T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
"Deus ex machina" (2)

Dünkü yazıda Ahmet Taşgetiren'in "Yeni oluşum arayışları" başlıklı yazısından hareketle, Türkiye'nin işlerinin nasıl hemen her zaman ancak bir "Deus ex machina"nın, yani "Bir makina ile gökten inen Tanrı"nın devreye girmesiyle çözülmeye çalışıldığını söylemiştim. "Yeni oluşum" arayışları bir türlü bu ülkenin kendi bünyesinden türemiyor, her zaman illâ ki "dışarıdan" birinin ya da bir şeylerin işe karışması gerekiyor, diyordum. İllâ ki bir "Deus ex machina", yani mecazi anlamda, işler tam çözülemez bir noktaya geldiğinde yetişen ve düğümün çözümünü sağlayan dışardan bir "özne"...

Bu kanaatimi botanik bilimininin iki terimini yardıma çağırarak belki daha iyi açıklayabilirim: Botanik biliminin "endojen" (Endogene) ve "eksojen" (Exogene) kavramları sırasıyla, bir organizmanın değişiminin ilkesini kendi içinde bulabilmesine ve bulamamasına işaret ediyor. Söz konusu kavramları toplumsal/siyasal hayata taşıyacak olursak, benzer şekilde bazı toplumların "endojen", bazılarının da "eksojen" olabildiklerini söyleyebiliriz. Yani, bir toplumsal / siyasal sistemin değişimini / dönüşümünü kendi bünyesinden türütebilmesi ya da bu süreci ancak "dışarıdan", bir "Deus ex machina" dolayımıyla gerçekleştirebilmesi...

Taşgetiren de altını çiziyordu: Kemal Derviş, belki de, "Özalvari" bir çıkışın "sol versiyonu"nun taşıyıcısı olmaya adaydı. Belki Derviş'le birlikte, Özal'ın hikayesine benzer bir biçimde, ülkenin içinde bulunduğu son büyük ekonomik krizden bir siyasal (bu kez "sol versiyon" olarak) hareket çıkacaktı. Tabii ki çok zor bir yol bu; tabii ki Derviş'in önünde belki henüz kendisinin de hesap edemediği yüzlerce engel var; ve tabii ki ortada Özal ile Derviş'i birbirinden ayıran onlarca fark var... Ayrıca burada "Özal yerli mi yerli, Derviş yabancı mı yabancı!" gibi itirazlar da akla gelebilir. Ama unutmayalım ki, Özal'ın hikayesini "özel" ve kılan yönler asıl olarak "yerlilik"ten kaynaklanmıyordu. Özal'ın hikayesini "özel" kılan yön onun "muhafazakar-liberal" dünya görüşünden çok, Türkiye'de ilk kez bu kadar açık sözlülükle "zenginleşme"nin övgüsünü yapmasıydı. Türkiye'de yerinde sayıyor değil ya; "sosyal adalet"siz bir "zenginleşme"den sonra sıra "sosyal demokrat" bir zenginleşmeye gelmiş olamaz mı?

TBMM'de temsil edilen siyasal partilerin "sözlerinin bittiği"ne artık kendilerinin de kanaat getirdiğini sanıyorum. Sadece DYP, ANAP, MHP, DSP gibi zaten hiçbir zaman "Yeni oluşum arayışları" içinde olmamış partiler açısından değil, FP gibi bir zamanlar "yenilenme - Türkiye partisi olma - açılma" (A. Taşgetiren) sürecini düşünen ve deneyen bir parti açısından da artık "söz bitti" diyebiliriz. Refah - FP çizgisi bu rol ve işlevinden asıl olarak "Susurluk"ta vazgeçmişti! Çok insanın söylediği gibi, eğer "Susurluk"tan temiz olarak çıkma imkanına sahip olan tek parti olan Refah Partisi o zaman bu fırsatı tepmeyip kendisini bu toplumun "bünyesinden" çıkan ve değişimi / dönüşümü taşıyacak tek parti olarak görebilseydi, bugün işler tabii ki farklı olur, belki de "Deus ex machina"ya filan gerek kalmazdı... Ama ne gezer! Yepyeni, ülkenin "Tek Parti"sinden türememiş belki de ilk hakiki partisi üç günlük hükümet aşkına kocaman bir geleceği elinin tersiyle iterek (ve o çirkin "sistem"le karşılıklı "barış çubuğu"nu tüttürerek) toplumun güvenini ve umudunu oracıkta bitiriverdi. Bir daha öyle bir fırsat doğar mı? Çok zor; hepimiz biliyoruz ki, bu dünyada kaybedilen güveni yerine tekrar koymak çok zor...

Pekiyi şimdi Kemal Derviş'in işleri iyi giderse ülkenin siyasal hayatında ne gibi gelişmeler olabilir? DSP Kurultayı bu gelişmeler için çok erken; ama belli olmaz belki nisan-mayıstan itibaren de birşeylerin ucu daha bir seçilebilir. Hayal işte! Olsun, herkes hayal kurmuyor mu? En iyisi bu "hayal" üzerine de bir yazı yazmak...


14 Mart 2001
Çarşamba
 
KÜRŞAD BUMİN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED