazırlayan süreci önceden okumada ne kadar yetersiz kalındı ise ondan sonra oluşan ve Türkiye'nin içine girdiğ siyasal süreci "okuma"da da büyük hatalar yapıldığı anlaşılıyor. Askerin son çıkışına gösterilen tepki 28 Şubat'ı doğru okuyamamanın, oluşan yeni durumu kavrayamamanın göstergesinden başka bir şey değildi. Özellikle,Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne aday olmasından sonra bir daha 28 Şubatların yaşnmayacağı, demokrasimizn üstündeki asker vesayetinin kalkacağı beklentisi hemen herkes tarafından , özellikle "irtacai" kesim tarafından paylaşılır oldu. Oysa paradoksal biçimde 28 Şubat süreci ile Avrupa Birliği'ne adaylık konusunda bir iç içelik, paralellik olduğunu iddia etmek biraz cesaret gibi görünse de hiç de aykırı bir tez değil. En azından, siyasetin aldığı şekil üzerine bir zihin jimnastiği yapmaya değer Bu noktada iki yanlış tesbit yapıldı ve buna bağlı beklenti içine girildi. Yanlış tesbitlerden daha doğrusu beklentilerden ilki, Türk demokrasisine müdahale gölgesinin bir daha düşmeyeceği yönünde idi. Artık, o dönem geride kalmış, sivil yönetimlere kimse karışmıyıcaktı. Bir sonraki seçimlerde alınacak oy, ya da hükümet ortaklıklarında yapılacak pazarlıklar süreci tersine çevirebilirdi. Oysa, 28 Şubat süreci zamanlaması iyi hesaplanmış, dünyadaki konsepte uygun planlanmış bir toplum mühendisliğinin ilk işaretlerinden başka bir şey değildi. Türkiye'de, sözgelimi 2018 yılında 18-20 yaşına gelecek bir gencin protipinin nasıl olacağını şekillendiren bir projeyle karşı karşıya olduğumuzu çok az kimse idrak edebildi. Türkiye'deki siyasal sistem açısından bakıldığında, en 15-20 yıllık bir dönemi kapsayacak yapılanmayı da askeri bürokrasinin etkisi ve iradesi olmadan gerçekleştirecek bir irade olmadığına göre asker etkisisinin gittikçe azalması bir yana güçlenmesi beklenmeliydi. Türk modernleşmesi açısından, tarihsel olarak bu işin öncülüğünü askerlerin yaptığı, önemli dönüşümlerin altında asker imzasının olduğu bir gerçektir. Bu açıdan bakılınca Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, Türkiye-Amerika ilişkileri de askerin etkisin azaltmak bir yana daha da kritik bir konuma getiriyor, özel misyonlar biçiyor. Avrupa Birliği'ne damgasını vuran Kıta Avrupası geleneğinin kültürel ayrımcılık özelliği her zaman için dominant unsur olmuştur. Türkler'in Avrupa'ya kabul edilebilmeleri için daha bir Avrupalılaştırılmaları/ehlilleştirilmeleri gerekiyordu. Bu Avrupalılşma süreci, sanılanın aksine, siyasi ve sosyal hayatta daha bir askeri rengin yansımasını da zorunlu kılıyor. Türk siyasal sistemine bakılınca sahnenin önünde de olsa arkasında da olsa bu renk her zaman kendini hissettirecektir. Toplum mühendisliği projelerinin tümü gibi bu projenin de her zaman başarılı ve geçerli olacağı anlamına gelmemektedir. Ancak Türkiye'nin siyasal yapılanmasından böylesi bir gerçeklik yansıyor. Bu gerçeklik zaman zaman çok kaba olarak ortaya çıksa da kısa vadede bazılarının başını ağrıtmaya devam edecek gibi görünüyor. Kimilerine göre komplocu gelecek bu pesimist yaklaşım sahiplerine, AB kriterlerini anlamamakla itham edeceklere karşı Avrupa Birlği'ne uyum sürecinden geçtiğimizi atlayan bir iyimserlik içinde olduklarını hatırlatmak yerinde olur. Bu ülkeyi ve insanlarını anlamlı kılan, tarihsel olarak ait olduğu medeniyet havzasının değerleri ile Avrupa Birliği'nin kriterleri, değerler sistemi ne kadar uyuşuyorsa o kadar iyimserlik hakkını elde tutabiliriz. Yani "postmodern tarzı siyaset"i cari kılan epey gerekçe mevcut.
aemre@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|