YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Partiler, siyasetçiler şu tabloya dikkat!

2000 yılının son ayında ANAR tarafından Türkiye'nin önemli şehirlerinde gerçekleştirilen kamuoyu araştırmasında deneklerin "Yarın seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?" sorusuna verdikleri cevaplar siyasetin içinde bulunduğu dramatik durumu bütün çıplaklığıyla ortaya koymaktadır.

Öncelikle bu soruya verilen cevapların tablolaştırılmasını görelim:

Hiçbiri: %25.1.
Kararsız: %11.6.
DSP: %10.6.
MHP %9.8
ANAP %8.0
FP %9.7
DYP %8.9
CHP %6.2.

Bu tabloda normalin dışında önemli gelişmelerin varlığı dikkat çekicidir. Deneklerin mevcut partiler içerisinden herhangi birini tercih edememeleri değil hiçbirini tercihe şayan görmemeleri son derece önemli bir göstergedir. Kamuoyu araştırmalarında "kararsızların" belli bir büyüklükte çıkması normal bir gelişme olarak kabul edilir. Genellikle de seçim gününe yaklaşıldıkça kararsızların büyüklüğünde giderek küçülme olduğu görülür.

Kararsızlar, genel olarak mevcut partiler içerisinde herhangi birini tercihte zorlananları ifade eder. Bir siyasal sistem için kararsızların varlığı ve büyüklüğü fazla bir olumsuzluk anlatmaz.

"Hiçbiri Partisi" mi?

Fakat "hiçbiri" kategorisi toplam seçmenlerin dörtte birine ulaşıyorsa orada ciddi bir sorun var demektir. Aslında normal şartlarda mevcut partilerden hiçbirine oy vermeyecek olan kitlenin varlığı her zaman mümkündür, ama bunun belli bir büyüklükte kalması söz konusudur. Burada ise dörtte bir gibi en büyük değere ulaşmıştır. Bunun partiler ve siyasi sistemin geleceğine yön verenler tarafından ciddiye alınması ve üzerinde düşünülmesi gerektiğine işaret etmeliyiz.

İktidar da muhalefet de güven vermiyor

Yukarıdaki tablodan çıkan bir başka dramatik sonuç hem iktidar partilerinin hem de muhalefet partilerinin son genel seçimden bu yana geçen bir buçuk yıllık süre zarfında çok ciddi bir oy kaybına uğradıklarıdır. İktidar partilerinin genelde oy kaybettiklerini biliyoruz. Fakat burada iktidarın DSP ve MHP kanadı aldıkları oyların yüzde ellisini, ANAP kanadı ise yüzde otuzdan fazlasını kaybetmiş gözükmektedir. Bu durum çok ciddi bir sonuçtur ve hükümeti oluşturan partilerin şapkalarını önlerine koyup icraatlarını gözden geçirmeleri gerekmektedir. Kendilerini başarılı gören iktidar partileri bu sonucu acaba görüyorlar mı?

Muhalefet partileri açısından da durum son derece vahim gözükmektedir. Yine normal şartlarda muhalefet partilerinin oy kaybetmemeleri, hatta iktidarın başarısızlığı dolayısıyla oylarını geliştirmeleri beklenir. Oysaki burada durum tam tersidir ve muhalefet partileri de, iktidar partilerindeki kadar olmasa bile yaklaşık yüzde otuz civarında oy kaybetmişlerdir. FP yüzde 15'lerden 9.7'ye, DYP yüzde on üçlerden yüzde 8.9'a, CHP yüzde ona yakın oydan yüzde 6.2'ye gerilemiş gözükmektedir.

Mevcut muhalefet partilerinin şu soruyu kendilerine sormaları gerekir: Biz ne yaptık da seçmen nezdinde oy kaybettik?

Muhalefetten bir iktidar icraatı beklenemeyeceğine göre onlara oy kaybettiren husus muhalefet faaliyetindeki performansı olmalıdır. Muhalefet muhalefetini yapmamaktadır. İktidar başarısızdır, bunu anladık; ama muhalefet de iktidara alternatif değildir ve kendisine oy veren seçmene bile güven vermemektedir!

Barajı tek bir parti geçebilecek

Bir diğer dramatik sonuç bugün seçim olsa ancak bir partinin, DSP'nin kılpayı ile barajı geçebileceği ve diğer tüm partilerin barajın altında kalacağıdır. Bu trajikomik bir durum gözükmekle birlikte gerçekten de böyle bir sonucun gerçekleşmesi mümkündür! Bu da üzerinde durup düşünülmesi gereken trajik bir durumdur.

ANAR'ın kamuoyu araştırmasının ortaya koyduğu durum, aslında mevcut siyasi partilerin, iktidarın, muhalefetin başarısızlığını, güvensizliğini ve seçmen için alternatif olamamasını ortaya koymanın ötesinde siyasetin tümüyle işlevsizleştiğini, siyasetsizleşmenin giderek dramatik hal aldığını ve seçmenin siyaset kurumundan umudunu kesmekte olduğunu ortaya koymaktadır.

Demokrasiyi kurma çabası içinde olan bir toplum için bundan daha ciddi ve tehlikeli bir siyasi gelişme sözkonusu olamaz. Partilerin, siyasetle ilgilenen herkesin öncelikle bu tablo üzerinde bir değil belki de bin kez düşünmeleri gerekir. Siyaset marjinalleşmekle kalmıyor, toptan işlevsizleşiyor!


4 OCAK 2001


Kağıda basmak için tıklayın.

Davut Dursun

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...