|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
OY KAZANDIRDI
ANAP, iki aydır ortaya koyduğu ve hükümet ortakları tarafından tepki ile karşılanan yeni politikalarının anketlere olumlu yönde yansıması üzerine, ortaklarına karşı 'aykırı' politikalara devam kararı aldı. ANAP yönetimi, demokratikleşme, ekonomik ve siyasi değişime ilişkin politikaları sürdürecek. ANAP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Çakar tarafından yaptırılan ankette ANAP'ın Adalet ve Kalkınma Partisi'nden sonra ikinci parti çıkması ANAP lideri Mesut Yılmaz'la parti yönetimini sevindirdi. ANAP Genel Sekreteri Abdulkadir Baş, ANAP'ın son zamanlarda ortaya koyduğu siyasi ve ekonomik açılımlarının sonuçlarının ilk etapta kendilerine güven olarak yansıdığını söyledi. Baş, "Bizim ortaya koyduğumuz yeni projelerin olumlu olduğu artık açıkca görülüyor. Halk artık kalıplaşmış olgulardan kurtulmak istiyor. Eğer biz siyasiler bütün bu isteklere karşı sessiz kalırsak, halk bizi ezer geçer" değerlendirmesinde bulundu. ANAP ısrarcı olacak ANAP'ın değişim paketi siyasi ve ekonomik önlemleri içeriyor. Ekonomide, devletin küçülmesini hedefleyen ANAP, vatandaşın ekonomik açıdan ezilmesinin önüne geçmek için bazı vergilerin kaldırılması ya da oranlarının azaltılmasını istiyor. Siyasi olarak da merkeziyetçi yapıdan yerel yönetimleri güçlendirecek bir yapıya geçilmesini savunan ANAP, her işin Ankara'dan bitirilmemesi görüşünde. ANAP ayrıca değişimin bizzat hükümetten başlaması gerektiğini belirterek, devlet bakanlıklarının sayısında ciddi şekilde indirime gidilmesi ve bazı bakanlıkların kaldırılmasını istiyor. ANAP, ayrıca DSP ile arasında tartışma konusu olan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü gibi kuruluşların da lağvedilmesi görüşünde. ANAP'lı Mumcu yine hükümete yüklendi ANAP Genel Başkan Yardımcısı Erkan Mumcu, tasarrufu, çözümü, vatandaştan bekleyen, ama kamu harcamalarında esaslı bir indirime yanaşmayan bir yaklaşımın çözüm üretebilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Mumcu, Türkiye Eczacılar Birliği'nin Dedeman Oteli'nde düzenlenen 33. Olağan Büyük Kongresi'nde yaptığı konuşmada, sivil toplum kuruluşlarının siyasette yer almaları gerektiğini belirtti. Türkiye'de, geri kalmışlıktan, çağcıl norm ve standartlardan geri olmaktan yakınıldığını ifade eden Mumcu, "Bugün Afganistan'dan, 100 yıl öncemizden ilerdeyiz, ama bu bizim ileride olduğumuz anlamına gelmez. Çağdaş dünya ile durumumuzu değerlendirmek zorundayız. Ama her ne hikmetse çağdaş norm ve standartları da içimize sindiremiyoruz. Sivil toplum kuruluşları da bunu yapıyor" diye konuştu. Mumcu, 6 yıldır siyasetle uğraştığını, kendisine bugüne kadar gelen taleplerin yüzde 90'ının ayrıcalık, kayırma talebi olduğunu belirterek, hak talebiyle gelen insanların sayısının son derece sınırlı olduğunu söyledi. "Tane ile ilaç satımı gibi komikliklere düşerek Türkiye'yi kurtaramayız" diyen Mumcu, "tasarrufu, çözümü, vatandaştan bekleyen, ama kamu harcamalarında esaslı bir indirime yanaşmayan bir yaklaşımın, çözüm üretemeyeceğini" dile getirdi. Baykal: Sağlık, ticaret değildir Kongrede konuşan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da, ekonomik krizin de sağlık alanındaki sorunların da hedefsiz, işin temelini doğru teşhis etme cesaretini sergileyemeyen yaklaşımların doğal sonucu olarak ortaya çıktığını söyledi. Baykal, sağlık hizmetlerinin ticari boyutunun yanında insani yönün de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, ilaç üretimi, ithali, satımı ve reklam konularında düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu anlattı. Baykal, doktorların ilaç konusunda, yüzde 7 oranında bilimsel yayınlara, yüzde 56 oranında ise promosyona başvurduğunu ifade ederek, promosyonun reklamdan öte bir etkili ikna etme haline dönüştüğünün sorgulanması gerektiğini söyledi.
|
|
|
|
|
|
|