|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3 Kasım'a doğru hızla ilerlerken siyasi partilerin son durumları seçim sonuçlarına işaret etmenin ötesinde bir önem taşıyor. 4 Kasım sonrası ülkenin rejim tartışması meselesine, sosyal gerginliklerine, hükümet-devlet ilişkilerine iyiden iyiye yön vereceğe benziyor. Peki seçmen eğilimleri ne durumda? Bunu merkez basının şarkıcılıktan dönme siyasi gözlemcilerinin tahminlerinden hareketle kestirmek pek mümkün görünmüyor. Bir fikir edinebilmek için en doğru yol yine de kamuoyu araştırmaları. Yapılması gereken de bu araştırmalar içinden, araştırmayı yapan kuruluşlar itibariyle güven verici olanları seçmek… Biz de birkaç yazı boyunca bunu yapmaya çalışacağız… İşe Deutsche Bank'ın yaptırdığı ilginç bir araştırmayla başlayalım. Partilerin oy potansiyelleri, mevcut seçmen eğilimleri ve oy kaymaları açısından ilginç verilerle dolu bu araştırma, 24-26 Ağustos tarihlerinde, Türkiye genelinde ve 2400 denekle yapılmış. İlginç yönü aynı yöntem ve örneklemle Temmuz ayı başında yapılmış diğer bir Deutsche Bank araştırmasıyla karşılaştırma imkanı sunması… Sadede gelelim… Ağustos sonu araştırmasının partilerin oy oranlarına ilişkin rakamları şöyle: AKP (24.6), CHP (14.3), DYP (8.8), MHP (6.1), HADEP (5.8), GP (5.1), YTP (4), ANAP (3.7), SP (3,5), DSP (1.1), diğer partiler (3.5), kararsızlar (20.1)… 2 ay önceki Temmuz başı araştırmasında ise dağılım şu şekildeydi: AKP (19), MHP (10.6), DYP (9,5), ANAP (7.5), YTP (7.5), CHP (7), HADEP (3.6), GP (2.5), DSP (2.1), SP (1.9), diğer partiler (1.9), kararsızlar (25.4)… Bu rakamlara göre iki ay içinde AKP oy oranını yüzde 5.6, CHP ise 7.3 artırmış görünüyor. Oy oranında artış yaşayan diğer partiler ise 2.2'yle HADEP, 2.6'yla Cem Uzan'ın Genç Partisi ve 1.6'yla SP. Diğerleri ise DYP 0.7, ANAP 3.8, YTP 3.5, DSP 1 puanlık kayıplar yaşamışlar. Neden? Araştırmanın en ilginç verileri de bu duruma, yani 'seçmen eğilimlerine ve partiler arasındaki oy kaymaları'na ilişkin. Buna göre AKP hızla sağ cenahtan oy topluyor. İki araştırma karşılaştırıldığında MHP'den AKP'ye oy kayması iki ayda yüzde 20'den yüzde 33'e, ANAP'tan AKP'ye kayma ise yüzde 18'den yüzde 26'ya çıkmış durumda. AKP'nin gösterdiği büyümenin nedenine gelince… Araştırma bu partinin yakın yandaşların oyları kadar, memnuniyetsiz seçmenin oylarını toplayacağını da ortaya koyuyor. Buna dair en önemli veri, AKP'ye oy vereceğim diyen seçmenlerin, "neden" sorusuna yüzde 40 oranında "bir kez de bu partiyi denemek istiyorum" yanıtını vermesi. Nitekim aynı çerçevede AKP seçmenin "en iyi ikinci partisi" konumunda. Özellikle sağ partiler arasında AKP'ye oy vermeyeceklerin birçoğu, kendi partilerinin seçim yarışından kopması halinde AKP'ye oy verebileceklerini söylüyor. CHP ise doğal olarak sol oyları kendisine çekmeye başlamış. Bu noktada Kemal Derviş'in önemli bir payı olduğu görülüyor. Nitekim Derviş CHP'ye geçmeden önce yapılan ilk araştırmada 1999 seçimlerinde DSP'ye oy verenlerin yüzde 10'u bu kez YTP'ye yöneleceklerini söylerken, Derviş'in CHP geçmesi sonrasında yapılan ikinci araştırmada bu oran yüzde 3'e düşmüş görünüyor. Aynı şekilde ilk araştırmada 1999'da DSP oy verenlerin yüzde 12'si bu defa CHP'ye oy atacaklarını ifade ederken, bu oran Ağustos araştırmasında yüzde 10'luk bir artışla yüzde 22'ye çıkmış… CHP'nin de AKP'nin arkasından ve yanında bir cazibe merkezi haline gelmeye başladığı açık… Nitekim en iyi ikinci parti sıralamasında AKP'yi CHP izliyor. Örneğin YTP destekçilerinin yüzde 40'ı en iyi ikinci parti olarak CHP'ye işaret ediyor… Tüm bu rakamların ilk aşamada ortaya koyduğu beş "gerçek" var: 1. CHP ve AKP etrafında oluşan kutuplaşmanın artması… 2. Kararsız seçmen oranının yavaş yavaş azalmaya yüz tutması… 3. Türkiye'nin üç partili, en fazla dört partili bir Meclis'e doğru yola çıkmış olması… 4. Kemal Derviş'in yaptığı tercihin önemli ölçüde belirleyici olması… 5. Genel memnuniyetsizliğin oy kaymalarında oynadığı belirleyici rol, başka bir deyişle bu memnuniyetsizlik halinin seçim sonuçlarının anahtarı işlevini üstlenmesi… Bu rakamları farklı bir açıdan ele almak, başka gerçeklerin altını çizmek, yani siyasi partilerin serencımını ve partiler yelpazesini dikkate alarak yorumlamak da mümkün ve bu oldukça önemli… Hem bunu hem Deutsche Bank araştırmasının seçmen eğilimlerine yönelik diğer önemli bulgularını cumartesi günü ele alacağız…
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |