YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

2001 enflasyon hedefi tutmayacak

Hükümet'in 2001 yılındaki enflasyon hedefi % 12. Ocak ayı enflasyonu tüketici fiyatları bazında % 2.5 olarak gerçekleşti. Kapsamlı bir değerlendirme yapmak için henüz erken olabilir, ancak, Ocak ayı enflasyonundan yola çıkarak tahminde bulunmak zor değil.

% 12'lik yıllık hedef için Ocak ayındaki % 2.5 oranındaki enflasyon oranı bir hayli yüksektir. Kalan 11 ayda kümülatif enflasyon oranının % 9'u geçmemesi gerekir. Eğer Şubat ayı enflasyon rakamı da % 2'nin üzerine çıkarsa hedefi yakalamak imkansız hale gelecek.

Yaz aylarında, geleneksel olarak düşen meyve-sebze fiyatlarının etkisiyle sıfır veya sıfıra yakın fiyat artışları beklenmesi iyimser düşünenler için can simidi olabilir. Buna bir de ekonomideki daralma ve talep azalmasını ekleyebilirsiniz. Daralma dönemlerinde harcamalar azalacağı için fiyat artışlarını frenleyici etkisi vardır.

Karamsar olmamızı gerektiren nedenlerin başında yüksek faizler, daha doğrusu faizlerin yükselmesi gelmektedir. Krizden sonra yükselen faizler, dalgalanma meydana gelse de % 60 civarında oturmuş gibidir. Bu oranın minimum olduğu ve faizlerin daha da yükselebileceği öngörüsü abartılı değildir.

Enflasyon hedefi faiz oranı ile uyumlu değildir

Faiz hadlerinin % 60'larda seyrettiği bir ortamda % 12'lik enflasyon hedefi gerçekçi değildir. Enflasyonla faiz hadleri arasındaki doğrusal ilişki biliniyor. Yüksek faiz haddi yüksek enflasyon, yükselen faiz haddi yükselen enflasyon demektir. Yüksek faiz üretilen mal hizmetlerin maliyetleri yoluyla fiyatları yukarı çeker.

Enflasyon hedefinin önündeki engellerden birisi de bütçe rakamlarıdır. % 12'lik enflasyon hedefi, 5.2 katrilyon liralık bütçe açığı tahmin edilerek belirlenmiştir. Vergi gelirlerinin beklenenlerin altında kalacağı ve harcamaların da tahminlerin üzerine çıkacağı kesin gibidir. % 26'lık vergi geliri artışının yakalanabilmesi için milli gelir artışının % 5-6'lara çıkartılması gerekir. Daralan ve reel sektörün problemlerinin büyüdüğü bir dönemde vergi gelirlerinde % 26'lık artış gerçekleşmez. Milli gelir artışı % 5'lere ulaştığında ise enflasyon hedefinde büyük sapma yaşanır.

2001 yılında planlanan faiz giderleri, faiz ödemelerine kafi gelmeyecektir. Bütçede öngörülen faiz giderleri, 2001 yılında faiz oranının % 22 olacağı varsayılarak hesaplanmıştır. Ayrıca borçlanma vadesinin ortalama 18 ay olacağı düşünülmüştür. 2001 yılında hem faizler yükseldi ve hem de Hazine'nin borçlanma vadesi 6 aya kadar düştü. Bunun doğal sonucu olarak, Hazine'nin yüksek faizle borçlanma maliyeti 2001 yılı bütçesine yansıyacaktır. Kısalan vadeler, 2002 yılına sarkması planlanmış faiz ödemelerini de 2001 yılı bütçesine kaydıracaktır. Özetle, 2001 yılında faiz giderlerinde hedef bir hayli aşılacaktır.

Bir taraftan vergi gelirlerinde beklentilerin altında kalınması diğer taraftan faiz ödemelerinde hedefin aşılması bütçe açığının 10 katrilyon liranın üzerine çıkmasına neden olacaktır. Büyüyen bütçe açığı enflasyonu körükleyecektir.

Enflasyondaki düşüş piyasalara yansımıyor

Hükümete destek veren basının zafer çığlıklarına ve Başbakan'ın açıklamalarına rağmen düştüğü iddia edilen enflasyonun piyasalara olumlu etkisi olmamaktadır.

Enflasyon düşerken, faizler yükseliyor, borsa kan kaybediyor.

Piyasalar, enflasyonun gerçekten düştüğüne inanmıyor veya düşüşün anlamlı olmadığını düşünüyor. Aksi halde enflasyondaki düşüşün faizleri düşürmesi ve borsa endeksini yükseltmesi gerekirdi.

Düşüş fiktiftir

Enflasyon rakamlarında ortaya çıkan düşüş, ithal fiyatları ve kamu ürünlerinin fiyatları baskı altında tutularak elde edilmiştir.

2000 yılındaki kur sepeti % 20 oranında devalüe edilmiştir. Bu yolla yaklaşık 48 milyar dolarlık ithal mallarındaki fiyat artışının maksimum % 20'de tutulması sağlanmıştır. 48 milyar dolarlık ithalat milli gelirimizin neredeyse yarısına eşittir.

Öte yandan, ekonomide halen ağırlığını koruyan kamu sektörü ürünlerine, piyasa şartlarının gerektirdiği oranın altında zam yapılmıştır. Nitekim, Ocak ayında özel sektör fiyatlarındaki artış oranı, kamu sektörü fiyat artış oranının 4 katıdır. Kamu kesiminde baskı altına alınan fiyatlar, KİT'lerin zararı ve bütçe üzerine yük olarak karşımıza çıkacaktır.

Ocak ayı enflasyon rakamları, enflasyon hedefinde önemli sapmalar meydana geleceğinin göstergesidir. Bazılarının neden bayram yaptığını anlamakta güçlük çekiyor insan.


7 ŞUBAT 2001


Kağıda basmak için tıklayın.

Nurettin CANİKLİ

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...