T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Lokantadaki temizlik

İlk bakışta, bir lokantanın mı yoksa bir deterjan reklamı mı olduğu zor anlaşılan bir reklam yer alıyor şu sıralar ekranlarda.

Bir lokanta müdürü çıkıyor, 1912 yılında kurulduklarını, başarılarındaki sırrın mideye, gönle ve göze hitap etmek olduğunu söylüyor.

Güleryüzlü ve kaliteli hizmet verdiklerini belirttikten sonra, "Temizlikten ödün vermediklerini" açıklıyor.

İyi, güzel...

İlkeler sağlam.

Ya sonra?

Alttaki örtüye bile geçen yağlı ve salçalı bir leke gösterip "Eski deterjanlar istediğimiz sonucu vermiyordu. Sonuç hep hüsran oluyordu" demez mi? Leke çözücü ekliyorlarmış, çamaşır suyu ekliyorlarmış ama, yine de istedikleri ölçüde temiz olmuyormuş örtüler.

Ta ki bu reklamı yapılan deterjanı kullanmaya başlayana kadar...

Demek ki yaklaşık 90 yıldan beri, müşterilere yeterince temiz olmayan örtülerle hizmet veriliyordu öyle mi?

Değilse, yani ilk günden beri temizlikten 'ödün' verilmiyorsa gerçekten, o zaman da reklamın bir aldatmacadan ibaret olduğu sonucu çıkıyor.

İsmini bir binek hayvanından alan o lokanta yetkilileri, reklam anlaşmasını yapmadan önce metne bakıp, biraz daha düşünseydiler keşke.

Esenler karşılaması

Halk kültürümüzde meşhur karşılamalar vardır. Tekirdağ karşılaması, İzmir karşılaması vb gibi. İşte bu da İstanbul dolaylarından, Esenler karşılaması...

* * *

Hakkı Bey, o sabah erkenden kalktı, duşunu aldı, Esenler'deki otogarın yolunu tuttu.

Göreme'den kayınpederi gelecekti. Karşılaması gerekiyordu.

Otogarda simit ve çayla kahvaltısını yaptı.

Gelen otobüslere bakarak dolaşıyordu.

Bir otobüsten inen yolcular arasındaki yaşlı bir kadın, bagajının zarar gördüğünü söyleyerek muavine çıkıştı.

Koli içindeki yükü, kırılmış, dökülmüş ya da ezilmişti. Hakkı Bey uzaktan seyrettiği için zararın ne şekilde olduğunu anlamamıştı.

Muavin yaşlı kadının şikayetini umursamadı. Yaşlı kadın "Neden dikkat etmediniz?" deyince muavin sertleşti. O sırada otobüs şoförü de yanlarına geldi.

Yaşlı kadına bağırmaya başladılar. "Yedi bin liraya bizi kendine köle mi tuttun be kadın!" diye azarladılar. Kastettikleri herhalde yedi milyon liraydı.

Anneleri yaşındaki birini azarlamalarına dayanamayan Hakkı Bey, olaya müdahale etti. "Niye bağırıyorsunuz yaşlı kadına yazık değil mi?" demeye çalıştı.

Çalıştı, fakat sözünü tamamlayamadı.

"Ne diyon sen hemşerim!" diyerek üzerine yürüyen şoför ve muavinle, sözü bitmeden ciddi bir tartışmaya girdiler.

"Sana ne!"

"Sen onun nesi oluyon?"

"Başına dert mi arıyon?"

"Elalemin avukatlığı sana mı düştü?" gibi birbirinden derin manaları bulunan sorulara muhatap olup, cevaplamaya hangisinden başlayacağını düşünürken, pat diye sağ gözünün üstüne yediği bir yumrukla, kendini yerde buldu Hakkı Bey.

Çizgi romanlardaki gibi, başının üstünde dolaşan yıldızlar gördü bir müddet.

Kendine gelip ayağa kalktığında, adamlar uzaklaşmıştı.

Etraftan olayı seyredenler yanına geldi. "Polise git, şikayetçi ol, eşkiya bunlar..." türünden telkinlerde bulundular. Hakkı Bey aldırış etmedi. Az sonra kayınpederi otobüslerden birinden inecekti. Polislere derdini anlatırken, onu orta yerde bırakmak istemiyordu.

Aracın plakasını bir kenara not etti, belki lazım olur diye düşündü. 58 DC 900 plakasını taşıyan otobüsün üzerinde Huzur Turizm yazıyordu.

Yılın 364 günü millete huzur veren otobüs görevlileri, bir gün de huzursuzluk vermişler, ne olacak ki!..

Biraz sonra beklediği otobüs geldi. Kayınpederinin "Ne oldu gözüne?" sorusunu "Kapıya çarptım" diye cevapladı.

Meslek hataları

Eğer bir berber hata yaparsa, saç tasarımında yeni bir stil yapmış olur... Eğer bir şoför hata yaparsa, kaza meydana gelir... Eğer bir doktor hata yaparsa, buna operasyon denir... Eğer bir mühendis hata yaparsa, riziko denir... Eğer bir aile reisi hata yaparsa, yeni nesil böyle oluyor denir...

Eğer bir politikacı hata yaparsa, bu yeni bir kanun olur... Eğer bir terzi hata yaparsa, yeni moda denir... Eğer bir öğretmen hata yaparsa, eğitimde yeni metod denir. Eğer patron/amir hata yaparsa, bu sizin hatanızdır... Eğer bir eleman hata yaparsa, bu kesinlikle "hata" dır. (Kamil Küçük)


7 Temmuz 2001
Cumartesi
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED