YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

"Anakronizm", ciddi bir düşünce hastalığıdır!..


Avrupa Birliği yolundayken, hâlâ birileri parti kapatmaya çalışıyor.. "Terörle mücadele"yi, hâlâ "siyasi mücadele" zannedenler var..

Bizim düşünce çizgimizdeki en büyük problemlerden biri de, "anakronizm"dir..

Acaba bu "anakronizm"i, Türkçe'ye "zaman şaşkınlığı" diye mi çevirsek?..

"Anakronizm" Yunanca'dan türeyen bir kavram. "Ana", Yunanca'da (yahut Elence) "geri" anlamına geliyor.. Hani bir motoru geri vitese takınca, buna "anarya" denilir ya.. "Khronos" da, "zaman" anlamına geliyor "Kronometre"yi hepimiz bilmez miyiz?

Bir olayı değerlendirirken veya bu durumu yorumlarken, zaman sıralamasını karıştırırsanız.. Ya da, eski şartlarla bugünü anlamaya çalışırsanız, siz de "anakronizm" yanılgısına düşersiniz..

Örneğin bir Türk yapımcısı olarak, Fatih Sultan Mehmet'le ilgili bir filmi çekerken, Fatih'in bileğinde bir kol saati bulunursa, bu çok somut bir "anakronizm" örneğidir..

Ya da, saplantılı bir nostaljiye kapılıp, dünyadaki değişimin gerçeklerini unutarak, "nerede o eski bayramlar" diye tutturursanız, bu da "anakronizm"dir.. Çünkü "anakronizm" kavramı içinde, "çağa ve güne uyumsuzluk" anlamı da var..

Bizim düşünce çizgimizdeki "anakronizm" meselesine gelince..

Çok somut örnek, bugün hâlâ "28 Şubat ne kadar güzel, ne kadar meşru, ne kadar haklıydı" diyenlerden verilebilir..

Seçim yapılmış.. Yeni bir koalisyon kurulmuş.. Arkasından Avrupa Birliği'ne aday adayı olup, "Kopenhag Kriterleri"ne uymayı kabul etmişsiniz. Bu kriterlerin başında da, seçilmiş sivillerin atanmışlara üstünlüğü falan var..

Eğer siz hâlâ, "28 Şubat ne hoş bir şeydi" diye yazıp, konuşursanız, "anakronizm"e somut örnek olursunuz..

Siyasette de çok örnekler var "anakronizm"e.

PKK işi, MHP'nin de katkısı ile rafa kaldırılıp, gündemin gerisine itilmiş.. Devlet Bahçeli bile, Öcalan konulu gelişmelerde "şahin" olmayı bırakmış..

Eğer siz hâlâ, belki "MHP tabanından oy alırım" veya "derin devlete hoş görünürüm" diyerek, "Öcalan asılmalı" şeklinde tempo tutarsanız, değişimle gelen "bugün"ün şartları ile "dün"ü karıştırmış olursunuz..

Oy almayı beklediğiniz MHP'li taban, size güler..

Başka örnekler verelim mi?

Başbakan Bülent Ecevit, dünya kapitalizmi ile içli-dışlı olmak ümidi içinde, İsviçre'nin Davos'una gitti.

Rahmetli Turgut Özal'la, 1980'lerin başından itibaren, kaç kez Davos'a gittik.. O zamanki Yunan Başbakanı Papandreu ile, ilk "Türk-Yunan Zirvesi"ni yaptığı zaman da, beraberdik..

Bugün "Ecevit Davos'a" gidiyor diye övgülü yorumlar yapanları ve bizzat Ecevit'in Davos'a ilişkin o günkü düşüncelerini hatırlasanız, dudağınız uçuklardı..

Turgut Özal'a, bir "hain" demedikleri kalmıştı..

Zaten hep öyle olmadı mı?

Körfez Savaşı'nda Özal'ın, ABD Başkanı Bush ile yakınlaşmasına ateş püskürenler, sonunda, Başkan Clinton'ın T.B.M.M'ye gelip direktifler vermesini sağladılar..

Demek ki gerçekten "dün dündür-bugün bugündür".. Zamanı karıştırmamak gerekir..

Bütün mesele, gelecek zamanı önceden görebilmeye bağlı..

Dünü, beceriksizce kopya edip, bugüne uyum göstermeye çalışmak da, pek doğru değil..

Hatırlayın, Demirel'in 1991'de başbakan olduktan sonra, Turgut Özal'a benzemek için şort giyip, basının önüne çıkmasını..

Ya da, 1980'lerde, Özal'ın yeniden-yapılanma gereği "serbest piyasa ekonomisi"ne geçişini "Latin Amerika modeli" diye aşağılayan Bülent Ecevit'in, bugün ekonomiyi tümden İMF'ye teslim etmesini düşünün..

Diyoruz ki..

Zamanı karıştırmayalım..

28 Şubat döneminde, birilerinin, "yurdu demir ağlarla ördük" diyerek 10'uncu Yıl Marşı söylerken, inter-net ağlarını unutması ve tek partiye, militarizme özlem seslendirmesi, "anakronizm"di..

Bu hata, 2000'li yıllara nasıl yansıdı?..

Avrupa Birliği yolundayken, hâlâ birileri parti kapatmaya çalışıyor.. "Terörle mücadele"yi, hâlâ "siyasi mücadele" zannedenler var..

ŞAKA

Sabret gönül!..

Birileri, Hizbullah terörünün arkasında olduğu iddia edilen İran'a veryansın ediyor bugünlerde..

Aynı görüş sahipleri, dün de, PKK terörünün arkasında olduğu iddia edilen Yunanistan ve İtalya'ya veryansın ederlerdi..

Acaba yarın da, İran, bizim "Asya Birliği" yolundaki rehberimiz ve can kardeşimiz mi olacak?

MEDYA

28 Şubat özürlü borazanlar!..

Emir, demiri keser mi? Galiba, bazı dönemlerde kesmez.

Genelkurmay'ın uyarılarına rağmen, hâlâ Hizbullah ile "derin devlet" arasındaki ilişkileri yorumlayanlar, "kartel medyası"nda bile susturulamıyor..

"Sabah"ta Cengiz Çandar, ne güzel özetlemiş tabloyu.

-Böyle bir "devlet yapısı", yanına taktığı üç-beş "28 Şubat ayıplısı" yazar-çizer takımını, boru ve trampet takımı gibi kullanarak, Avrupa Birliği'ne "giriş töreni" yapabilir mi?

Hizbullah'ın varlığını "28 Şubat'ın meşruiyeti"ne dayanak olarak gösterenleri, yine "Sabah"ta Gülay Göktürk sorguluyor:

-Hizbullah denilen gizli örgütün temizlenmesi, emniyet kuvvetlerinin pekala altından kalkabileceği bir işmiş.. Bir terör örgütüne karşı operasyon yapmak için, hükümet yıkmak, parti kapatmak, belediye başkanı tutuklamak gerekmezdi. Ülkenin tehdit stratejisini değiştirip, tarihte ilk kez dış düşman yerine iç düşman koymak gerekmezdi..

"Hürriyet"te Enis Berberoğlu şöyle diyor:

-Hizbullah'ın iman ettiği renk, yeşil.. Mahmut Yıldırım'ın devlet adına tetik düşürürken seçtiği kod adı Yeşil.. Üçgenin ikiz kenarı olan Susurluk ve Hizbullah kesiştiğine göre.. Devleti temsil eden tabanı da var demektir..

Anlayacağınız "28 Şubat özürlü" boru ve trampet takımı, artık susmalıdır..


28 OCAK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mehmet BARLAS

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...