Gazeteci-yazar Can Ataklı, Mehmer Barlas'ın Sabah'taki işine son verilmesiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ataklı, Barlas'ın Sabah'tan çıkarılmasında Mesut Yılmaz'ın eli olduğunu yazdı.
Gazeteci-yazar Can Ataklı, Mehmer Barlas'ın Sabah'taki işine son verilmesiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ataklı, Barlas'ın 'Yılmaz'ın isteği üzerine işime son verildi' yönündeki sözlerine dayanak olan olayın detaylarını imedya haber portalındaki köşesine taşıdı. ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın Barlas'ın yazılarına son verilmesi için Sabah yönetimine baskı yaptığını gazete dışından duyduğunu dile getiren Ataklı şunları yazdı: "Mehmet Barlas'ın gazeteden atılması için Mesut Yılmaz, Zafer Mutlu'yu ya da Dinç Bilgin'i aradı mı onu bilmiyorum. Zaten öyle bir şey olsa bile Zafer Mutlu bunu bizimle paylaşmazdı. Çünkü 'Ben attım' demeyi daha çok sever. Gazete içinde Mesut Yılmaz'ın baskı yapıp yapmadığını duymadım ama, dışarıdan duydum. Onu anlatayım, belki bir fikir verir. Mesut Yılmaz'ın Bodrum'da bir evi var. Bu ev bir milyon dolara alınmıştı. Çok büyük ve güzel bir ev. Yanılmıyorsam bir site içinde 10 villa var. Bu villaların sahipleri de İstanbul'un çok tanınmış isimleri. İşte Barlas'ın atıldığı yıl, tam o sıralarda bu ev de bitmişti. Evin bitmesi ve site sakinlerinin yerleşmesi şeferine bir parti verilmiş. Bu partide Mesut Yılmaz'ın kardeşi Turgut Yılmaz da var. Turgut Yılmaz bir ara telefonla konuşuyor ve sonra çevresindekilere ''Mehmet Barlas'ın işi bitti, artık yazmayacak'' diyor. Turgut Yılmaz'dan bunu duyanlar şaşırıyor. Ertesi gün Sabah gazetesi alanlar Barlas'ın yazısını görüyorlar. Ama bir gün sonra bu yazılar artık yoktur. Turgut Yılmaz bu konuşmayı neye dayanarak yapıyor bilmiyorum. Ama çok merak eden varsa, Mesut Yılmaz'ın site komşularının kimler olduğunu öğrenip böyle bir konuşma geçip geçmediğini sorabilir."
Kolu TGRT'ye de uzanmış
Can Ataklı, yazısının devamında Mesut Yılmaz'ın Mehmet Barlas'ın TGRT'den çıkarılmasını sağlamak için de çaba verdiğini anlattı. Ataklı şöyle dedi: "Barlas aynı dönemde TGRT televizyonunda da yorum yapıyordu. O zaman duyduğuma göre Yılmaz Barlas'ın susturulmasını, işten atılmasını istiyor. Enver Ören bir süre yiğitlik yapıyor ve buna karşı çıkıyor. Ama birgün baskı çok şiddetli geliyor. Birileri Ören'in kulağına 'Barlas'ı atmazsan başına büyük iş gelecek, hem Barlas'ı at, hem de bunu yaparken bir şıklıkta bulun ki seni affetsinler' diyor. Bunun üzerine Enver Ören'in önemli bir adamı, hükümetin ileri gelenlerinden birinden randevu alıyor. Herşey bu kişinin randevu saatine göre ayarlanıyor; Ören'in önemli adamı, hükümetin ileri geleninin odasına girer girmez 'Lütfen TGRT'yi açın' diyor. Televizyon açılıyor, spiker o sırada haberleri veriyor. Okunan ise 'Mehmet Barlas ayrıldı' haberi. Enver Ören'in elçisi 'Şimdi tamam mı efendim' diyor." Ataklı Barlas'ın Zaman gazetesinden ayrılmasında da, yazılarının Mesut veya Turgut Yılmaz'a fakslanmasının neden olduğunu yazdı. Ataklı, bunu öğrenen Barlas'ın gazeteden ayrıldığını yazdı.