|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu "haber kanalları"nın ekonomi programları, iyice gülünç hale gelmeye başladı.. Ekonomide yangın var.. İMF ile Türkiye arasında ipler kopmak üzere.. Borsa inişte, döviz çıkışta.. Devlet Bahçeli, TELEKOM konusunda, İMF'ye "Türkiye gerçeği"ni hatırlatıp, töre resti çekmiş.. Ecevit ise herzamanki gibi.. - İMF'nin bize yaptığı haksızlığı, Sayın Derviş'in gidereceğini umarım, diyor.. Yani sadece Türkiye-İMF ilişkileri ve "ekonomik program" askıda değil.. "Sayın Derviş"in geleceği de ortada.. Ecevit'in umduğu gerçekleşmez ve Sayın Derviş, İMF'nin haksızlığını gideremezse, ne olur acaba?. Koalisyon yeniden "üç ortaklı" yapıya mı dönüşür? Hatta bakarsınız, Derviş'e "Amerikan ajanı" diye, soruşturma açmaya bile kalkabilir birileri.. Bu arada, İMF de, Türkiye'ye şimdiye kadar verdiği kaynakları, "görev zararı" olarak bilançosuna yazar.. Bu zarar da, Amerikan bütçesinden karşılanıp, "Bir daha bunlara güvenip, destek vermek yok" diye not düşülür.. Bütün bunlar gündemde.. Ve haber kanallarının ekonomi programını sunanların, yerli-yabancı yatırımcılarla yaptıkları söyleşileri izliyorsunuz.. - Sayın bilmemkim? Türkiye, yabancı yatırımcılar açısından çok cazip bir ülke değil mi? - Efendim.. Bu çekici ülkeye, yabancı sermaye akışı ne zaman başlar? Sanırsınız ki, sunucu rüyada konuşuyor.. Bu soruları sorarken, masasının üzerine, "Ecevit-Özkan-Bahçeli-Yılmaz"dan oluşan koalisyonun fotoğrafını koyup, onlara baksa, herhalde kendine gelir.. Bu fotoğraflara bakarak sorar sorularını yatırımcılara.. - Sayın bilmemkim.. Böyle bir yönetim kadrosunun iktidarda bulunduğu bir ülkeye, yabancı yatırım gelir mi? - Efendim.. Bu yönetimin beceriksizliği yüzünden, Türkiye'de herkes yoksullaştı.. Acaba aynı kaderi paylaşmak isteyen fedakar sermaye, dünyada bulunabilir mi? Durum böyle.. Haber kanalları da, bu gerçeğe uygun yayın yapmalı değil mi? Bu kanallarda çalışanlar, acaba hiç gazete okumuyorlar mı? Borsa rakamlarını ve döviz kurlarını mekanik bir sesle okurken, bunları belleklerine hiç almıyorlar mı? Bu haber kanallarının sahibi olan sermayelerin, piyasa değeri yarıya indi.. Bu haber kanallarının sahibi olan sermayenin, dolarla bağlanmış yüzlerce milyon dolarlık borçları var.. Bu haber kanallarının sahibi olan sermayeye ait bankalar, harıl harıl yabancı ortak arıyor.. Mümkün olsa, üstüne para verip, borçlarını satacaklar.. Ve sunucu soruyor hala.. - Sayın yabancı yatırımcı.. Türkiye ne kadar çekici bir ülke değil mi? Bu "sayın yabancı yatırımcı", kendisine pembe sorular soran haber sunucusunu sorgulamaya kalksa.. - Sayın sunucu.. Bana, Türkiye'deki siyasi ve ekonomik tablonun altı ay sonra nasıl olacağını anlatabilir misiniz? Ne dersiniz? Bu soruya kim cevap verebilir? Meclis'te, eskilikçi, yenilikçi, kapatılıp açılmış, açılıp kapatılmış kaç tane partinin grubu olacak? Acaba başka parti kapatılır mı? Bakarsınız MHP bile, "dış ilişkileri bozmanın odağı" olduğu iddiasıyla, Anayasa Mahkemesi'ne verilir.. Kendi anketinde bile tutulma oranı yüzde 5 görülen Mesut Yılmaz'ın ANAP'ı, yine onu genel başkan seçer mi? ANAP'ın Ağustos Kongresi'nde, Lütfullah Kayalar, bu partinin Sema Pişkinsüt'ü olur mu? Altı ay içinde Ecevit kaç defa daha, kulağını muayene ettirmek için, Başkent Hastahanesi'ne gider? Aslında Türkiye, siyaseti ve ekonomisi ile, topyekûn, Başkent Hastahanesi'nin "yoğun bakım"ında değil mi? Ne zaman bir genel seçim olur? Böyle sorulara cevap verecek haber sunucusunu, hepimiz alkışlamaz mıyız? ŞAKA
Tatil yapalım!.
"Üçlü Koalisyon", yakın geçmişte durum ciddileşince, hemen resmi ve dini tatillere eklemeler yapıp, Türkiye'nin vitesini boşa alırdı.. Bu uygulamanın tekrarlanması için, en uygun zaman geldi yine.. Bugünkü cumartesi ve pazarı, gelecek haftanın cumartesisi ve pazarı ile birleştirip, Türkiye'yi 9 gün tatile ve Borsa ile döviz kurunu donukluğa sokmaya, ne dersiniz? Parlak bir "çözüm" değil mi? VAHŞİ MEDYA
Yazık.. Hülya'yı dul yapamadılar!.
Paparazzi gazeteciliğinin büyük uğraşlarına rağmen, Hülya Avşar - Kaya Çilingiroğlu çiftinin boşanma kararı vermemesi, özellikle "Milliyet"i çok üzdü.. Hülya Avşar'ın ailesini koruma kararı alıp, boşanmaktan vazgeçtiğini belirten açıklamalarını, "Milliyet" şöyle vermiş: - Hülya sanki çark ediyor!. Mümkün olsa şu başlığı da atabilirler: - Bizim bütün uğraşlarımıza rağmen, Hülya-Kaya çifti ayrılmamakta ısrar ederek, rejimi tehdit ediyorlar! Böyle kovboy hikayeleri vardır ya.. Bir kovboy, öbür kovboya, ileride bir adamın kolunda yürüyen kadını işaret etmiş.. - Şu dul kadın var ya.. Onunla evlenmeyi düşünüyorum, demiş.. İkinci kovboy itiraz etmiş birinci kovboya.. - O kadın dul değil ki.. Yanındaki adam, onun kocası!. Birinci kovboy hemen tabancasını çekip, kadının kolundaki adamı vurmuş.. Silahının namlusundan çıkan dumanı üfledikten sonra, sinirli sinirli söylenmiş.. - Ben bir kadına dul dersem, o kadın mutlaka duldur, demiş!. Şimdi "Vahşi Batı"nın yerini, "Vahşi Medya" aldı.. Bakalım, kaç aile daha tehdit edilecek?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |