|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ın, ilköğretim okullarında isteğe bağlı Kur'an-ı Kerim ve meali dersleri konulması ile ilgili önerisinin ardından dün de ailelere din eğitimi verme ve öğretmenlerin dersleri musiki ve pop müzik parçaları ile desteklemeleri projesi gündeme getirildi. İngiltere, Almanya, Hollanda, Norveç ve Cezayir'den çok sayıda bilimadamının katıldığı "Din Öğretiminde Yeni Yöntem Arayışları Uluslararası Sempozyumu" dün Radisson Oteli'nde sona erdi. Kuru kuru anlatmak yok İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey'in de hazır bulunduğu sempozyumun son gününde sunulan raporların ardından bir konuşma yapan MEB Müstaşar Yardımcısı Necdet Özkaya, "Ankara modeli" ismini verdikleri, din dersi öğretmenlerinin uygulayacakları eğitim modeli hakkında bilgi verdi. Buna göre, öğretmenler, müfredat içinde geçen her konu hakkında, sanatın değişik dallarından materyallerle dersi destekleyecekler. Sempozyumda, diğer din mensuplarının günlük hayatta nasıl davrandıklarına ilişkin bilgilendiklerini söyleyen Özkaya, "Biz, dini biraz daha felsefik açıdan yaşamak için şarkı, ilahi ve kasideler okuyoruz. Mimarimiz ona göre düzenleniyor. Demek ki dini eğitimde, okullarda resim, müzik, edebiyattan faydalanmak gerekiyor" dedi. Okunan ezanların da şiir ve musiki olduğuna işaret eden Özkaya, "Mesela bir derste merhamet ya da sevgi anlatılıyor. Ama kuru kuru anlatacağı yerde sevgiyle ilgili bir şiir okuyacak, pop müzik parçası dinletecek" diye konuştu. Din eğitimlerinin anne babalarının anlattıkları birtakım kıssalarla alındığına işaret eden Özkaya, öncelikle din eğitimi ağırlıklı olduğu için İmam Hatip okullarında anne babaların din bilgileri alması için bir proje hazırlamak konusunda öneri sundu.Sempozyumun hazırlık aşamasında Türkiye'nin dört yanında dolaşarak yüzlerce eğitimincinin görüşlerini aldıklarını anlatan Özkaya, "Her toplantımızda Bakanlığımızın müfettişleri de bulundu. Böylece etkinliğimizin hem program, hem idari hem de denetim boyutu beraber yürütüldü. Bu konuda endişeli olanlara bilgi vermediğimiz için kendimizi kusurlu sayıyoruz" dedi. Sempozyuma konuşmacı olarak katılan Ankara İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Beyza Bilgin ise tek mezhepli din dersleri yerine çok mezhepli din derslerinin gelmesi gerektiğini söyledi. Üsküdar'a gider iken...
Sempozyuma Almanya'dan katılan Johannes Lehnamen, katılımcılara 'av boynuzu' anlamına gelen müzik aleti ile 'Üsküdar'a gider iken' ve 'Yıldızların altında' isimli Türk musikisinin sevilen iki parçasını çaldı.Lehnamen, farklı dinlere mensup kişilerin aynı mekanda tartışma imkanı bulmasının büyük önem taşıdığını belirterek, "Biz sadece doktrin din derslerini temsil ediyoruz ve bundan rahatsızız" diye konuştu.
|
|
|
|
|
|
|