|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kapristen, bir aşk ilişkisini ele alarak konuşuyorsak, onun maşukun payına düştüğünü söyleyebiliriz. Kelime, günlük kullanımda geçici heves, düşüncesizce heves, maymun iştahlılık diye tanımlanıyor (Türkçe Sözlük, TDK) olsa da, aşk söz konusu olduğunda kelime değinilen anlamını zorlamaktadır ve meselâ nazlanma da bu kavrama dahil edilebilir görünmektedir. Maşukun, âşık indindeki itibarını kullanarak onun zaafını herhangi bir biçimde istismar etmesini de bu kavramın anlamına ithal edebiliriz sanıyorum. Kaprisli davranışlarda, aslında, kapris yapan tarafından atılmış bir adımın, ileri sürülmüş bir talebin daima geri alınabilme imkânı mevcut bulunurken, illâ da ısrar edilir, inatçılık yapılır. Durum böylece kimi zaman telafisi imkânsız noktalara ulaşır. Ama kaprisli maşukun umurunda mı? Dansçı Salome'nin kaprisi, kralın cinayetini ve Hazreti Yahya'nın başını bedel olarak talep etmiştir. Kral Herod, kıvrak dansıyla gönlünü fetheden Salome'den mükâfat olarak ne istediğini sorar. Salome de, annesine danışır. Annesi, vaktiyle onun izdivacını eleştirmiş olan Hazreti Yahya'nın başını mükâfat olarak talep etmesini bildirir. Salome annesinin talebini kendine mal ederek krala iletir. Aslında, Salome, kral indinde kapris yapmaktadır. Fakat bu taleple sarsılmasına rağmen vaadinden geri dönemeyen kral, Hazreti Yahya'nın başını kestirir ve bir tepsi içinde Salome'ye teslim eder. Ciddi, inandırıcı hiç bir sebep yokken bir cinayet işlenmiştir. Ortada yalnızca dansçı bir kızın kaprisi durmaktadır. Burada, kaprisi sanki cahilliğin davet ettiğini düşünüyoruz. Cahillik kibri sonuçluyor. Kibir de inada yol açıyor. Aşık nezdinden bakıldığında, onun sözünden dönmemek gibi aslında asil bir meziyetinin, burada, kaprise ve cahilliğe kurban edildiğini görüyoruz. Demek ki, kaprisin düpedüz bir maymun iştahlılık veya düşüncesizce bir hevesin tatmini olmadığını, cahillikle ve kibirle eşleştiğini söyleyebilmekteyiz. Maşukun başıboş ve kör bir talebi, âşık indinde, ona maşuku için neler yapabileceğini göstermenin fırsatını vermektedir. Böyle olmasaydı Kral Herod'un, Salome'nin talebini geri çevirmesi beklenirdi. Sıradan kişiler arasında kaprisli tutum ve davranışların sınırını bir kerteye kadar belirlemek belki mümkün olabilir. Ama âşıkla maşuk arasında kaprisin ve ona katlanma gücünün nereye kadar uzanacağını tahmin etmenin imkânı bulunmuyor. Dışardan bakıldığında, aşk uğruna nice değerli başların nice değmez kişilere kurban edildiğini söylemek kolay görünüyor. Ama âşık açısından bakıldığında onun düşebileceği zilletin ve rüsvalığın derinliği de baş döndürücü görünebilir. Yapabildiği takdirde erişebileceği yüceliğin yüksekliğinde olduğu gibi..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |