|
|
|
|
Hagi olayı, spor gündemimizin birinci maddesine oturmaya devam ediyor. Bu nedenle ağzı olan konuşuyor, eli kalem tutan herkes bir şeyler yazıp, duruyor. Öyle ki, mesleğimize bulaşan "soytarılar" ekranlara çıkıp, ağızlarına gelen herşeyi söylemeyi, uygun buluyor. Hem de, kıçlarını ağızlarına taşıyıp. Mesleğimize "dangalaklıkları" ile bulaşan "dümbelekçi mi, darbukacı mı" olduğu bilinmeyen bu soytarılar, öyleki maçların devre arasında kamera karşısına geçip, maçın hakemine hakaret etmeyi kendilerine görevi (!) uygun buluyor. Böylesine rezil tipleri bünyemizde göstermeye çalışanlara, bir değil, binlerce kez lanet ettim. Erol Ersoy, kötüydü, iyi görüntü vermedi. Bunların hepsine "EVET" derim. Ancak... Erol Ersoy'un kişilik haklarına saldırmaya "HAYIR" diyorum. O çirkin ve ağızlardaki salyaları ile konuşmaya çalışan bu tipler, Erol Ersoy'un kaz dahi güdemeyeceğini söylerken, her türlü pisliklerini ortaya döküyordu. Oysa, Erol Ersoy, bugün Türkiye'de görev yapan 8 bin hakem içinden zirveye yükselmiş, 7 FIFA kokartlı hakeminden biri. Yani, iki kazı değil, O lafları söyleyen insan kılığındaki mahlukları yönetebilecek nitelikte. Bunları ne için yazıyorum, izah edeyim. Yıllar önce Ankara 19 Mayıs stadında Petrolofisi-Boluspor maçı oynanıyordu. Bu maçta Erol Ersoy'un yönetimine hayran kalmıştım. Kendisi ile O ana kadar tanışıklığım bile yoktu. Hemen, zamanın MHK Genel Sekreteri Bedri Dölkeleş'e telefon edip, Erol Ersoy'un yönetimindeki, hayranlığımı ilettim. Aradan geçen zaman içinde, Erol Ersoy, FIFA kokartını takmayı hak edecek yönetim ve kişiliği ile bugünlere geldi. Yani, beni ve ona güvenenleri mahcup etmemişti. Tekrar ediyorum, Galatasaray-Gençlerbirliği maçında iyi değildi. Sadece kötü yönettiği bir maçı ortaya koyup, Erol Ersoy'u buna göre yargılamak, ne insanlıkla, ne de spor adamlığıyla bağdaşır. Düne kadar saha içi yönetimine bayıldığım Erol Ersoy için ne dediysem, bugün de aynı sözleri sarfederim. Ama, kendini futbol "uleması" zanneden zavallıların da Erol Ersoy'un kişiliğini yerle bir etmesine karşı çıkarım. Her zaman hakemlerin de eleştirilmesinden yanayım. Bugünde aynı cümleleri söylüyorum. Hakem de eleştirilir, ancak kişilik haklarına saldırmamak şartıyla. Kendilerine "Spor Yazarlığı" etiketini yapıştıranlara meydanın böylesine boş olmadığını defalarca söyledim. Bugün de aynı şeyleri söylüyorum. Bir takım kimselerin peşine takılıp, şan, şöhret peşinde koşanlara, mesleğimin böylesine rezil görüntü sergilenmesine izin vermem. Bu konuda sadece ben değil, yüzlerce Spor Yazarının, aynı düşünceler içinde çırpınıp durduklarını herkesin bilmesinde yarar var.. "Ağızları" ile değil, "kıçları" ile konuşmayı kendilerine yaşam biçimi seçenlerle, aynı kulvarda olmak istemiyoruz. Dün böyle idik, bugün böyleyiz, yarın böyle olacağız. Gerçek Spor Yazarları, bu yüzsüz ordusu ile sonuna kadar mücadele edecek. Bu böyle biline..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |