YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Bosna: Romantizmin sonu

Saraybosna'ya geldiğim günden beri sürekli yağan yağmur kara dönüşünce Başçarşı'nın alçak çatıları beyaz bir örtüye büründü. Şehri kuşatan tepeler, silüetini oluşturan minareler-kubbeler beyaz kar altında; bir şehir için fazlasıyla duygusal imajlar çağrıştırmaya yetiyor. Başçarşı'nın kendine özgü, geçmişi hatırlatan taş döşeli sokaklarında kar altında yapacağınız bir yürüyüş; hüzünle karışık geçmiş zaman anılarının zihninizi dolanmasına yetiyor.

Ne var ki Bosna, Saraybosna ya da Sareyevo, Başçarşı nostaljik, romantik duygusal çağrışımlardan ibaret değil. Bosna her gün kendi gerçeği ile yüzyüze geliyor, onlarla mücadele etmek, ayakta kalmak, yaşamak; hepsinden önemlisi gelecek için umutlu olabilmek için direniyor. Bosna'nın yüzyüze olduğu gerçekler, Başçarşı'da içeceğiniz lokumlu Boşnak kahvesi kadar tatlı değil ne yazık ki. Bizim gibi kısa süreliğine Saraybosna'ya gelenler için romantizm bitmeli artık. Geçmişten kopmadan bugünün, yarının gerçeklerini görmek, yüzleşmek, hayatı doğru okumak zorundayız.

Bosna, eski Yugoslavya'dan ayrılan devletlerden bir Slovenya, Hırvatistan hatta Makedonya kadar güvenle bakamıyor geleceğe. Onlar kadar ekonomik ve siyasal anlamda bir atılım da gerçekleştiremedi. Hâlâ, ekonomik sıkıntı aşmak zorunda olduğu temel sorunların başında yer alıyor. İşsizlik, hayat pahalılığı Bosnalılar'ı hayattan bezdiriyor.

Siyasi istikrarsızlık pamuk ipliğine bağlı dengeyi tehdit ediyor. Seçimlerin üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen henüz hükümet kurulamadı. Bir gazeteci dostuma "peki, ülkeyi kim yönetiyor bu boşlukta?" diye sorduğum soruya hiç tereddüt etmeden "yüksek temsilci" cevabını yapıştırıverdi. Gerçekten de hükümet kurulu olduğunda bile ülkede ekonomik, siyasi, idari tüm alanlarda belirleyici organ, uluslararası güç yani AGİK temsilciliği. Adeta Bosna'nın derin devleti.

Bu tavrını açık biçimde en son seçimlerde SDA (Demokratik Eylem Partisi) aleyhine kampanya yürüterek belli etti. Seçim sonrası SDA'yı dışarda bırakacak bir hükümet oluşumu için özellikle Haris Sladzjiç baskı uyguladı.

Hırvatlar, Boşnaklar'la ipleri germek, Hırvatistan'la birleşmek için açık tavır almaya başladı. Parlamentonun çalışmasını engelleyerek, sistemi işlemez hale getirmeye çalışıyorlar.

Evet Bosna, romantizmin bittiği yer. Türk insanı bunu farketmeli. Bosna yeni bir "savaş" veriyor ve bu savaşın silahları ise çok farklı.

ABD'nin, Bosna'da multi-etnik bir yapıya dayalı siyasal ve kültürel oluşumu gerçekleştirmek adına Müslüman etkinliğini her alanda zayıflatmaya çalıştığı açıkça gözlemlenebiliyor. Dayton'da suçluyu ödüllendiren tavrın uzantısı yeni yapılanmada devam ediyor. Bu tarihte eşi görülmemiş Amerikan tarzı çok kültürlülüğün sıradan bir Boşnak'ın hayatına yansıması, büyük marketlerde domuz etinin de görülmeye başlamasıdır. Bunu anlatan Boşnak gençle cafebarda kahveyi yudumlarken gözüme ilişen duvarda asılı levha umutla korku arası dehşetli dengenin en iyi göstergesi oldu. Fatih Sultan Mehmet'in Bosnalı Hristiyanlar'a her türlü ibadet ve yaşama özgürlüğü veren ferman. Çerçevelenip duvara asılı bu fermanı Türkiye'de hangi cafebarda görebilirsiniz?


1 ŞUBAT 2001


Kağıda basmak için tıklayın.

Akif Emre

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...