|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Somali'de görev yapmış, yıldızını parlatmıştı; Genelkurmay İkinci Başkanlığı ve Birinci Ordu komutanlığı derken, usul usul "hedef"e yaklaşıyordu. Önce Kara Kuvvetleri Komutanı, sonra Genelkurmay Başkanı, ardından o "rakımı en yüksek" tepenin sürekli konuğu olacaktı da, direkten döndü. Adı, Çevik Bir... O Çankaya'ya çıkınca, Başbakanlığa da mütekait general Kemal Yavuz mu getirilecekti? (Kemal Yavuz, biliyorsunuz, 17 Ağustos depreminden sonra, "Afet bölgesinde derhal sıkıyönetim ilan edilmeli, başına da Birinci Ordu Komutanı Çevik Bir getirilmelidir" diyerek bir anlamda "durumdan vazife çıkarmıştı." Paşa gidiciydi oysa, görev süresi dolmuş, yerini Orgeneral Hilmi Özkök'e devretmeye hazırlanıyordu. Afet bölgesinde sıkıyönetim ilan edilmiş olsa, muhtemelen Birinci Ordu Komutanlığı'nda "devir-teslim" işlemi gerçekleşmeyecek, Çevik Paşa da o "rakımı en yüksek" tepeye daha dolambaçsız yollardan ulaşabilecekti. Kader...) Sonra "Andıç" müellifleri arasında gördük ismini. Sevindik. Çevik Bir paşanın üstün gayretleriyle vücuda getirilen Andıç belgesi, biliyorsunuz, PKK'nın iki numaralı adamı Şemdin Sakık'ın ağzından, aralarında Mehmet Ali Birand ve Cengiz Çandar'ın da bulunduğu bazı gazetecileri ve bu arada iki yayın organını (Akit ve Milli Gazete) PKK'yla organik işbirliği içinde gösteriyordu. Ertuğrul Özkök ve Zafer Mutlu'nun "ek" yaparak yayımladıkları Sakık ifadesinden sonra neler oldu? Cengiz Çandar kovuldu. M. Ali Birand Posta gazetesine sürüldü. Akın Birdal vuruldu. Mahir Kaynak DGM'ye gönderildi. Akit önce kurşunlandı, sonra Terörle Mücadele'nin panzerli baskınına uğradı, ardından adı Hasan olan iki yazarını kaybetti. (Hasan Karakaya ve Hasan Maden, "Hasan" adını taşımak suçundan Ankara Terörle Mücadele Merkezi'nde günlerce sorgulandılar.) Mehmet Altan Amerika'ya postalandı. Ahmet Altan'ın başına gelenleri ise biliyorsunuz... Peki, Çevik Bir'e ne oldu? Ne olacak, JİNSA tarafından "Yılın En Etkili Lideri Ödülü"yle ödüllendirildi. JİNSA, ABD'de mukim bir Yahudi kuruluşudur. Neden ABD, neden JİNSA, neden "en etkili lider" ödülü, burası muamma... Geçtiğimiz aylarda, "Bana dert oldu, Çevik Bir ne iş yapıyor?" diye sormuştum. Çünkü, bazı fesat çevreleri, paşamın ABD'de mukim bazı Yahudi firmalarıyla ortak silah işine girdiği ve bu firmaların Türkiye temsilciliğini yürüttüğü dedikodusunu yayıyorlardı. O şimdi basın sektöründe. Biz, Aydın Doğan'ın malikanesindeki gizli kapaklı toplantıdan sonra, Doğan Holding'e geçer, "birikimlerini" Hürriyet-Milliyet grubunda değerlendirir diye beklerken, bir baktık paşa Cumhuriyet gazetesi yönetim kurulu üyeliğine kuruluvermiş bile... Hayırlı uğurlu olsun. Pek sevindik. İlhan Selçuk, Günay Çapan, Toktamış Ateş, Çevik Bir... İyi bir fotoğraf oluşturuyorlar. İyi bir fotoğraf, çünkü, Türkiye'de yeni bir "gelecek" oluşturacak nesillerin bu görüntüye çok ihtiyaçları olacak. (Dünkü yazımda geçen "boğazda yalısı" ifadesi yanlıştır. Doğrusu, "boğazda evi" olacaktır. Düzeltir, özür dilerim.)
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |