|
|
|
|
İlginç bir maçtı. Liginde tek galibiyeti olmayan Nantes, ligde yenilgisi olmayan Galatasaray karşısında Şampiyonlar Ligi'ndeki grubunda da ilk ve tek yenilgisini Sarı-kırmızılı takımdan almıştı. Kontraatak futbolu iyi uygulayan ve rakiplerini şok gollerle deviren Fransız ekibi, dün akşam ilk maçta olduğu gibi bu özelliğini gösteremedi. Çünkü Galatasaray'a sökmüyordu. Ama Galatasaray da bilinen özelliklerinden oldukça uzaktı. Sergen'e kene gibi yapışan Fabbri, savunmasının göbeğinden hiç düşmedi. Sergen, O'nu bir kaç kez yanlara çekmeye çalıştı ama Fabbri çabuk uyandı. Çünkü ortada Serkan ve Arif'e boş bir koridor bırakmıştı. Oyunun ilk yarısı genelde orta saha ağırlıklıydı. Galatasaray ilk ve tek korneri 33. dakikada, ilk tehlikeli atağını da 43. dakikada kazandı. Devre bitmeden 2 dakika önce Serkan yakaladığı net pozisyonu değerlendirmek üzereyken bir anda sırtında Arif'i buldu. Ne yazık ki Arif, tıpkı bir Fransız savunma oyuncusu gibi arkadaşını engellemişti. Alman hakem Krug, ilk 45 dakikayı hatasız yöneterek dikkat çekti. Karşılaşmayı 5 yabancı radyo ve 200 yabancı gazetecinin izlemesi maçın önemini ortaya koymuştu. Ancak ilk yarıda ne Galatasaray, ne de Nantes bu önemi kavrayamamıştı. Devre golsüz bitti. Lucescu, ikinci yarının hemen başlarında Serkan'ın yerine Ümit'i, Bülent'in yerine de Suat'ı alarak başladı oyuna. Çünkü orta saha üstünlüğünü rakibine kaptırmıştı. Herşeye rağmen ikinci yarıda oldukça hareketliydi. İki takımın da pozisyonları vardı. Ancak beklenen gol gelmedi. Savunma bloğunu çakılı oynatan Nantes, "yenemiyorsan yenilme" düşüncesi ile karşılaşmayı berabere bitirmeyi hedeflemişti. Nitekim, G.Saray da aynı düşüncenin bir parçası olmuş ve maçı golsüz bitirmişti.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |