|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Dış kaynak umutlarını yitiren Kemal Derviş, iç kaynağa ihtiyaç olduğu için ek bir verginin gelebileceğini belirterek her kesimden destek istedi.
Devlet Bakanı Kemal Derviş, dış temaslarının olumlu geçtiğini belirterek, sorunların asıl çözümünün yurtiçinde olduğunu söyledi. Derviş, Ankara'ya hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda yaptığı basın toplantısında Almanya, ABD ve Fransa'da yaptığı temaslara ilişkin açıklamada bulundu. Derviş, iç kaynağa da ihtiyaç olduğunu hatırlatarak, "Bir miktar ek vergi gelebilir" dedi. Dış temaslarının olumlu geçtiğini belirten Derviş, yaşanan sorunların esas çözümünün ise içerde olduğunu vurguladı. Derviş, toplumun her kesiminden destek alarak 2-3 haftaya kadar ekonomik programı ortaya çıkarmaları gerektiğini kaydetti. Bakan Derviş, yasa değikliklerinin bilinmeyen konular olmadığını vurgulayarak, uzun süredir hazırlık aşamasında olduklarına, çoğunun da son aşamasına geldiğine dikkati çekti. Derviş, yasa değişiklerinin birçoğunun bugün veya pazartesi günü Bakanlar Kurulu'na sevk edilebileceğini kaydetti. Her bakanlığın ve kurumun ekonomik programın oluşmasında hızlı davranması gerektiğini ifade eden Bakan Derviş, piyasaların da fazla sinirli olmaması gerektiğini belirtti. Derviş, iç kaynağa da ihtiyaç bulunduğunu belirterek, "bir miktar ek vergi gelebilir" dedi. Gidip konuşup bavula bol bol paralar koyup dönmenin mümkün olmadığını belirten Derviş, "Sorunların çözümü esasen Türkiye'dedir. Her zaman bunu söyledik, büyük bir dış borç yükünün altına ülkeyi sokmak hata olur. Zaten mümkün de değil. Fakat bir miktar dış destek almamız gerekli ve bu program çerçevesinde bu dış desteği alacağımız konusunda çok iyimserim" dedi. Derviş bu yılın ikinci yarısında pozitif büyümeye geçmek gerektiğini de vurgulayarak, "Olay sadece IMF beğensin veya beğenmesin olayı değil. Ekonomi daralıyor. Maalesef negatif büyüme sürecindeyiz şu anda. Bu süreci bir an önce çevirip yeniden pozitif büyümeye geçmemiz tabiki hepimizin amacı" dedi. Devlet Bakanı Kemal Derviş'in açıklamalarından çıkan önemli konular şunlar: 13 YASA YETER 15 yasa üzerinde çalışılmakta şu anda, yasa veya yasa değişikliği. Çoğu da bugün veya pazartesi günü Bakanlar Kurulu'na sevkedilecek. 15 gün 15 yasa. O kadar basit değil tabi. 13 olabilir. Ama hızla bunları sonuçlandırmak durumundayız. BASİT YASA: S.HAVACILIK Sivil havacılık kanunundaki değişiklik bir madde, sadece bir madde. İhale kanunu ise çok önemli. Sanıyorum birkaç hafta sonra ancak Meclis'e gelebilecek. HÜKÜMET DESTEK VERDİ Ama bu yasaların çoğunluğu sanıyorum nisan ortalarına kadar Meclis'te de kabul görecek, bu konuda gayet iyimserim ve bu konuda Sayın Ecevit ve Sayın Başbakan Yardımcıları da desteklerini açıkladılar. IMF DE ACELE ETMELİ Dostlarımıza, IMF ve (Amerikan) Hazine yetkililerine, onların da biraz acele etmesi gerektiğini anlatmaya çalıştım. Biliyorlar zaten onu. Onlar da çok hızlı bir çalışma temposu içinde destek vereceklerini söylediler. YÜKÜ ADİL DAĞITACAĞIZ Makul ölçüler içinde tutmamız gerekiyor. Sorun Türkiye'de vergi oranlarının düşük olması değil, vergi oranları esasen Türkiye'de yüksek. Ama vergi tabanının yayılması ve herkesin vergi ödemesi gerekiyor. Her kesim üstüne düşeni de yapacaktır. TÜRKİYE CESUR OLMALI Türkiye'nin hızla karar veren ve çok cesur bir şekilde önlem alan bir ülke durumuna gelmesi lazım. Bazı yasalar iki yıldır bekliyor, iki yıldır sonuca ulaşamadı. Bundan sonra çok hızlı karar verip bu kararları hızla uygulayabilecek duruma geçmemiz lazım. ÖNCE İÇ GÜVEN Her şeyden önce bu iç güven için gerekli. Yani bu IMF'nin ön şartı, bazıları hakikaten IMF programının ön şartı, hepsi değil, ama bence en önemlisi bu kararlılığı içerdeki güven açısından bu hızlı çalışma temposunu tutturmak mecburiyetindeyiz. PİYASALAR FAZLA SİNİRLİ Kesinlikle bu hafta geçen haftaya göre çok daha güçlü durumdayız. Piyasalar çok da fazla sinirli olmamalı. Hem yasal hazırlıklar açısından hem dış destek açısından. Herkesin birazcık sabır göstermesi lazım. MUHALEFETTEN RANDEVU Muhalefet partilerinin de bu programa hiç değilse bir ölçüde destek vermelerini bekliyorum. Ayrıca vakit bulamadım, fakat muhalefet parti liderlerine de şahsen bilgi vermek istiyorum. Kendilerinden bu hafta randevu talep edeceğim. İÇİŞLERİNE KARIŞTIRMAM Hiçbir şekilde Türkiye'nin iç işlerine karışmalarına müsaade etmiyorum. Kendi siyasal sorunlarımız, dış politikamız, iç politikamız, bu Türkiye'yi ilgilendiren şeyler. Bu konuda hiçbir tartışmaya girmiyorum. SİVİL TOPLUM İLE TEMAS Çalışma başladı. Hem işveren temsilcileri, hem odalar temsilcileri, hem de işçi sendikaları temsilcileriyle buluştum. Ortak bir zeminde uzlaşmaya varmamız gerekiyor. POZİTİF BÜYÜME HIZI Türkiye'yi özlediğimiz bu yüzde 7 sürekli hızla büyüme sürecine sokmamız gerekiyor. Esas sorun o. İşsizliği yenmemiz gerekiyor. Büyük yük altında olan halkın refahını arttırmamız gerekiyor. Bu tabi 15 günlük bir iş değil, bu belki 500 günlük bir iş değil. SAAT FARKI ENGEL OLDU Saatler bir saat ileriye alınınca 8 saat fark oldu. ABD'deki geçen iki, 2,5 gün hatta 3 gün Sayın Başbakan'ı arayamadım. Bir baktık ki saat 3-4 olmuş. Türkiye'de çok geç olmuştu saat. O yüzden Başbakan ile konuşamadık. Genelde Başbakan'ı günde en az 1 kere arıyorum. FAİZDE UZLAŞMA ŞART Bankalar ile reel sektör arasında bir uzlaşma sağlanmalıdır. Fakat bu iş zorlama ile değil, herkesin iyi niyeti ile olur. Konuyu YPK'da görüşecegiz. İnşallah bu 31 Mart'ı da en makul şekilde geçireceğiz. Batıklara kıyak, üreticiye darbe Hükümet, IMF'nin kredi için şart koştuğu 15 yasa tasarısı içinde yer alan, 2001 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nda değişiklik öngören bir yasa tasarısını Meclis'e sundu. Toplam 7 maddeden oluşan tasarıyla, Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Emlakbank'ın görev zararları ile Mevduat Sigorta Fonu kapsamındaki bankaların zararlarının Hazine tarafından karşılanması öngörülüyor. Tasarıyla, Devlet Bakanı Kemal Derviş'e, sözkonusu bankaların zararlarının karşılanması amacıyla, Mevduat Sigorta Fonu için özel tertip devlet iç borçlanma senedi çıkarma yetkisi veriliyor. Aynı tasarıyla, 2001 yılında çiftçilere ve esnaflara yapılacak kredi desteği miktarı da 400 trilyon lira ile sınırlandırılıyor. Buna göre, Ziraat Bankası ile Halk Bankası'nın, çiftçi ve esnafa vereceği kredi desteği 400 trilyon lirayı geçmeyecek.
|
|
|
|
|
|
|