YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Şimdi en popüler uğraş 'Yeni Lozan'cılık...

Kopenhag Kriterleri tartışması devlet içindeki ve devletin uzantısı bir kesimi sonunda Lozan'a götürdü.

Helsinki'den yola çıkıp. Kopenhag'a uğrayamadan daha aşağıya güneye, Lozan'a vardılar.

Bu Yeni Lozan'cılık eğer dikkat edildiyse birden bire keşfedilmedi.

Daha önceleri, 'Türkiye'nin değiştirmesi gereken fazla bir şeyi yok" diyenler sonunda uygun formülü buldular.

Dikkat ederseniz Lozan'ı yeniden savunup, Lozan Anlaşması'ndaki, azınlık olmayan farklı grupların da dillerini serbestçe konuşabileceklerine ilişkin 39'uncu madde Kopenhag Kriterleri konusunda çıkmaza giren devlet organlarını şimdilik rahatlatmışa benziyor.

Bu buluş, tabii mucitlerine bakılırsa harika bir çözüm gibi görünüyor.

Bir yandan Lozan gibi dokunulmaz önemi olan, Türkiye Cumnhuriyeti'ni kuran bir anlaşma söz konusu öte yandan, bu anlaşma ile oluşmuş olan üniter devlete kesinlikle bir halel gelmiyor.

Böylece, Kürtlere kültürel hakları verilirse Türkiye'nin siyasal bütünlüğünü kaybedebileceğine inanan, yani, bölüneceğini ileri süren odaklar da ikna edilmiş oluyorlar.

Her ne kadar şimdilik radyo ve TV yayınları için bir çözümün ipuçları Lozan'ın tozlu satırları arasında bulunamamış olsa bile...

Öte yandan PKK lideri Öcalan da İmralı'dan bu Yeni Lozan'cılığa destek veriyor.

Örgüt'ün yayın organı Serxwebun'un 222'inci sayısına avukatları aracılığı ile gönderdiği değerlendirmelerinde şunları söylüyor:

" Türkiye'ye en iyi yardım 25 Musul-Kerkük oyununu bozmaktır... 28 Şubat Süreci önemlidir, aslında Kemalizm'i yeniden incelemek gerekir. Kemalizm'de Kürtlere yer olduğu kesindir. Kemalizm'in güncelleşmesini iyi incelemeliyiz. Kemalizm'in, Avrupa Birliği kriterlerine göre kendisini yeniden demokratik ve çağdaş bir temelde düzenlemesi söz konusudur."

Yani bir anlamda Öcalan, "Kopenhag Kriterleri değil Kemalizm Kriterleri" diyen Yeni Lozan'cılara yol göstermektedir.

Burada Lozan'ın yeniden keşfedilmesi söz konusu olmaktadır.

Fakat ortada bir terslik söz konusudur. Lozan'ın imzalanmasından bu yana tam 77 sene geçmiştir. 76 yıl hatırlanmayan ve sözü bile edilmeyen bu 39'uncu madde acaba neden 77'inci yıldönümünde yeniden, hem de toplu bir biçimde, koro halinde gündeme getirilmektedir.

Belli nitelikteki yazarlar hepbir ağızdan Lozan Anlaşması hakkında yazılar yazmaktadırlar.

Acaba onlara bu birinfingi kim vermiştir?

Benim aklımı kurcalayan bu olmaktadır.

Bu keşif, acaba devlet eliyle dönüşümün ve devlet eliyle özgürleşmenin bir yolu mu olacaktır?

" Madem Cumhuriyeti kuran en büyük anlaşma böyle demektedir, zaten de Kürtler her türlü yayın faaliyetini, sanki Lozan'ın bu maddesini kendilerince ve devletin bütün engellerine rağmen uygulamaktadırlar, öyleyse varsınlar uygulamaya devam etsinler mi denilecektir?

Bunu merak ediyorum...

Çünkü daha önce de bu fikrin bazı ideologları aynı mealde çeşitli yazılar yazmışlardır. Yazmaya da devam etmektedirler.

Söz gelimi, "312'inci madde için de bazı ufak tefek değişimler bile gerekli olmayabilir, yargıçların bu maddeyi yorumlama tarzında iyileşmelerin olması bile yeterli sayılabilir." demektedirler.

İnsan hakları meselesine gelince..Onu da zaman içinde halletmek ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engelleri de kaldırmanın gerekli olduğunu savunmaktadırlar.

Bu arada diğer bazı reformların da yine Lozan'dan ya da anayasadan bazı maddeler ortaya çıkartılarak bir çözüme kavuşturulması da beklenebilir.

Zaten MGK konusunda sivil üye sayısının arttırılması yoluyla bir çözüm getirilmek isteniyor. Her ne kadar Genelkurmay Başkanı, bunun bir kıymetinin olmadığını açıklıkla ifade etmiştir ama burada en azından, görüntüyü kurtarmak mümkün olabilecektir.

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği meselesini ise daha ileri bir tarihe bırakmak konsunda sanırım bu Yeni Lozan'cılar hemfikir olmalıdır.

Netice olarak, Öcalan'ın da belirttiği gibi, Kemalizm değişen koşullara göre nitelik değiştirdiğine göre Türkiye, Lozan'ın el değmemiş maddelerine sığınarak hem Kopenhag Kriterleri meselesini hem de en büyük başağrısı olan Kürt sorununu aşabilecektir.

Yeni Lozan'cılar böyle düşünüyor olmalılar...

Yeni Lozan'cılara bu çabalarında başarılar diliyorum.


26 TEMMUZ 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...