T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M

Linç çetesine hukuk kıskacı

AK Parti Lideri Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik olarak yürütülen 'linç kampanyası'ndaki hukuksuz işlemlerin failleri yargı önünde hesap verecek.

AK Parti lideri Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yaptığı hizmetleri cezalandırmak ve üzere harekete geçirilen 'organize linç ekibi' hakkında yeni bilgiler ortaya çıktı. Ekipte koordinasyonu yürüten ve hazırladığı düzmece raporla kampanyada önemli rol üstlenen Mülkiye Başmüfettişi Candan Eren'in valilik vaadiyle harekete geçirildiği öğrenildi. Linç operasyonu sırasında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü'nden adaleti yanıltmak amacıyla asılsız belgeler temin edildiği tespit edildi.

Linç kampanyası başlıyor

Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın, siyasi rant sağlamak amacıyla iktidar imkanlarını kullanarak başlattığı 'linç kampanyası' deşifre edildi. İçişleri eski Bakanı Sadettin Tantan döneminde gerçekleştirilen ve adım adım Yılmaz ailesine yaklaşan yolsuzluk operasyonlarını durdurmak isteyen Başbakan Yardımcısı Yılmaz, ilk iş olarak Tantan'ın yerine aileye yakınlığıyla bilinen Rüştü Kazım Yücelen'i İçişleri Bakanı yaptı.

Rüştü Kazım Yücelen'in bakanlığı getirilmesinin ardından hızını kaybeden yolsuzluk operasyonları kısa sürede yön değiştirerek yeni kurulan AK Parti'nin lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde İstanbul için yaptığı hizmetlere yöneldi.

Süper Müfettiş'ten güdümlü rapor

Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Günaydın ve Sanayi Bakanlığı Müfettişi Doğan Atamer'in konu ile ilgili olarak hazırladığı raporları geçersiz sayan yeni bakan Yücelen, Başmüfettiş Candan Eren'i kısa sürede Erdoğan'ı ve belediyeye iş yapan bazı firmaları suçlayacak şekilde bur rapor hazırlamak üzere görevlendirdi.

Müfettiş'e valilik vaadi

Kendisine valilik vaadedildiği belirtilen Candan Eren, verilen talimatlar doğrultusunda belge ve bilgilere dayanmayan bir rapor hazırladı. Kendisinden önceki müfettişlerin 6 ay süren bir çalışma sonucunda hazırladıkları ayrıntılı raporları dikkate almayan Candan Eren, 40 gün gibi kısa sürede hazırladığı güdümlü raporda, önceden belirlenen işadamı ve bürokratları asılsız iddialarla suçlamaya özen gösterdi.

Medya da 'linç kampanyası'nda

Başmüfettiş Candan Eren, raporun hazırlık sürecinde Yılmaz'a yakınlığı ile tanınan ve linç operasyonunda aktif görev yapan bazı medya organlarını da bilgilendirmeyi ihmal etmedi. Daha önceki görevlerinde karıştığı olaylar nedeniyle bozuk sicil alan Eren'in raporu, kamuoyunu yanıltmak amacıyla bu medya organlarında manşetlerden haber yapıldı.

İşkenceler belgelendi

Candan Eren'in düzmece raporu doğrultusunda gelişen kampanya sırasında, 4, 7 ve 11 yaşlarındaki çocuklar ve olayla ilgisi olmayan kadınlar yasalara aykırı olarak gözaltına alındı. İşadamları ve bürokratlara gözaltında işkence yapıldı ve yapılan işkence doktor raporlarıyla belgelendi.

Adaleti yanıltma çabası

Linç kampanyasında, adaleti yanıltmak için yapılan sahtecilikler de etkili oldu. Kampanyada rol alan bazı görevliler, belediye hizmetleriyle ilgili geçerli noter evrakını 'sahte' göstermek amacıyla yazılar hazırladı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü'nde kaydı bulunan araçlar için iktidar imkanları kullanılarak 'kaydı yoktur' belgeleri düzenlendi.

Hukuk süreci başlıyor

Albayrak A.Ş. avukatlarının, linç kampanyası sırasında kullanılan bütün hukuk dışı yöntemlerle ilgili olarak hukuki süreci başlattığı kaydedildi. Daha önce, yapılan işkenceler ve çocukların gözaltına alınmasıyla ilgili olarak suç duyurusunda bulunan avukatların, kampanya süresince yapılan sahtecilikleri de belgeleriyle birlikte yargıya götüreceği bildirildi.



17 Ekim 2001
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED