|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
"Dayatmacı" zihniyetin yönetiminde, Türkiye bütün kurum ve kuruluşlarıyla iflas etme noktasına geldi. Ecevit, Yılmaz ve Bahçeli gibi ömründe "bir bakkal dükkanı" bile yönetmemiş politikacıların elinde Türkiye yeniden dış yardıma muhtaç bir ülke oldu. Bütün ülke yangın yerine dönmesine rağmen onlar yine de iktidarda. Türkiye'yi "tapulu arazisi" gibi gören siyasi parti ve başkanları, ülkenin üretim gücünü büyütmekten daha çok üretilen ürün ve hizmetlerden aldıkları payı artırmak için yarışıyorlar. Bu yüzden, onların iktidar olduğu dönemlerde üretim yapanlar ödüllendirilmek şöyle dursun, tam tersine cezalandırılırlar. Ömründe bordro dışında hiç vergi vermemiş, bütün hayatı vergi toplamakla geçmiş bir maliyecinin ülkenin vergi gelirlerini artırması mümkün değildir. Çünkü, o yalnızca vergi toplamasını bildiği için, her kişi ve kuruluşu potansiyel vergi suçlusu olarak görür. "Dayatmacı" zihniyet vergi gelirlerini artırayım derken, ülkenin üretim gücüne en büyük darbeyi vurur da farkına varmaz. Çünkü onların uzmanlık alanı üretimi değil, vergi oranlarını artırmaktır. Eğitimden sağlığa, her çöken kuruma "katkı payı" altında vergi toplayanlar, bugün olduğu gibi, vergi verecek kişi ya da kuruluş bulamazlar. Özal "tek parti" zihniyetini çok iyi bildiği için, iktidar olduğunda ilk işi "dokunulmaz" Maliye Bakanlığı'nı küçültmek olmuştu. Ayrıca başbakanlığı döneminde de bütün maliye bakanlarını mühendislerin arasından seçti. Ömrü vergi toplamakla geçen Temizel bakan oldu, vergi sistemini, bankalardan sorumlu oldu finans kesimini çökertti. Çünkü "tek parti" zihniyeti yalnızca "çoğulcu demokrasi"ye değil, "pazar ekonomisi"ne de karşıdır. Onların elinde demokratik ilkelerle birlikte pazar ilkeleri de işlemez hale gelir. Bunun için, Ecevit ve yardımcılarının yönetiminde Türkiye krizden krize sürükleniyor. Ecevit sorumluluğu IMF'ye yükleyerek, fiilen bitmiş hukuken devam eden hükümetini kurtaramaz. Sorumlular, Türkiye dışında değil, Ecevit'in "Başbakan"ı olduğu "Hükümet"te. Türkiye'deki krizin kaynağı Amerika ya da Avrupa değil, Ecevit ve destekçileri. Onlar yönetimde kaldıkca krize köklü bir çözüm bulunamaz. Ecevit, Dünya Bankası'ndan Derviş'i transfer ederek, fiilen olmayan "Hükümet"inin ömrünü uzatamaz. Çünkü sorun kişilerden değil, zihniyetten kaynaklanıyor. Kişileri değişmesi, zihniyetin de değiştiği anlamına gelmez.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |