YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Üslûp aynasında siyaset

Siyaset ve toplum bilimleri alanında kuramsal çalışmalarıyla tanınan Alain Touraine, demokrasinin toplumsal çıkarlardan çok siyasal erkin kendi kendini temsili konumuna dönüştüğünde "patrierkin yönetim" dediği yönetim biçiminin alacağını belirtir. Siyasal erkin toplumsal temsil yeteneğini yitirmesiyle dengeler bozulur bunun sonucunda devlet aygıtlarına yaslanarak varlığını sürdürmeye çalışır. Bunun anlamı demokrasinin birinci şartı olan devlet erkinin sınırlandırılmasına karşı durur. Bunun da yeterli olmadığı/gerçekleştirilemediği daha vahim durumlarda ise siyasi kadrolar hem toplumsal tabanla hem devletle olması gereken düzeyde bir sağlıklı ilişkiyi yitirir ve belli kadroların etkinliğini sürdürmekten başka amacı olmayan "patrierkin yönetim" tarzı çıkar.

Dün ortaya çıkan üslûp krizi aslında Türk siyasetinin içine yuvarlandığı yapısal/normatif ve ahlaki krizin temellerine işaret etmektedir. Karşı karşıya kaldığımız durum birilerinin siyasi ilişkilerini kullanarak köşe dönmesi gibi bireyle sınırlı ekonomik ve siyasal istismara dayalı arızi bir ahlak, yolsuzluk sorunu değildir.

Üslûp kriziyle iyice su yüzüne çıkan durum, aslında bir siyaset tarzını, kendini her şeyin üstünde gören siyaset zihniyetini ele veriyor. Burada söz konusu olan bireysel çıkar ilişkilerini de aşan, kendi siyasal varlıklarını zorunluluk çerçevesinde algılayan bir siyasal elitin sahip olduğu siyaset anlayışını ve buna bağlı olarak da kendi varlıklarının Türk devleti ve siyaseti için vazgeçilmez gören/mutlaklaştıran bir siyaset kültürüdür. Hatta bu siyaset kültürünün, siyaset anlayışının sanılandan çok daha aleni ve yasal yöntemlere dayatılarak bugüne kadar yapıla geldiğinin işaretlerini taşıyor.

Bireysel varlıklarını meşrulaştırıcı bir araç olarak kullandıkları ideolojik argümanlar; ait oldukları (ya da sonradan katıldıkları) sınıfsal yapının varlığını sürdürmek için bir garanti olmuştur bugüne dek. İdeolojik görünümlü bu sınıfsal yapılanmayla temsil edilen siyasal varlıkları da memleketin bekası, iç ve dış tehditlere karşı koruyucu yegane unsur olarak takdim etmeyi ustalıkla başardıkları söylenebilir.

Siyasetin, buna Türk demokrasisi de diyebiliriz, zaman zaman içine girdiği kriz dönemlerinde yeni imkan ve ideolojik argümanlar ele geçiren, memleketin varlığını kendisine borçlu olduğu bu sınıfsal kümelenme gittikçe halkla arası açıldığı gibi devletle arasında kriz ilişkisi oluştu. Dolayısıyla, iktidar alanlarının, ideolojik varlıklarının bekası (daha doğrusu söylem gereği devletin çıkarlarının) korunması gibi argümanlar bolca kullanılarak halkın sırtından yine devlete fatura edilmiş bir misyonun sürdürülmesiyle karşı karşıyayız. Üslup kavgası içinde gözden kaçan çatışma gerçekte, sınıfsal ayrıcalıklarını korumayı hala ellerinde tuttukları gücü iktidar alanlarını genişletmek için kullanan bunu da ideolojik çerçeve içinde sunan/meşrulaştıranların direnişi, siyaset içindeki manevraları şeklinde yüksek sesle okumanın cesaret isteyen bir siyasal ortamın hüküm sürüyor olması bile yeterince açıklayıcı olmalı.

Bu "ideolojik varlık"ın sürdürülmesi her tür ilişkiyi meşrulaştırıcı ve iktidar/güç kapısını açacak bir anahtar olarak kullanılmaktadır ki, siyasal erk içinde tekil bir ideolojiden de söz etmek de imkansızdır. İktidar aygıtlarını ele geçirenler, toplumsal desteklerini kaybettikleri, siyasal meşruiyetlerini yitirdikleri oranda ideolojik varlık alanı oluşturmanın peşine düşmeleri kaçınılmaz hal almaktadır. Henüz tümüyle aydınlamamış olsa da yaşanmakta olan önemli yolsuzluklar, bankaların içini boşaltmadan, ihale yolsuzluklarına değin Cumhuriyet tarihinin gördüğü en büyük yolsuzluk olaylarının arkasında siyasal varlıklarını kutsayan, bu milletin bekası için zorunlu gören bir patrierkin siyaset anlayışının bu ideolojik varlık alanlarını koruma çabası yatmaktadır.

"Ainesi üslub(u)dur siyaset(cin)in."


20 ŞUBAT 2001


Kağıda basmak için tıklayın.

Akif Emre

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...