T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Hem hazırlık, hem umut

Türkiye kendisini ancak hazırlık düzeyinde rakip olabilecek bir takımla karşılaştı. Dolayısıyla, dün akşamki maç ne milli takımın gücü hakkında, ne de taktik anlayışının başırısı açısından ölçü sayılamaz. Ancak Trabzon'daki futbol gecesi Dünya Kupası'nın muzaffer ordusu için bol gollü ve görkemli bir şov olarak lezzet vericiydi. Yine de Şenol Güneş'in takımın dikkati dağıldığı zamanlarda ve Fatih'siz dizileşte sağdan, Ergün'süz dizilişte de soldan nasıl defans zaafları içine düşebileceğini görmesi açısından da ders vericiydi.

Milli Takım'ı iyiler-kötüler diye ayırmak yanlış olur. Ancak hazırlıklı olanlar-olmayanlar kategorisi yapılabilir. Başta Yıldıray olmak üzere, Arif, Ümit Davala, Okan, Cihan ve Tugay hazırlıklılar arasında görülüyor. Hazırlıksızlığı endişe veren tek isim ise forvetteki umudumuz Serhat oldu.

Şunu da belirtmek lazım ki, Milli Takım'ın hazırlığından daha önemli olan spor basının ve dolayısıyla da futbol kamuoyunun Avrupa Şampiyonası hedefine yönelik hazırlığının ne olacağıdır. Önemli olan medyanın Dünya Kupası'ndan bir ders çıkarıp-çıkaramadığıdır. Haber ve yorumları televole düzeyinden kurtarıp Avrupa Şampiyonası hedefine paralel bir niteliğe yükseltmek, takımın Gürcistan maçından elde ettiğinden daha işe yarar bir hazırlık sayılacaktır.

Son söz Trabzonspor taraftarına. Abdullah'ı yuhlayanların, kendilerine dün geceki muhteşem ziyafetin tadını kaçırma hakları olup-olmadığını dürüstçe sormaları gerekiyor.


22 Ağustos 2002
Perşembe
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED