|
|
|
|
Türkiye'de birşeyler oluyor... Krizi kabul ediyorum, sıkıntıları ve son günlerde artan teknokratlarla, bürokratların mücadelesini de anlıyorum. Ama bana göre birisi bu konuya kesin çözümü çoktan buldu. Herşeyi bir yana bırakıp, ülkenin en düzgün işleyen ve gururu olan vitrine koyulacak tek mal durumundaki spor yine bu işi çözdü. Türkiye'yi tanıtan, Türkiye'yi ciddiye aldırtan ve Türkiye'ye saygı duyulma nedeni olan sporun başındaki bir adam bu işi çözdü... Kemal Mutlu'dan söz ediyorum... Avrupa Basketbol Şampiyonası için finans kaynaklarını seferber eden ve olağanüstü bir çabayla da Türkiye'yi Avrupa'nın vitrinine çıkartmaya çalışan Kemal Mutlu, tüm hazırlıkların bittiğini söylüyor. En azından İstanbul gibi bir şehirde yüzlerce yabancı yazılı ve görüntülü basın mensubunun önünde başarılı bir sınav vereceğimizi biliyorum. Abdi İpekçi'nin yanındaki berbat görünümlü otopark için Gençlik Spor Vakfı'nı, Zeytinburnu Belediyesi'ni ve Trafik Vakfı'nı biraraya getiren ve sonra da Vali'yi işin içine sokup desteğini alan Kemal Mutlu, o leş gibi otoparktan mükemmel bir park ve çim alan çıkartıyor. 350 milyarlık ödeneği "şıp" diye yeni verdi. O çöplük gibi arazi Avrupa Basketbol Şampiyonası'na kadar "oyun alanı" haline getirilecek. Şampiyona'nın bir diğer ayağı Antalya için aynı çabayı gösteren Kemal Mutlu, Ankara'da zaten sorun bırakmamış. Toplamış bütün bürokratları, yanlarına katmış teknokratları ve örnek olmuş Türkiye'nin ekonomisindeki kavgaya. Demek ki, ister tekno ister büro, ne kadar kırat varsa birarada ülke mutluluğu için doğru düzgün yollardan seferber olabilirlermiş. Bir avantajı daha var Kemal Mutlu'nun. Onu da çok doğru kullanmış. Sporun içinde bir bürokrat olan siyasetçi Fikret Ünlü'yü teknokrat tarafını öne çıkartarak işin içine çekmeyi başarmış ve tam desteğini almış. Dünya'nın ilgisini çekecek olan Avrupa Basketbol Şampiyonası gibi üst düzey bir sınavda iş kalmış sadece sporculara. Onlara da her türlü imkan zaten çoktan verilmiş. 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası için özerk futbol federasyonu, sonunda nasılsa genel müdürlüğe başvuracak. Onlar da her türlü desteğe hazır olduklarını söylüyorlar. Yani Kemal Mutlu yola çıkarmış bizi... Gazı da vermiş Türk medyasına... Şimdi bize düşen; kartel kavgası değil, ülke menfaati için Kemal Mutlu adındaki "tekno-bürokrat"a yardımcı olmak. Sayın Kemal Mutlu... Siz, bize adınız gibi "olgunlaşmış sevinç" vadediyorsunuz. Ben en azından kendi adıma yapacağınız küçük inşaatlarda gücüm yettiği oranda tuğla taşımaya bile razıyım. Yeterki teknokratlarla bürokratların birleşen enerjisinden bir "sinerji" çıkartalım ve şu ülke insanının yüzünü biraz ağartalım. (*) Enerjilerin birleşmesi ve çoğalarak yayılması.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |