Dünya Bankası'na güvenimiz kalmadı
Dünya Bankası Türkiye Temsilcisi Chhibber`in,"Türkiye çürümüş bir ülke" sözüne cevap veren ASO Başkanı Çağlayan, "Yüksek faizlerle Türkiye`yi siz çürütüyorsunuz" dedi.
Yeni Şafak gazetesinin dünkü sayısında yer alan Dünya Bankası Başkanı ile Türkiye temsilcisinin birbirinden farklı açıklamalarda bulunmasındaki çelişkileri gösteren haber, sanayicileri harekete geçirdi. Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin enflasyonla mücadele programını IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşların desteğini alarak uygulamaya koyduğunu hatırlatarak, "Yaşanan gelişmeler, bu uluslararası kuruluşların samimiyeti üzerinde kuşkularımızın artmasına neden olmuştur" dedi.
Hangi cüretle söylüyor
Dünya Bankası Türkiye Temsilcisi Ajay Chhibber'in "Türkiye çürümüş bir ülke" yönündeki sözlerine de yanıt veren Çağlayan,
"Hangi cüret ve cesaretle bunu söylüyorsun. Çürümüş bir ülke imajı ile Türkiye'nin yurtdışı borçlanma riskini artırıyor, faizleri yükseltiyorsunuz."
Çağlayan, "AB'ye üyeliğin yolu sadece Diyarbakır'dan değil tüm Anadolu'dan geçmektedir'' şeklinde konuştu.
ASO'nun aylık meclis toplantısında konuşan Çağlayan, uygulanan programı eleştirerek, "Üretimi durmuş, yatırımı durmuş, fabrikaları kapanmış, işçisi sokağa dökülmüş, esnafı kepenk kapatmış, tüccarı iflas etmiş bir ülkede enflasyon sıfır olsa ne olur?'' diye sordu.
Çağlayan, "Bu nedenle IMF'ye verilen niyet mektuplarında reel sektör hep ihmal edilmiş, verilen taahhütlerden reel sektörün ne yönde etkileneceği derinlemesine hesap edilmemiştir" diye konuştu.
Sanayi bölgeleri amele pazarına dönecek
Çağlayan, şöyle konuştu: "Türkiye, bilgi çağına geçen dünyada daha sanayileşme sürecini tamamlayamamışken, sanayisizleşme sürecine girmiştir. Önümüzdeki en büyük tehlike budur. Eğer bu gidiş böyle devam ederse organize sanayi bölgeleri, sanayi siteleri iddia ediyorum amele pazarına dönecektir."
Ulusal sermayenin giderek eridiğini, rekabet gücünün kaybedildiğini anlatan Çağlayan, kendi sektöründen örnek vererek Türk firmaların yeterli destek alamamaları nedeniyle, giderek montajcı konuma düştüğünü ve böyle bir durumda kendisinin de fabrikasını kapatıp amele pazarında oturmasının gerekeceğini söyledi. Türkiye'yi AB'li sanayicilere fason iş yapan sanayicilerin ülkesi haline getirmeye çalışan politikalara, ulusal sanayi ve sermayenin evet demeyeceğinin herkesin anlaması gerektiğini söyleyen Çağlayan, "Yılların emeği ile, çok zor şartlarda sağlanmış ekonomik başarıların kısa bir sürede silinmek istemesine sessiz kalamayız'' dedi.
|