|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Derviş bu "Sol ittifak" olayını hem uzattı, hem de tadını kaçırdı.. Ayrıca Derviş, kendisini "Kim soldur-kim değildir" demeye yetkili seçici ilan ederek, işi zıvanadan çıkardı.. Öncelikle şunu bir sormalıyız: -Derviş gerçekten solda mıdır? Türkiye'ye geldiği 2001'in Nisan ayından bu yana, yoksul kitlelere dönük, hangi sol içerikli politikayı seslendirmiştir? Daha da ötesi var olayın.. Derviş, Amerikanvari bir umursamazlıkla, Türkiye'nin politikacılarını aşağılamaktadır.. Sabah'ın manşetine bakın.. Derviş, İhracatcılar Meclisi üyelerine, Deniz Baykal'ı anlatmış: -Ben Deniz Baykal'ı değişmiş, katılımcı ve samimi buldum, demiş.. İyi mi bu? "Laikçi Cemaat", durmadan Tayyip Erdoğan'ı sorgulayıp, "Değiştin mi" diye sıkıştırıyor ya.. Demek Derviş de, Deniz Baykal'ı 6,5 saat test edip, "Değişti mi-yoksa eskisi gibi mi"yi anlamaya çalışmış.. Acaba Baykal, Derviş'in bu sözlerini duyup, kendisinin değiştiğini ve samimi bulunduğunu öğrenince, mutlu olmuş mudur? Ama Derviş'in tırmanışı bitmiyor ki.. Belli ki, Deniz Baykal'ı da kendisine benzetmiş.. Baykal da, ATV'ye çıkıp, "Bülent Ecevit, DSP'yi bırakıp, siyasi yaşamını CHP'de bitirsin" demiş.. Aklınız alıyor mu, eski Baykal'ın, eski Bülent Ecevit'e böyle birşey söylemesini? Demek, Baykal Derviş'in CHP'ye iltihak etmesini beklerken, Deniz Baykal'ın kişiliği Derviş'in kişiliğine duhul etti.. Ecevit'in bu boşboğazlık karşısında çılgına döndüğü, Milliyet'te Fikret Bila'ya yaptığı açıklamadan belli: -Ben böyle şey görmedim.. Sayın Baykal, Ecevit DSP'nin kapısına kilit vurup, CHP'de ölsün diyor.. Bu açık bir istiskaldir.. Ve Kemal Derviş, bütün bunları bilmezmiş gibi, gidip Ecevit'e de, "Hadi artık direnme.. Sol ittifaka katıl" diyor.. Ama neticede Ecevit de bunlara müstehak.. Hüsamettin Özkan'ı sağ kolu yapan, Ecevit değil mi? Ekonomiyi batırıp, Kemal Derviş'i Amerika'dan genel vali havasında getirmek zorunda kalan Ecevit değil mi? Daha önce de yazmıştık.. Hani Temel, hayatında ilk kez taze incir yemiş.. Ama bu meyvanın adını sormayı unutmuş.. Ertesi yıl, daha önce incir yediği evde, aynı meyvayı istemiş.. "Tarif et" denilince, "Dışı mor-kahverengi, içi çekirdekli, yumuşaktı" demiş.. Ev sahipleri ona taze patlıcan vermişler.. Temel patlıcanı ısırmış.. Sonra, "Siz bunu hem uzatmışsınız, hem tadını kaçırmışsınız" demiş.. Derviş, bu işi hem uzattı, hem tadını kaçırdı..
ŞAKA
Alman polisi ne yapacak?
Kendilerini "Demokratik Irak Muhalefeti" diye adlandıran bir grup, Berlin'deki Irak Büyükelçiliğini basıp, Iraklı diplomatları rehin almış.. Alman polisi de, büyükelçiliği basıp, rehineleri kurtarmış, baskıncıları tutuklamış.. Ya kendisini "Dünyanın Polisi" ilan eden Başkan Bush, Irak'ın kendisini basarsa ne olacak? Alman polisi, Bush'u tutuklar mı?
YAZIK OLDU ANAP'A!.
Çiller, Mesut Yılmaz'dan daha başarılı!.
Mesut Yılmaz, mümkün olabilseydi ve 1983'te girdiği siyasete, 2002 yılında sahip olduğu bilgi ve birikimle başlayabilseydi.. Yılmaz, eline geçen fırsatları ve kendisine emanet edilen ANAP'ı, yanlış hesapları ile eritti bitirdi.. Bugün savunduğu "Kopenhag Kriterleri"ni, 1990'ların başından beri savunsaydı.. Türkiye'de değişimi bekleyen kitlelere, Turgut Özal'ın yürekliliği ve vizyonu ile öncülük edebilseydi.. Dar bir çevrenin içinde bulduğu rahatlığı, geniş kitlelerle ve her düşünceden insanlarla paylaşabilseydi.. ANAP içinde parlayan ve güçlenen isimleri, tasfiye etmek yerinde çevresinde tutabilseydi.. Rakiplerini karalamak yerine, onları başarıları ile geçip, yenebilseydi.. Bugün ANAP, erimek durumunda kalmazdı.. Sonuçta, Tansu Çiller, bugün Mesut Yılmaz'dan daha başarılı, daha önde..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |