T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
24. maddeyi ne yapacağız?

Bursa Karacabey İşadamları Derneği'nin yaptığı "Dolara karşı fetva verilsin!" açıklamasını duyup da gülümsememek mümkün mü? Öyle ya, hangi memlekette yaşıyoruz; her konuda olduğu gibi "dolar"a ilişkin olarak da çıkarırsın "fetva"yı olur biter! "Ekonomik hayat", "para piyasası" gibi sonradan çıkma özerk alanlar da kim oluyormuş? Tabii ki dolar da başeğecek, "nesnel koşullar" da ne imiş, bu memlekette herşey tabii ki "öznel kararlar"la belirlenecek...

Bursalı işadamlarının bu çağrısı İşçi Partisi'nin de desteklediği Ankara Ticaret Odası'nın başlattığı "TL'ye İtibar!" kampanyasının ardından gelmiş. Bu arada Ankara'daki "Cumhuriyet Kadınları Derneği" de "dolar günü"ne karşı çıkarak üyelerini bu anti-cumhuriyetçi günün yerine "altın günü" yapmaya çağırmış. Haberde belirtilmiyor ama söz konusu altınlar mutlaka "Cumhuriyet altını"dır; "Reşat" olacak değil herhalde...

"Fetva" çağrısına Diyanet İşleri Başkanı'ndan fazla gecikmeden cevap gelmiş. Başkan M. Nuri Yılmaz, Türk Lirası'na sahip çıkılması için hutbe hazırladıklarını bildirmiş. Yılmaz, Din İşleri Yüksek Kurulu'nca hazırlanan hutbenin, 1 Eylül Cuma günü bütün camilerde okunacağını söylüyor. Bakalım 1 Eylül günü para piyasalarında durum ne olacak. Diyanet İşleri Başkanı, ekonomistlerin aksine ülkenin ekonomik durumuna ilişkin olarak iyimser düşünen bir insan. "Ben inanıyorum ki, bu da en kısa sürede aşılacaktır. Geçmişte de böyle sıkıntılı günler oldu ve aşıldı. Yeter ki, bu konuda birlik olalım. Birliğe ihtiyacımız var" diyor. Başkan çok haklı; işin başı "birlik ve beraberlik"... Başkan, vatandaşlara kazandığı 3-5 kuruşu dolara yatırmamayı öneriyor. Başkan çok haklı; bizce de vatandaşlar "birlik ve beraberlik"e zarar veren bu tür alışkanlıklardan kurtulup, ellerinde her zaman Türk Lirası bulundurmalıdır... Başkan "Bireylerin kendini kurtarması bir şey ifade etmez. Bireyin kendini kurtarma psikolojisi içine girmesi ülkeye zarar verir" diyor. Çok haklı; tabii ki önce "ülkem" denmeli ve el altında bol bol Türk Lirası bulundurulmalıdır... (Yeri değil belki ama, merakımı sizinle paylaşmak isterim: Diyanet İşleri Başkanı acaba elinde dolar bulunduruyor mu, yoksa "Türk Lirası'nda" mı?)

Milliyet gazetesi, münazara sütunu "Çapraz Ateş"de "Fetva" meselesini işlemiş. Soru şu: "Dolar fetvayla yasaklanır mı?" Bir tarafta Tayyar Altıkulaç (Eski Diyanet İşleri Başkanı ve aynı zamanda AK Parti'nin kuruluşu öncesinde Kenan Evren'e gidip fikir danışan kişi) ve Prof. Dr. Salih Akdemir, karşı tarafta ise İstanbul Ticaret Odası Başkanı Mehmet Yıldırım ile İstanbul Müftüsü Necati Tayyar Taş bulunuyor. Altıkulaç, "fetva çıkarılmaz" ama tavsiyede bulunulur diyor. Akdemir, "Türkiye laik bir ülke. Fetva dediğimiz şey de bir görüştür. Dini bir tarafı yok. (...) Hutbe çıkarılsın, halk bilinçlendirilsin" fikrinde. (Anlamadığım husus, "fetva"nın "Dini bir tarafı yok"sa niçin Diyanet yoluyla çıkarıldığı.) Ticaret Odası Başkanı Yıldırım, tabii ki daha "gerçekçi" bir insan; "Doların değeri fetvayla düşmez" buyuruyor. İstanbul Müftüsü ise, gerçekten de, Yıldırım'dan da gerçekçi bir yorum getiriyor: "Dünyada ekonominin de kendine has kuralları, kaideleri vardır. Ekonomi kendi çarkının kuralları çerçevesinde yaşar, yaşatılır. (...) Türk parasını muhafaza edin şeklinde, mendi mecrasında işleyişine müdahale et demek dinin konusuna girmez." Şaka yapmıyorum; İstanbul Müftüsü, ekonominin işleyişini Başbakan'dan daha iyi biliyor!

Bu yazının burada biteceğini sanıyorsanız aldanıyorsunuz... Şimdi gelelim Anayasa'nın ünlü 24. maddesine: Biliyorsunuz, bu madde "Din ve vicdan özgürlüğü" başlığını taşıyor. Maddenin konumuzu ilgilendiren bölümünü okuyoruz: "Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen da olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez, kötüye kullanamaz."

Dikkat edin! Diğerleri gibi devletin "ekonomik" düzenini "din kurallarına dayandırmak" da memnudur! Yani özetle, "dolara hayır" ya da "Türk Lirası'nda kalalım" gibi "ekonomik düzene" ilişkin meseleler "kısmen da olsa" din kurallarına dayandırılamaz...


28 Ağustos 2001
Salı
 
KÜRŞAD BUMİN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED