T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M

Kıyamet günü gibi

Tarihin en büyük terörist saldırısına uğrayan Amerika'da insanlar adeta "kıyamet günü"nü yaşıyor. Bu saldırılar, aynı zamanda korku dolu yeni bir "global dünya"nın da habercisi gibi görünüyor. Amerika'dan dünyaya yansıyan dehşet fotoğrafları, insanların zihinlerine adeta birer "kıyamet saati" gibi yansıdı.
Artık, ne dünya ticaretinin merkezi olan New Yok'taki World Trade Center, ne ABD'nin dünya jandarmalığını temsil eden Pentagon, ne Beyaz Saray ve ne de Kongre, artık eski karizmatik güçlerini temsil etmiyorlar. Dünya, beş dakika öncesine kadar hayranlıkla izlediği kudretli isimlerin, artık herbiri Filistin, Afganistan ya da Nikaragua cephelerinden daha güvensiz olan karargahlarını kaçarak terkedişlerini dehşetle izliyor.

Bush ailesi özel koruma altında

ABD Başkanı George Bush, dünya tarihinin en büyük terörist saldırısını Florida'da öğrendi. Sarasota'da öğrencilerle beraber olduğu bir sırada saldırıyı haber alan Başkan Bush, hemen Beyaz Saray'a hareket etti. Beyaz Saray'a gitmekten vazgeçirilen Başkan Bush, ABD hava sahası tamamen kontrol altına alınana kadar, Nebraska eyaletindeki Stratejik (Nükleer) Hava Kuvvetleri Karargahı'nın bulunduğu Offutt Üssü'nde bekledi. Öte yandan Beyaz Saray sözcüsü Ari Fleischer, bayan Bush ile 19 yaşındaki ikiz kızlarının güvenli yerlerde olduğunu söyledi, ancak ayrıntı vermedi.

Dünya böyle terör saldırısı görmedi

ABD'nin New York ve Washington kentlerindeki hedeflere yönelik saldırılarla birlikte dünyada meydana gelen diğer en kanlı saldırıların bir bölümünün kronolojisi şöyle:

2001- 10 Ağustos: Angola'da gerillaların bir yolcu trenine yaptıkları saldırıda 252'den fazla kişi öldü.

2000 - 25 Şubat: Filipinler'de bir otobüse yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 45 kişi öldü.

1999 - 21 Ekim: Çeçenistan`ın başkenti Grozni'de bir alışveriş merkezine yapılan roket saldırısında 110 kişi öldü, 400 kişi yaralandı. 13 Eylül: Rusya'da 8 katlı bir binaya yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 118 kişi öldü. 9 Eylül: Yine Rusya`da başkent Moskova'da bir apartmana yerleştirilen bombanın patlamasıyla 94 kişi öldü, 200'den fazla kişi yaralandı.

1998 - 7 Ağustos: ABD'nin Nayrobi, Kenya ve Tanzanya'daki büyükelçiliklerine yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 224 kişi öldü, binlerce kişi yaralandı.

1996 - 30 Aralık: Hindistan'ın Assam eyaletinde bir trene yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 300 kişi öldü. Polis, ayrılıkçı Bodo gerillalarını suçladı. 23 Kasım: Kaçırılan Etiyopya Havayollarına ait Boeing 767 tipi uçağın Comoros Adaları açıklarına düşmesi sonucu 125 kişi öldü.

1995 - 19 Nisan: ABD`nin Oklahoma kentindeki Federal Bina`ya yapılan bombalı saldırıda 168 kişi öldü.

1988 - 21 Aralık: Pan Amerikan havayollarına ait uçaktaki bombanın patladı, uçak İskoçya'nın Lockerbie kasabasına düştü, 259 kişi öldü.

Üçüncü bina da çöktü

CNN televizyonu, Dünya Ticaret Merkezi kompleksindeki üçüncü binanın çöktüğünü bildirdi.

CNN, ikiz kulelerin çökmesi sırasında zarar gören 47 katlı ve Building 7 adı verilen üçüncü binanın çöktüğünü belirtti. CNN Televizyonu, bunun yanında dördüncü bir binanın da alev alev yanmakta olduğunu bildirdi. Bir mühendislik harikası olarak da nitelendirilen Dünya Ticaret Merkezi'nin tamamının aynı platform üzerine oturduğu, birinin yıkılmasıyla birlikte diğerlerinin de dengesinin bozulmasıyla, diğerlerinin yıkılmasının kaçınılmaz olduğu ileri sürülmüştü.

Bir komplo teorisi

Gazeteci Simon Reeve, 1999 yılında yazdığı "Yeni Çakallar" adlı kitabında teröristlerin, New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'ne 1993 yılında düzenledikleri saldırıda nükleer bomba kullanmayı, 250 bin kişiyi öldürmeyi ve tüm New York'un boşaltılmasını planladıklarını öne sürüyor.

"Yeni Çakallar: Remzi Yusuf, Usame Bin Ladin ve Terörizmin Geleceği" adlı kitaptaki iddiaya göre, Remzi Yusuf'un atom bombası elde edemeyince konvansiyonel patlayıcılar aracılığıyla öldürücü izotopların çevreye yayılmasını denediği kaydediliyor.

Kitabın yazarı gazeteci Reeve, "Remzi Yusuf nükleer silah kullanabilseydi, çıkacak panik sonucu tüm New York'un boşaltılması gerekecekti" diye yazıyor. Reeve, istihbarat kaynaklarına dayandırdığı kitabında, "Remzi Yusuf'un suç ortaklarından birinin nükleer bombayı Sovyetler Birliği'nden temin etmeye çalıştığını, ancak başaramadığını" belirtiyor.

Gerçek adı Abdülbasit Kerim olan Remzi Yusuf'un, çok güçlü patlayıcılarla, çifte kuleler olarak bilinen New York'un en yüksek 2 binasının çevredeki öteki binalar üzerine devrilmesini, kentte görülmemiş bir panik çıkmasını ve saldırıda en az 250 bin kişiyi öldürmeyi planladığı saptanmıştı.



12 Eylül 2001
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED