T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Derviş'in misyonu

Politikanın hareketli olduğu günlerden geçiyoruz. İlgi duyanların gözü milletvekilliği adaylığında. Şu sıralarda AKP dışındaki partilerin birinden aday olmayı düşünenlere âcizâne bir tavsiyem olacak: Acele etmeyin, toz-dumanın ortalıktan kalkmasını bekleyin... Artık adaylık başvurusu kabul etmeyen AKP dışındaki partilerin de, dikkat ediyorsanız, ellerini çabuk tutmak gibi bir dertleri yok zaten...

Benim tavsiyemin de, seçimlere doğru hızla yol alınan bir ortamda partilerin yavaştan almasının da altında aynı sebep yatıyor: Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından ilân edilmiş seçim takvimi yanında bir başka takvimin daha var oluşu... O takvimden bir tek Kemal Derviş'in haberi var; kendi 'misyonu'nu elindeki takvime uygun biçimde, zamana yayarak, gerçekleştirme gayretinde Derviş...

O 'misyon'un ne olduğunu biliyoruz: 'Liberal-sosyal sentez' istikametinde mümkün olduğu kadar geniş bir 'ittifak' oluşturmak... DSP'yi ele geçirmek üzere yola çıkanlar YTP'yi kurduklarında Kemal Derviş'in yanlarına koşacağını sandılar; sonucu gördük... Ardından, CHP, Derviş kapısını çalınca, 'solda birliğin adresi' olduğu sevincine kapıldı; henüz orada bir hayal kırıklığı yaşanmadı, ama 'misyon' anlaşılmazsa Deniz Baykal ve arkadaşlarının zor duruma düşmesi de kaçınılmaz...

Kemal Derviş'in en büyük kozu, üstlendiği 'misyon'da kendisine mütevazı bir konum biçilmesi... Lider olma sevdasıyla hareket etseydi işi zordu Derviş'in, oysa onun derdi, bugünkü partiler tablosundan kendisine 'ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı' koltuğunu yeniden sağlayacak bir iktidar çıkartmak... Görüştüğü siyasilerin koltuklarında gözü yok onun...

Sahneye konulan 'ittifak senaryosu', hiç kuşkunuz olmasın, Washington'da yazıldı. Aksine söylentilere rağmen, Washington'un, hâla "AKP'siz bir iktidar" arayışı sürüyor. İstenilen, 'katkılanmış bir CHP' ile iktidarın zorlanması... Sağda ve solda ayrı ayrı ittifaklar kurulması, bunun gerçekleşememesi durumunda, baraj korkusuna kapılan her partiyi tek çatı altında buluşturacak bir birliktelik peşinde Washington... Derviş'in üzerine kurulu bu projenin şimdiye kadarki safhası, her zaman olduğu gibi, nelerin olamayacağının gösterilmesine ayrıldı; şimdi de CHP'yi 'katkıda bulunulabilecek bir parti' haline getirmek için ter dökülüyor...

Şu ana kadar doğallığı fazla zorlayacak bir girişimle karşılaşılmadığından herkes için hava hoş. Ancak, doğallığına bırakılmış süreç arzu edilen sonucu üretemezse, Washington'un zorlamalarıyla karşılaşılabilir. Zorlama dönemi siyasi aktörler bakımından oldukça sancılı geçecektir.

Seçime iki aydan fazla bir zaman var, ama aday listelerinin YSK'na teslim edilmesine şunun şurasında sadece 22 gün kaldı. Washington damgalı projenin, en çok iki hafta içerisinde, iktidar adayı bir veya iki 'ittifak' üretmesi şart. Şimdilerde kendini sıkmadan görüşmeler yürüten Kemal Derviş kısa süre sonra hızlanacak, ne olup-bittiğini tam fark edemedikleri için ona lâf yetiştirmekle meşgul olan politikacılar da nihâî duruşlarını yakında belirleyeceklerdir.

Projenin zayıf halkası şu: Türkiye'de politik kültür birleşme ve bütünleşme değil ayrışma ve bölünme üzerine oturuyor... Lider koltuğu da pek konforlu bizde; bir kez o koltuğa oturan, kalkıncaya kadar, çevresinden başbakan muamelesi görüyor. Etraf, biraz da bu yüzden, başbakan sorumluluğu taşımadığı halde başbakan muamelesi gören parti başkanlarıyla dolu. AKP dışındaki partilerden milletvekili adayı olmayı düşünenlere acele etmemelerini tavsiye ettiğim gibi, Kemal Derviş'e de, haddim olmayarak, Türkiye'ye özgü şartlar yüzünden elini biraz çabuk tutması öğüdünde bulunacağım...

Burada bir hatırlatma: ABD'nin "AKP'siz iktidar" formulünden yana çaba göstermesinin sebebi AKP'yi iktidar olamayacak bir parti kabul etmesi değil; AKP karşıtlığından çok Kemal Derviş'in ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı görevini sürdürmesi arzusundan üreyen bir proje bu... AKP Derviş'in yüzüne gülse, o koltuğu kendisine ayırdığını açıklasa, solda ve sağda yaşanan depremin şıppadak kesileceğinden emin olabilirsiniz...

Kemal Derviş, kendisine dar misyonu ötesinde görevler biçenlere kimbilir nasıl gülüyordur...


22 Ağustos 2002
Perşembe
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED