T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Tesettür modası /70'den 2001'lere

Postmodern moda esintilerinin yer almaya başlamasından önce, modanın devrimsel hareketinin otuz yılda bir başladığı yere geri döndüğü kabul edilirdi. Bu çevrimsel hareket tesettür giyimi esas alan bir gözle yeniden değerlendirildiğinde karşımıza çıkan tablo şu:

1960'lı ve 70'li yıllar. Başörtüler küçük üçgenler olarak boynun altında düğümlenivermiş. Saçlar hafif olarak önden gözükmekte. Vücut hatlarını hafifçe belli eden pardösüler dizden dört parmak aşağıya kadar uzanıyor. Giyilen çoraplar son derece kalın.

"Geleneksel dindar kadınların kıyafeti" olarak görülen bu kıyafetler 70'li yılların başından itibaren dini kaynağından öğrenen genç kızlar tarafından reddedildi. Başörtüsü, saçın bir tek telini bile göstermeyecek şekilde takılmaya başlandı. Pardösülerin boyu ayak bileğinden dört parmak yukarıya kadar uzatıldı. Annelerin giydiği çoraplar zaten kalın olduğu için çoraplarda fazla bir değişiklik görülmedi.

Şule Yüksel Şenler'in şahsında şehirli kadın kıyafeti olarak sıkma baş ve zarif giyim olarak yaygınlaşan "tesettürlü kadın giyimi" daha sonra Şule Yüksel Şenler'in kendisi tarafından reddedildi. Başörtüsü ve pardösünün dindar kadınlar için uygun bir kıyafet olmadığını defaatle yazan Şule Yüksel kendisi de çarşafa girerek yazdıklarıyla yaşadıklarının aynı olması üzerinde durdu.

1970'li yılların ikinci yarısından itibaren pardösüler daha takvalı olduğu "kabul edilen" çarşafa yakın bir çizgide giyilmeye başlandı. Yerlere kadar uzun ve bol pardösüler omuzlardan aşağı dökülen büyük eşarplarla tamamlandı. Gerek pardösünün gerekse başörtüsünün krem, bej, kül rengi gibi dikkat çekmeyen ya da siyah, kahverengi, lacivert gibi koyu renkler olması üzerinde ısrarla duruldu. Tesettür giyimin öncüsü olan firmalar da, zaten bu renklerin dışında "çalışmadı".

Tesettür giyim eşittir takvalı giyim anlayışının yaygın olduğu 1980'lerin sonlarına kadar, zihinsel olarak da daha takvalı ve İslami bir hayat projesinin gerçekleştirilmesi Müslüman entellektüellerin birinci meselesi olarak dergilerdeki yerini korudu. Birlikte yaşama projelerinin moda olmasına en az on yıl vardı.

Herkes kendisinin değil de karşısındakinin daha takvalı olmasıyla ilgilendiği için, pardösülerin altında kalan elbiselerin de robadan büzgülü olup olmamasına göre sahibinin takvalı ya da modern olduğuna karar verildi. Bu kurallar tabii ki zengin sınıf için geçerli değildi. Onlar son derece kaliteli ve tesettüre uygun kıyafetlerinin altından son derece şık elbiselerine uygun ayakkabıyı beraberinde taşıyacak kadar giyime kuşamına dikkat etmekteydi. Tesettür giyim anlayışı bir uçtan bir uça savrulurken 70-80'li yıllarda çok süslü bulunan şehirli-zengin ailelerin kıyafeti hep aynı çizgiyi korudu. Ve üstelik günümüz şartlarında tarzlarını hiç değiştirmedikleri halde sade bir giyim tarzının temsilcisi oldular.

90'lı yıllardan itibaren bireyciliğin yükselen değer haline gelmesiyle; Özal ekonomisi ile birlikte Müslümanlar'ın kamusal alandan daha fazla yer talep etmelerine bağlı olarak, kapitalist zihniyete eklemlenmeleri; tesettürlü kadınların kıyafetlerinde önce renklerden başlayıp, sonra gittikçe tarzı ve uslubu etkisi altına alan "bedenim benimdir ve buradadır" anlayışının yaygınlaşmasına sebeb oldu.

"Bedenim benimdir, buradadır" anlayışının yaygınlaşmasıyla birlikte 70'li yıllarda moda olmuş olan başın üzerinde ikinci bir baş şeklinde takılan sıkma başlar yeniden moda oldu. Bu defa daha abartılı ve aksesuar yanı daha ağır basan bir biçimde. Çünkü tesettür defilesi düzenleyen firmalar, defilenin şova yönelik yanını başörtüsünün farklı örtme biçimleriyle gerçekleştirmeye çalıştılar. Podyumların şov maksatlı "örtünme" biçimleri özellikle varoşlardan gelen ve dini bir tavrın göstergesi olarak örtünmekten ziyade aile baskısı ile örtünen genç kızlar arasında yaygınlık kazandı.


10 Ağustos 2001
Cuma
 
FATMA K. BARBAROSOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED