| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Üretim gücünü ateşlemeLise eğitimini altmışlı yılların ilk yarısında Eskişehir'de tamamladım. O dönemin gözde mesleği mühendislikti. Çevremin etkisiyle, İ.T.Ü.'de makina mühendisliği alanında temel eğitim aldım. Makina mühendisliği gibi üretime dönük bir eğitim almamıza rağmen, bu sürecin hiçbir aşamasında, kimse bize iş kurmanın öneminden söz etmedi. Bizim kuşağımız için çalışma sözkonusu olursa kimsenin aklına devlet kurumlarından başka bir yer gelmezdi. Biz yıllarca Buhar Kazanlarından Motorlara, Su Makinalarından Vinçlere kadar, her türlü makina ve techizata ilişkin teorik dersler aldık. Ancak kimse bize bu kadar teorik bilgi aldınız, şimdi bu makinalardan ilginizi çeken birini ya da kimi parçalarını üretin demedi. Türkiye'deki ekonomik, sosyal ve kültürel ortam, girişimciliği desteklemiyordu. Herşeyi sıkı sıkıya denetim altına alan devlet, mühendislik eğitimi almış olanlara bile, kamu kurum ve kuruluşlarının dışında gidilebilecek hiçbir kapı bırakmamıştı. Girişimcilik özendirilmediği için, Türkiye'de, İkinci Dünya Savaşından sonra Almanya ve Japonya'da olduğu gibi, bir üretim patlaması olmadı. Çünkü ayakkabıdan şekere kadar aklınıza gelen herşeyin üretimi devletin denetimi altındaydı. Türkiye'nin üretim gücününün ateşlenebilmesi için, girişimcilikle birlikte girişim kültürünün zenginleştirilmesi gerekir. Girişim gücünün geliştirilmediği ülkelerde, üretim patlamasından söz edilemez. Üretim gücünü girişimciler ateşler. Girişim gücü deyince, dünyada ilk akla gelen merkezlerden biri Kaliforniya'daki Silikon Vadisi'dir. Silikon Vadisi'nin getirdiği üretme, yönetme ve tüketme biçimi, çok derinden gelen bir dalga gibi, ekonomik, siyasal ve kültürel hayatı bütün boyutlarıyla etkiliyor. İnternet, elektronik ticaret, katılımcı yönetim, ağ ekonomisi, bu vadinin bütün dünyaya armağan ettiği yeni gelişmeler. Silikon Vadisi'nin risk sermayesi şirketleri dünyanın başka yerlerindeki finansman kurum ve kuruluşları gibi, şirketlerin ellerindeki varlıklara değil, gelecekte yol açacakları üretim patlamasına yatırım yaparlar. Yeni bir ürün ya da hizmet üretmek için yola çıkmışsanız, yarıyı aşan bir başarı şansınız varsa, pekçok yatırım şirketini yanınızda bulabilirsiniz. Silikon Vadisi'nde başarısızlığa uğrama diğer ülkelerde olduğu gibi, silinmesi imkansız kara bir damga değildir. Burada bir girişimcinin tökezlemesi başarısızlığın değil, olgunlaşmanın bir belirtisi olarak görülür. Herkes hata yapabilir. Her hata bir tecrübedir. Önemli olan hatanın ardarda tekrarlanmamasıdır. Türkiye, en azından Hindistan'ın Banglahore'usu gibi, kendi Silikon Vadisini kurmak için harekete geçmelidir. Büyük üniversitesiyle Eskişehir, Türkiye'nin Silikon Vadisi niçin olmasın?
ngurdogan@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|