|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ABD yönetimi, nice tereddütten sonra, Üsame bin Laden ile dostları arasında geçen muhabbetin kasetini yayınladı. Görüntü zayıf, ses birkaç mütercim ekibinin çalışmasını gerektirecek kadar belli-belirsiz, sonraki görüntüler ise 'montaj' sözcüğünü akla getiriyor. Ancak, bütün bunlar, Bush yönetiminin tereddüdünü anlamamıza yarasa da, uzaktan hüküm verilemeyecek hassasiyette teknik sorunlar... Konunun, üzerinde mutlaka durulmayı hak eden çok daha önemli başka yönleri var. Kaset, 11 Eylül'ün üzerinden üç aydan fazla bir süre geçtikten sonra yayınlandı. Yayınlama amacı, ABD yönetimi tarafından, "İnanmayanlara Üsame bin Laden'in eylemlerdeki rolünü ispatlayacak bir 'kanıt' teşkil etmesi" olarak açıklandı. Bu açıklama, ABD'nin şimdiye kadar müttefik ülkelere 'kanıt' diye sunduğu bilgi ve belgelerin yeterince sağlam olmadığının ikrarı. Oysa, 'yeterince sağlam kanıt bulunmadığını' ikrar etmiş olan ABD, aradan geçen üç ay içerisinde, 'Üsame bin Laden irtibatı' yüzünden, Afganistan'a beşbinden fazla bomba ve füze göndererek binlerce Afgan'ın ölümüne sebep oldu; kendi ülkesinde 1000'den fazla kişiyi gözaltına aldı, bazı örgütlerin banka hesaplarına el koydu... Kaseti 'geçerli bir kanıt' kabul etsek bile, üç ay gecikmeli bir 'kanıt' bu... İçeriğe baktığımızda, kendisini ziyarete gelen tanımadığı, ama yüzüne karşı iltifatlar yağdıran bir kişiye, eylemi üstlenerek mukabele ettiğini görüyoruz Üsame bin Laden'in... Arada, taraflar, birbirlerine kendi veya yakınlarının gördükleri, eylem gününe dair rüyalar anlatıyorlar. Konuşmalarından anlaşılan şu: Bin Laden ve misafiri 11 Eylül eylemlerinden mutlular... Ancak, Bin Laden'in kendisine övgüler yağdıran misafiri ve öteki dostları önünde eylemcilerle kendisi arasında kurduğu irtibat fazla bir anlam taşımıyor... Taşımıyor, çünkü eylemleri üstlenen kişi, şu güne kadar medyada yer almayan tek bir yeni bilgi bile vermiyor; anlattıkları hepimizin bildiği ve övünmek için eylemi üstlenmemiz gerektiğinde bizlerin de anlatabileceğimiz şeyler... Eylemlerin hazırlık safhasında varolan boşlukları dolduran daha ince ayrıntılara girmiyor, karanlık noktaları aydınlatmıyor. Tersine, "Eylemciler uçaklara binene kadar birbirlerini tanımıyorlardı" gibi bilinen gerçeklerle örtüşmeyen yanlış bilgiler de sunuyor Üsame bin Laden... 'Eylemci' olarak ilân edilmiş 19 genç arasında birbirini tanıyanlar bulunduğu, bazılarının aynı evlerde kaldıkları, bir bölümünün Las Vegas'a gidip felekten bir gece çaldıkları, son geceyi birarada geçirdikleri, görüntüleri denetleyici kameralara takıldığı için, biliniyor... Bütün boşluklarına ve teknik sorunlarına rağmen, ABD yönetiminin bu kaseti yayınlaması, Batı ve İslâm Dünyası arasında zaten varolan güven bunalımını daha da derinleştirecektir. Elinde yeterli kanıt bulunmayan Bush yönetimi, "Eylemler Üsame bin Laden ile irtibatlı" teşhisini koyduğu ilk günden başlayarak Batı kamuoyunu yanına çekmeyi başardı. Kimi, "ABD kanıtları yeterli buluyorsa ben de buluyorum" görüşüyle, kimi de önyargılarının esiri olarak, suçlanan kişinin suçlu ve ceza işleminin de yerinde olduğuna inanıyor Batı'da... Buna karşılık, İslâm Dünyası, neredeyse bir bütün olarak, iddiaların geçersiz olduğu görüşünde. Bu görüşün temelinde ise, görünenin arkasında açıklanamayan pek çok nokta bulunduğuna olan inanç yatıyor. Kaset, esasen tereddüdü bulunmayan Batılı kitleleri tatmin ederken, İslâm Dünyası'ndaki kuşkuları daha da besleyecektir... Eylemleri Üsame bin Laden planlamış, adamları icra etmiş olamaz mı? Kasette anlattığı gibi, 19 gencin pilotluk eğitimi almasını, birbiriyle tanışmadan uçaklara binmelerini ve dümeni ele geçirmelerini sağlamış, ikiz kuleler ile Pentagon'a saldırı emrini Üsame bin Laden vermiş olabilir elbette. Ancak, 'kanıt' konusunda ikna edilmeyi bekleyen İslâm Dünyası, bu kanaate varmak için, 'motivasyon' yoluyla tahrik edilmiş Bin Laden'in rüyalar ile gerçeklerin birbirine karıştığı bir ortamda anlattıklarından herhalde tatmin olmayacak, kasetin teknik kalitesinden kuşku duyacaktır. İlk ulaşan izlenimler yayının umulan etkiyi yapmadığına işaret ediyor zaten... Tereddüdünü yenip kaseti yayınlamaya karar veren ABD yönetimi, karar verme süreci içerisinde, "Daha önce kanıttan yoksun olduğun kasete sarılmandan anlaşılıyor; bir devleti yerle-bir eden, binlerce insanı öldüren 'teröre karşı savaşa' elinde 'kanıt' olmadan mı başladın?" sorusunun cevabını da hazırlamıştır herhalde... Bush yönetiminden şimdi de o cevabı bekleyelim.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |