YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Terim, Hagi'yi oyuna alınca

 
Müsabakanın kritik bir noktasında, 'müdafaadaki taraf,' rakip oyunculardan birinin sahada olmadığını farketti ve o alandaki boşluğu kullanarak bir 'avantaj' yakaladı.

 

Geçenlerde Galatasaray Samsun- spor'la kupa maçı oynuyordu. Galatasaray, maçın başlarında Samsunspor'dan bir gol yemişti ve çok uğraşmasına rağmen bu gole mukabele etmeyi başaramamıştı.

Maçın hakemi, iki oyuncuyu oyundan çıkararak Samsunspor'u dokuz kişiye indirmiş, Samsunspor aleyhine bir de penaltı vermişti. Penaltı gol olmadı. Galatasaray, kaleci hariç bütün oyuncularıyla Samsunspor kalesini ablukaya almıştı. Bir sağdan, bir soldan saldırıyor, Samsunspor kalesine futbol oyununda 'caiz' olan her türlü şutu atıyor, her türlü vuruşu yapıyor fakat bir gol kaydedemiyordu.

Bu kördüğümü, çözse çözse Hagi çözerdi. Galatasaray taraftarı Hagi'yi aramaya başladı. Galatasaray'ın başarılı teknik direktörü Fatih Terim, maçı okuduğu gibi Galatasaray taraftarlarının zihinlerinden geçen isteği de okudu ve Hagi'yi oyuna soktu.

Galatasaraylılar, Hagi'nin oyuna girdiğini görünce rahat bir nefes aldılar.

Birkaç dakika içinde Hagi, kendisinden bekleneni yaptı ve dokuz kişiyle cansiparane savunma yapan Samsunspor'un kalesine 'pat' diye bir gol attı.

Genelkurmay'ın, Fazilet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan'ın 28 Şubat'la ilgili eleştirilerine son derece ağır bir cevap vererek Hizbullah terörü ile ilgili tartışmaya katılması üzerine Türkiye'deki belli bir kesim, Hagi'nin oyuna girdiğini gören CimBom taraftarı gibi sevindi.

Sevindi, çünkü biz, Türkiye'de kamuoyunu oluşturan çeşitli unsurlar olarak, bir sürü vahşet unsuru içeren Hizbullah gerçeğinden bir siyaset müsabakası çıkarmayı başardık.

Bu müsabaka, en basit tarifiyle, 'karşıdakini' şiddete ortak etme müsabakasıydı.

Müsabakada bir taraf, din ile, diyanet ile vahşeti aynı terkip içinde telaffuz etmekten büyük bir haz duyuyor, bununla kendi kampında olmayan herkesin siciline bir terör sabıkası koymak için çırpınıyor; diğer taraf ise nefes almaya bile fırsat vermeyen bu salvoları savuşturmak için canını dişine takıyordu.

Müsabakanın kritik bir noktasında, 'müdafaadaki taraf,' rakip oyunculardan birinin sahada olmadığını farketti ve o alandaki boşluğu kullanarak bir 'avantaj' yakaladı.

Bunun üzerine, din ile terörü aynı terkibin içinde tutmaktan haz alan dostlarımızı 'Hagi'yi görmüş Galatasaray taraftarı gibi' sevindiren gelişme oldu: Genelkurmay, Türkiye'deki anamuhalefet partisi ile terör arasında bir münasebet olduğunu ima eden zehir zemberek bir açıklama yaptı.

Kaç haftadır bir o yazarın bir bu yazarın kalemine düşen Ertuğrul Özkök de Genelkurmay'ın yaptığı açıklama vesilesiyle "Pervane Böceği" dediği demokrasi taraftarı meslekdaşlarının, Türkiye'nin 'ayağına pranga' olduğunu söylemek için iyi bir fırsat elde etti.

Pejmürde bir demokrasinin başbakanı olarak Davos'a giden Ecevit ile Genelkurmay'ın açıklamasından bir-iki saat önce Kutan'la aynı salonda yanyana dostane sohbetler eden Cumhurbaşkanı Demirel ise 24 saat geçmiş olmasına rağmen henüz bir şey söylemediler.

Bu suskunluğu iki sebebe bağlayabiliriz:

1-İlham gelmemiştir.

2-Müsabakanın neticesi işlerine yaramıştır.


28 OCAK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Yusuf Ziya Cömert

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...