T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Borç ile yiğit...

Türkiye uzun süre borçlanma yoluyla işlerini halletmek istemiştir. Bu yüzden ikide bir Düyûn-ı Umumiye gündeme gelir.

Ama yakın geçmişte bir siyasî sima "Adama borç verirler" diye atasözü dağarcığımıza yeni bir ilavede bulununca, siyasîlerin vizyonu belirlenmiş oldu. Ve şimdi gazetelerin yazdığına göre bu yıl toplanacak vergilerin tamamı borç faizine bile yetmiyor. İMF ile dans bu sebeple hayli şamatalı geçmekte. Futbol kulüplerimiz de Türkiye'nin genel gidişatından ayrı düşmeyeceklerdi elbet. Onlar da bir başka siyasî düşünürün "Borç yiğidin kamçısıdır" sözünü düstur edindiler. Kriz sonrasında artık yönetim değişikliği için toplanacak kongreler bu borcun altına imza atabilecek başkan bulmakta zorlanacak, o zaman herhalde her kulübe bir İMF icab edecek.

Atasözlerimiz borç konusunda çok zengin. Hele bir kaçını alt alta sıralayalım da, okurlarımız biraz hafıza tazelesin. Bugünlerde her kesimden insana gerekli.

  • Borca içen iki kere sarhoş olur.

  • Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek.

  • Borcun yoksa kefil ol, işin yoksa şahit ol. [Bu sözler kongrelerde, transferde çok lazım oluyor.]

  • Borçlunun dili kısa gerek. [Bu da]

  • Borçlunun duacısı alacaklıdır. [Futbolcular bol bol dua edecek.]

  • Borçlu ölmez, rengi sararır. [Kongrelerde sık raslanan bir durum.]

  • Borç ödemekle, yol yürümekle tükenir. [Haydi Türkiyem ileri.]

  • Borçsuz çoban borçlu beyden iyidir.

    Daha çok var, ama amacımız sözlüğü bütünü ile bu sütuna aktarmak değil.

    Transferde belirlenen yeni oluşumlar neticesinde kulüp yöneticilerinin artık Yıldız avcılığı yerine alt yapıya yönelecekleri söyleniyor. Umarız böyle olur. Türkiye öteden beri ayağını yorganına göre uzatmayı unutmuştu. Gösterişçi tüketim bir sezonda on-onbeş futbolcu transfer edip, sonra bunları ne yapacağını şaşıran yönetimleri de sarmıştı. Uzun bir zaman futbolun medyatik çekiciliğine kapılan iş adamları, şöhret tutkunları, bu reklâm imkânını [ve daha pek çok kapalı kapıyı açma isteklerini] bu yoldan tatmin arzusuna kapılmışlardı. Pek çoğunun sonu hüsran oldu.

    Devlet imkânlarını siyasî rant uğruna çar-çur edenler gibi, bunların da ayakları suya ermiştir.

    Bu sezon Türkiye'nin ekonomik göstergeleri kulüpleri ve futbolcuları yelken indirmeye zorluyor. Gerçekçi ve mütevazı olmanın sayısız faydası var.

    Aslında Türk futbol camiasının önünde paradan ziyade; azim, cesaret, çalışma, akıl, irade, samimiyet ve istikrar ile şöhretlere dayanmayan bir kadrodan nasıl dünya çapında bir takım oluşturulacağına dair Fatih Terim'in inşa ettiği bir Galatasaray örneği de bütün parıltısı ile duruyor.

    Son olarak yeni borçlanmalar karşısında kalacaklara atasözü ile bir ihtar: Borcun kamçısı ile yiğitlik taslayacağınıza şunu hatırlayın: Yiğitliğin onda dokuzu [borçtan] kaçmak, biri de hiç görünmemektir.


  • 12 Haziran 2001
    Salı
     
    MUSTAFA KUTLU


    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu

    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED