|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
O büyük bir olağanüstülüktü bizim için ve epey lükstü. Anteni, ekranı, yayınları çok şaşırtıcıydı. Önceleri haftada iki gün belirli saatlerde yayın vardı. Sonra sonra haftanın her gününe yayıldı ve nihayet kesintisiz yayına geçildi hem de renkli olarak. Arkasından diğer TRT kanalları. İlk günler müthiş bir heyecanla seyredilen birşeydi televizyon ve televizyonu olanlar evlerine kapanıyordu. Ama ne kapanış, bütün bir mahallenin kadını, kızı ve çocuğunun sökün edip "Hayırlı uğurlu olsun! Güle güle kullanın!" dilekleriyle birlikte bahçelere, pencerelere üşütüğü gecelerdi bunlar. Elbette ki, yaz günleri... Kış günleri içerilere doluşurdu insancıklar. Çaylar ikram edilirdi gelenlere ve yemişler yenirdi. Uzay Yolu, Kaçak, Görevimiz Tehlike, Bonanza, Küçük Ev, Vadideki Hayat, Bizimkiler (Akıllı Bıdık- Ayı Yogi gibi kahramanları olan şu çizgifilm) ve filmler merakla seyredilirdi. Hele Kaçak ve Uzay Yolu ile Görevimiz Tehlike... Daha sonra Komiser Kolombo, Zengin ve Yoksul, Kaygısızlar, Tatlı Cadı gibi diziler de aynı heyecanla seyredildi. Volkanlı Mr. Spak ve Kaptan Kirk'le uzayın derinliklerinde değişik masal kahramanlarıyla tanıştılar. Saylonlulara bir türlü ısınamadılar. Kaçaktaki Doktor'a çok acıdılar ve bu acıyı daha sonra Sue Ellen için çektiler. Hatta o kadar ki; doğacak kız çocuklarına bu ismi vermeyi düşünecek kadar kendilerini kaybettiler. Hava durumunu önceleri Türkiye haritası üzerinde bulut, yağmur ve kar işaretlerini tebeşirle çizen bir spikerden seyredenler daha sonra Ali Esin'i buldular karşılarında. İlk örevizyon yarışmasında Ali Rıza Binboğa, Cici Kızlar, İskender Doğan, Atilla Atasoy, Yeşim, Yeliz gibi isimlerle tanıştı ve Semiha Yankı'nın "Seninle Bir Dakika"sını dillerine doladılar. Yarışmadan sonra herkesin üzerine bir sükût külü dökülmüştü. Semiha Yankı ve "Seninle Bir Dakika" hiçbir başarı kazanamamıştı. Hiç kimse bu evlere doluşmaların, daha doğru bir ifadeyle televizyon seyretmeye gitmelerin komşuluk ilişkilerinin bitmesinden önce, tıpkı kuruyacak bir pınarın son defa çağlaması ve bol bol su vermesi gibi son misafirlikler olduğunu anlamadı ve komşuluklara bir felâket çöktü. Erkekler hafta sonları lig maçlarını, Balkan Güreş Şampiyonasını, Olimpiyatları ve Dünya Kupası maçlarını seyrediyordu. Yayın kesilince Necefli Maşrapa'ya bakıp bakıp biran evvel bağlantının kurulmasını istiyorlardı. Televizyon reklâmları radyodakilerden daha ilgiyle seyredildi her zaman. Gülünüz Güldürünüz, Kaynanalar, Biz Bize gibi programlarla bu biten misafirliklere veda etti insanlar gülerek. Artık eskisi gibi yaz günleri bütün bir sokağın erkeği kadını biraraya toplanamaz oldu. Toplansa bile mahallede olup bitenden ziyade televizyonda seyrettikleri şeyleri konuşmaya başladılar. Kendi dertleri, meseleleri yerine başkalarının dert ve meselelerini konuşmaya başladılar. "Televizyonunuzu kapatmayı unutmayınız!" yazısı çıkana kadar televizyon seyrediliyordu. Önceleri evlerini komşularına sık sık açanlar daha sonra gelenlere ilgisiz davranmaya hatta sıkıldıklarını belli etmeye başladılar. Evlerin çatılarında antenler çoğaldı. İsmail Cem İpekçi döneminde Sefiller, Karamazov Kardeşler, Uğultulu Tepeler gibi şaheserler yanında Kuyu, Yılanların Öcü, Metin Erksan'ın Sevmek Zamanı gibi Türk filmleri de yayınlanmaya başladı. İnsanlar sabahları kalkıp Muhammed Ali Clay'in Liston'u, Foreman'ı yendiği boks müsabakalarını Muhammed Ali'ye dualar ederek seyrettiler. O'nun kolu havaya kalktıkça mutlu oldular... Kandil geceleri camiilere gitmek yerine televizyonda naklen verilen mevlidleri dinlediler. Aşk-ı Memnû ile ilk önemli dizisini gerçekleştiren TRT'de Bir Adam Yaratmak, IV. Murad, Alçaktan Uçan Güvercin, Kartallar Yüksek Uçar, Mardin Münih Hattı gibi bizimkilerin yapımlarını daha bir merakla seyrettiler. Bu arada 6. Milyon Dolarlık Adam, Çarli'nin Melekleri, Mc. Millan ve Karısı, Dallas, Şahin Tepesi, Filamingo Yolu gibi diziler girmişti hayatımıza. Herkes Ceyar'dan ve Falkonetti'den şiddetle nefret ediyordu. Sementa'yı Pasaklı Sally'i ise seviyordu. İnsanlar evlerine kapanmış durmaksızın televizyon seyrediyordu. Artık kimse televizyon seyretmeye bile olsa komşularına gitmiyordu.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |