T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Savurganlığa paydos

Devir, hesap devri. Kızımız Ayşe ile gelinimiz Elif, artık bizim tavsiye ettiğimiz deterjanı kullanıyor. İkisi de şimdi çok memnun. Çünkü daha temiz, daha hesaplı.

Oğlumuz Recep ile damadımız Abdullah da tasarruf yanlısı.

Meclis lojmanları satışa sunulacak.

Makam arabaları da elden çıkarılacak.

Savurganlığa paydos.

Aylık bir trilyon lira civarında tutan benzin harcamaları devlet kesesinden çıkıyor. Yani milletin cebinden.

Resmî plakalı lüks arabaları otoparkta yanyana dizilmiş görünce, Almanya'da Mersedes fabrikasının önüne düştüğünü sanabilir insan.

Biz bu kadar zengin miyiz?

Bir başka savurganlık kapısı da bayram ve yılbaşı tebrikleri.

Lüks kâğıtlara basılmış, çarşaf gibi tebrik kartları, yine aynı derecede lüks zarflar içinde her bayram ve her yılbaşında onbinlerce basılır, gönderilir.

Kime ne faydası vardır?

Gelen o resmî tebrik kartlarının bana bir faydası yok. Gönderene olduğunu da sanmıyorum. Sadece basan firmaya bir ya da birbuçuk faydası vardır.

Yoğun bir mürekkep kokusu, kocaman kuşe karton, cafcaflı bir zarf...

Sayın genel müdürün imzası da matbaadan çıkma.

Hiçbir sıcaklığı yok.

İnternet üzerinden toplu liste halinde gönderilen tebrikler de öyle.

Soğutucunun buzluğundan çıkarılan şıkır şıkır bir buz bile onlardan daha sıcak.

Bu savurganlık da son bulmalı.

Tamamen kökü kazınamıyorsa da o kurumların beni listelerinden çıkarmalarını rica ediyorum.

Dikkate alınırsa çok memnun olurum.

BİLGİSAYAR VE EĞİTİM

80'li yılların başında üniversitede bilgisayar dersi gördüğümüz sınıfta hiç bilgisayar yoktu.

1 ve 0'lardan ibaret yazılım dili öğretiliyordu ve ben o totoyu andıran derse sadece bir defa girmiştim.

Dönem sonu sınavında hoca beni dersi iyi bilen ve başkasının yerine giren yabancı bir öğrenci sanmıştı.

Bütün kimlikler kontrol edilip, sorgu sual tamamlandıktan sonra, ilk dakikada boş kâğıt verip çıkınca öyle olmadığını anladı.

Sonuç, yazılım dilindeki gibi "sıfır".

Bilgisayarsız bilgisayar dersine isyanım bana pahalıya malolmuştu.

Gariptir, okulu bitirdikten sonra hayatımı bilgisayar sayesinde kazanır olmuştum.

Dahası, dersini bile verdim. Daha dahası, öğrencilerimden birisi bilgisayar uzmanı oldu.

Ajansta "İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde öğrenim gören 1. sınıf öğrencilerine, ücretsiz dizüstü bilgisayar verildi" haberine rastlayınca o günleri hatırladım.

Az da değil, birinci sınıftaki 325 öğrenciye verilmiş ve bilgisayarlar okul boyunca onlarda kalacak.

Galiba bir ilerleme var.

LAHANA

Brüksel'e gidileceği vakit yapılan "boşunadır-değildir" tartışmasına farklı bir açıdan yaklaşım:

- Gitmekte fayda var. AB müzakeresi için tarih alamazsak bile, hiç değilse Brüksel lahanası alırız.

AB TARİH VERİYOR

Tarih verecekler, coğrafya alacaklar.
Fiziğimiz değişecek, kimyamız değişecek.
Yabancı dilimiz gelişecek belki ya, kendi dilimiz değişecek.
Hayat bilgimiz artacak artmasına da hesabımız değişecek.

GÜNÜN SÖZÜ

Sanat, görme biçiminden başka nedir ki?
Thomas Berger



AB BİZİ ALSANA A BE!


11 Aralık 2002
Çarşamba
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED