Fazilet'e ikinci uyarı
Yargıtay Başsavcısı Kanadoğlu, kongre öncesi yaptığı tüzük değişikliğiyle ilgili olarak 7 ay önce istenen savunma için FP'yi ikinci kez uyardı: "Cevap vermezseniz kapatma davası açacağım."
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, eski Başsavcı Vural Savaş tarafından yaklaşık 7 ay önce FP'ye tüzük değişikliği konusunda gönderilen yazıya herhangi bir yanıt gelmeyince FP'ye ikinci bir yazı gönderdi.
Siyasi Partiler Yasası'nın 102. maddesinin birinci fıkrasına göre Başsavcılığın istediği belge ve bilgilerin gönderilmesinin zorunlu olduğunu hatırlatan Kanadoğlu, bu madde uyarınca daha önce eski Başsavcı Savaş tarafından tüzük değişikliğine ilişkin yazılan yazı konusunda ne yapıldığını sordu. Kanadoğlu, bu yazıya 45 gün içinde yanıt verilmezse FP hakkında Siyasi Partiler Yasası'nın 102. maddesinin birinci fıkrasına göre kapatma davası açılabileceğini hatırlattı. FP hakkında halen bir kapatma davasının bulunması, ikinci bir kapatma davasının açılmasına engel teşkil etmiyor.
Ancak Başsavcı Kanadoğlu'nun verdiği süre içerisinde FP hakkında açılan kapatma davası sonuçlanır ve FP'nin kapatılmasına karar verilirse ortada bir parti olmadığı için ikinci bir dava kendiliğinden düşüyor. Anayasa Mahkemesi, FP'nin kapatılması istemini reddederse, Başsavcı Kanadoğlu tarafından açılabilecek ikinci bir kapatma davası normal prosedüründe devam edecek.
Savaş ne demişti?
Emekli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, FP kongresinden önce yapılan iki ayrı tarihteki tüzük değişikliğinin, yasada tabii üye olarak gösterilen kişilerin katılımı sağlanmaksızın gerçekleştirildiği gerekçesiyle, hukuken geçersiz olduğunu bildirmişti.
Tüzüğün, değişiklikten önceki haliyle hüküm ifade ettiğini kaydeden Savaş, FP Genel Başkanlığı'na yazı yazarak "gereğinin buna göre ifasını", "hukuken geçerli olan haliyle hazırlanacak parti tüzüğünün bir örneğinin başsavcılığa gönderilmesini" istemişti.
Değişiklikler
FP'de 14 Mayıs 2000 tarihinde yapılan 1. Olağan Kongresi öncesinde ortaya çıkan tüzük değişiklikleri tartışmalara yol açmıştı. Tartışmalar, "kongrede seçime katılan genel başkan adaylarının yönetim listelerinin toplu olarak oylanması, delegelerin listede değişiklik yapamaması ve seçimi matbu listenin tümünün kazanması ya da kaybetmesi" noktasında yoğunlaşmıştı.
|