YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Sansürün kaldırılması beni çok sevindirdi

Türkiye'de birşeyleri kutlamaya amma da meraklıyız.. Son olarak da sansürün kaldırılışının 92'nci yıldönümünü, hep birlikte kutladık..

Tabiî, sansürün yeniden defalarca indirilişini, hiç kutlamıyoruz..

"Tek Parti" dönemi basını, "2'nci Dünya Savaşı" yılları gazeteleri, çeşitli askeri müdahaleler ertesindeki "ara rejim" sansürleri, yasaklar, hiç kutlanmıyor, hatırlanmıyor..

Aslında, basından sansürün kaldırılması, ancak basın özgürlüğü kurumsallaştığı zaman kutlanır. "2'nci Meşrutiyet"le beraber, kısa bir süre için sansüre ara verilmesini kutlamak, belirli bir tarihteki şimşek çakmasını veya yıldırım düşmesini kutlamaktan farksızdır.

Yani, 24 Temmuz'da kısa süreli bir "sansürsüz-basın denemesi"nin 92'nci yıldönümünü kutladık..

Ben Cumhuriyet'in ilanından çok sonra doğmuş bir gazeteci kuşağın üyesiyim.. Gazetelerin boş sütunlarla çıktığını da, kapatıldığını da gördüm.. Yazarların hapse atıldığına tanık oldum.. "12 Mart 1971" ve "28 Şubat 1997" askeri müdahalelerinde, ben de susturuldum.. Gerçi iktidarın demokratik yolla değiştiği dönemlerde de, birkaç defa susturuldum..

Gazetecilik mesleğini icra ederken anladım ki, Demirel'in "Konuşan Türkiye" dediği şey, meğer sadece onu övenlerin konuştuğu Türkiye'ymiş..

Şimdi gelin bakalım, bu bilgilerle, bulgularla ve deneyimlerle, Türk basınından sansürün kaldırılışının 92'nci yıldönümünü, bayram yaparak kutlayın.. Demeçler verin, basın özgürlüğü konulu ödüller dağıtın..

Gerçekçi olup, denemeleri veya bir anlık olayları kutlamak yerine, kalıcı olan ve süregelen olguların başlangıcını kutlasak, daha doğru değil mi?

Mesela Türkiye'de "basın karteli"nin kuruluş yıldönümünü kutlayalım..

Veya, Türk "medya sermayesinin bankacılığa girişi"nin yıldönümünü kutlayalım..

Ya da, iktidarın talimatı veya devletin isteği üzerine "gazeteci susturma olayı"nın başlangıcını kutlayalım.. 1925'te "Takrir-i Sükûn Kanunu" ile susturulan gazetecilerden başlarız. Bu dönemde, özelleştirmeden pay ve kamu bankasından kredi almak karşılığı susturulan gazetecilere kadar uzatabiliriz, bu kutlamanın konusu olan isimleri.

Yahut, "gazete sermayesinin işine gelmeyen konularda oto-sansür uygulaması"nın başlangıç yıldönümü de kutlanabilir..

Tabiî bu kutlamaları, basına ilişkin konularla sınırlamak, anlamsız..

"Üniversiteleri hizaya getirme olayı"nın yıldönümü de kutlanabilir rahatça..

Herhalde bu kutlamaları, 1933'teki "Darülfünun Reformu"nun yıldönümüne getirerek başlatabiliriz.. Kutlama törenlerinde, çeşitli dönemlerde, sağcı veya solcu oldukları için üniversitelerden atılan profesörlerin, doçentlerin listesini verebiliriz.. 27 Mayıs darbesinin "147'leri", 12 Eylül'ün "1402'likler"i, 28 Şubat'ın "sayısı belirsizleri" anlatılarak, "üniversiteleri hizaya getirme"nin yıldönümleri kutlanabilir.

Mesela, nasıl her "23 Nisan"da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin "ilk açılışı"nın yıldönümünü kutluyorsak, her "27 Mayıs"ta da, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin "ilk kapatılışı"nın yıldönümünü kutlayabiliriz..

Demek istediğimiz şu..

Yıldönümlerini kutlayacak yerde, o yıldönümlerine konu olan kavramları koruyup, saygılı davranmayı öğrensek, daha doğru olurdu..

Yok eğer bundan fazla hoşlanmıyorsak daha başka şeyleri de kutlayalım..

"Deniz henüz kirlenmemişken; ilk defa Boğaz'da yüzen Türkler", olayını kutlayalım..

"Aya ilk insanın ayak basışını, televizyondan ilk defa izleyen Türk astrologları"nın yıldönümünü kutlayalım..

ACI ŞAKA

Hazmetmek kolay mı?

Başbakan Ecevit, Akkuyu Santralı'nı kastederek, şöyle demiş Fikret Bila'ya..
-Nükleer enerjiyi tam olarak içime sindirebilmiş değilim..
Bu üçlü koalisyon kurulurken de, Rahşan Ecevit şöyle dememiş miydi?
-MHP ile ortaklığı içime sindiremiyorum..
Görüldüğü gibi, ülkenin önemli konuları, birer "sindirim" meselesi haline gelmiş durumda..
Bazıları da "Avrupa gibi" olmayı içlerine sindiremiyorlar ya..

HABERTURT-COM.

İnter-net'i de sansürleyelim mi?

Ufuk Güldemir'in yönetimindeki "Haberturk.com" inter-net sitesi, üçüncü defa yayına başladı..

"Haberturk.com" önce, kendisine servis veren Vestel tarafından kapatıldı.. Arkasından, ikinci yayın hayatı ilgi çekici güçlerle siteye müdahale edenler tarafından, yine durduruldu..

Şimdi, yeniden inter-nette, "Habertürk."

Bu sitenin başına gelenler, "inter-net sansürü" konusunu da gündeme getiriyor.

Örneğin Çin'de, bütün internet iletişimi devlete ait dört ana hattan yürüyor.. Şu anda Çin'de 8 milyona yakın, web kullanıcısı var.. Ve "devlet"in istemediği siteler, karartılıyor. Örneğin BBC, CNN, Washington, Post The Economist gibi yayın organlarının siteleri genellikle bloke ediliyor..

Bu arada, Tien An Men Meydanı katliamı benzeri haberler yapanlardan veya ülke dışı ile bilgi alış-verişi yapan inter-net yayıncılarından tutuklananlar var.

Ayrıca Çin derin devletinin, bazı "hacker"ları kullanıp, sitelere virüs gönderdiği de biliniyor.

Yani, inter-net sitelerini sansürlemek veya karartmak konusunda, Çin Komünist Partisi'nin bulduğu modeller, bizdeki aynı kafaya sahip çevrelere örnek olabilir..

Veya RTÜK gibi, İTÜK kurabilirler..


26 TEMMUZ 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mehmet BARLAS

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...