| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Saçma ama sapan değil
Bir günlük yağmurdan sonra, sıcaklar yeniden başladı. Bu havada öyle şeyler yazmalı ki saçma olsun, ama sapan olmasın. Serinletsin, ama dondurmasın. İsterseniz, develerden başlayalım. Malum, geçen haftaki sıcakların adı "Deve bayıltan sıcakları" idi. Aslında bu sıcaklardan etkilenmemek lazım. Deve bayıltan sıcaklarından bize ne?.. Develer düşünsün! ... Deveye sormuşlar: - Neden boynun eğri? Deve, "Kendi işimi kendim görürüm de ondan!.." demiş. ... Kurda sormuşlar: - Neden boynun kalın? Kurt, "Nerem ince ki?.." demiş. ... Bir Bilge'ye sormuşlar: - Üstad, ne diyor bunlar? Bilge, "Bunlar gelenekten, gidenekten habersiz yaratıklar" demiş. "Karşılıklı birbirlerine özeniyorlar." - Yani Doğu'nun Batı'ya özenmesi, Avrupa'nın Şark'a ilgi duyması gibi bir şey mi? diye tekrar sormuşlar. Bilge, "Valla durum işte böyleyken böyle" demiş, "Artık siz neye benzetirseniz, benzetin." Ötekiler sormaya meraklı... Üstelik, bu cevaplardan da pek tatmin olmamışlar. - Üstad bu verdiğiniz cevap pek bilgece sayılmaz. "İşinize gelirse" demiş o da "Benim sadece adım Bilge, kendim bilge değilim ki..." - Yapma yav! - He walla aynen öyle. Yoksa siz beni Konfüçyus mu sandınız? Yavru devenin sorusu
Yavru deve, annesine sorar: "Anneciğim, düşünüyorum da bizim ayaklarımız neden bu kadar büyük?" - Uzun çöllerde kızgın kumlarda rahat yürüyelim diye yavrucuğum. - Kirpiklerimiz niye bu kadar uzun? - Çöllerin rüzgarı fena olur, o rüzgarda gözlerimizi kumlardan koruyabilmek için. - Peki anneciğim, sırtımızdaki bu hörgüçlerin sebebi nedir? - Çöllerde su bulmak zordur yavrucuğum. O yüzden biz de sırtımızda su depolar, günlerce süren uzun yolculuklarda susuz kalınca buradaki suyu kullanırız. Yavru deve bunun üzerine dayanamamış: - Peki anne, bizim İstanbul hayvanat bahçesinde ne işimiz var? Barbaros Hayreddin Paşa
Pendik Tersanesi'nde ilk yerli deniz otobüsü inşa edildi. Akdeniz'i bir Türk gölü haline getiren Barbaros Hayreddin Paşa'nın adı verilen 400 yolcu kapasiteli bu deniz otobüsü, yerli sanayimizle kendi tesislerimizde üretildi ve İDO filosuna 25. gemi olarak katıldı. Emeği geçenlere şükran borçluyuz. Başkan Gürtuna, deniz otobüsleri işletme giderlerinin yüzde 60'ını akaryakıtın oluşturduğuna dikkat çekerek, "Hükümete 'Gümrüksüz ucuz yakıt alma hakkını bize tanıyın, deniz otobüsü fiyatlarını yarıya indirelim' dedik. Ama, maalesef olumlu cevap alamadık" dedi. (Bu konunun 'deve' ile alakasını kurana benden bir çay.) In every job there is a no (Her işte bir 'hayır' vardır) Akif Emre, seyrettiği bir tv programından bahsetti geçen gün. Birkaç İngiliz genç ve birkaç Türk genci, karşılıklı oturmuşlar, birbirlerine sorular soruyor. Bizimkiler "Türkiye'yi nasıl buldunuz, şiş kebabı beğendiniz mi, tekrar gelecek misiniz?.." türünden sorular seçerken, İngiliz gençlerden tam da "İngilizler'e yaraşır" sorular geliyor: "Siz kendinizi Osmanlı'nın devamı olarak görüyor musunuz?" Bizim gençlerin cevabını tahmin edersiniz. "Hayır!" Biz ne dedik bu durumda? "Vay deve vay!.."
mseker@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|