|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Dünkü Hürriyet'e göz atanlar, Ak Parti Genel Merkezini ziyaret eden Ertuğrul Özkök'ün yazısındaki övgülere bakıp "Allah Allah..." diyorlardı. Elinde Hürriyet'le ağzı açık dolaşan o kadar çok insan vardı ki memleketin cadde ve sokaklarında... Onları görünce aklıma ilk gelen şey, ter bezlerinin çalışmadığı, yer değiştirdiği, yahut aynı gün herkesin burundan nefes alma problemi yaşadığı oldu. Özkök, AKP'de yarım saat kalmış. Ya bir saat kalsaydı, kimbilir neler yazacaktı!.. Benim ilgimi çekense, bir başka haberdi. Erzurum'da okuma yazma kursunu bitiren kadınlar, çarşafı çıkarıp atmışlar ve başörtüsü takmışlar. Birinci sayfadan verilen bu haber, sizce de ilginç değil mi? Çarşaftan başörtüsü ve pardösüye geçene tebrik, fakat başörtülü olana baskı... Mantık böyle işliyor memlekette. Başörtülü kızlar futbol oynarsa alkışlanır, bütün gazeteler ve televizyonlar peşinde koşar, okumak isteyen başörtülü kızlar ise okula alınmaz. Ve onların peşinden koşan polistir.
GÜNÜN FIKRASI
Saat kaç?
Yakışıklı bir genç ile yaşlı bir Yahudi, uzun bir tren yolculuğunda aynı kompartımanı paylaşırlar. Yolun başında, genç adam saati sorar, ancak ihtiyardan cevap gelmez. Bütün gece süren yolculuk boyunca da hiç konuşmazlar. Ertesi sabah, varış istasyonuna gelmeden önce, ihtiyar, "Şimdi saat 8.30 oldu" der. Genç, şaşkınlıkla: - Niye ancak şimdi cevap verdiniz ki? diye sorar. - Bakınız, genç adam... Size dün akşam saati söylemiş olsaydım, sohbete başlayacaktık. Bana muhtemelen, benim de gittiğim kente yolculuk ettiğinizi ve belki de oraya ilk kez gittiğinizi söyleyecektiniz. Ben de, iyi bir insan olduğum için, sizi evime davet edecektim. Orada kızım ile tanışacaktınız. Çok güzel bir kız olduğu için, onu kesinlikle beğenecektiniz. Eh, siz de çirkin sayılmazsınız, o da sizi beğenecekti. Kuvvetle ihtimaldir ki, bu iş evliliğe kadar gidecekti. Ben de düşündüm: Saati bile olmayan meteliksiz bir damatla, benim ne işim olur?!.
Başarı, mazeret ve maliyet
Dünya tek bir şeyi bilmek ister: Başarıya ulaştınız mı? Meşhur bir söz vardır, mâlûmunuz; insanlar karşılaştığınız fırtınalara değil, gemiyi limana ulaştırıp ulaştırmadığınıza bakar. Aslında ne çok gemiler batmıştır bugüne kadar. Bir karakter tahlilcisi, en yaygın kullanılan mazeretlerin bir listesini yapmış. Abdulkadir Yurtseven gönderdi. Listeyi okurken kendinizi dikkatle inceleyin ve bu mazeretlerin hangilerini kullandığınızı belirleyin. Ayrıca bu prensiplerde sunulan felsefenin bu mazeretleri geçersiz kıldığını da unutmayın. Eğer bir eşim ve çocuğum olmasaydı...
Başarısızlığa mazeret üretmek kolay gördüğünüz gibi. Ne var ki başarıya mazeret üretmek de en az onun kadar kötü. Getirisiyle götürüsü karşılaştırıldığında, makul bir izahı olmalı elde edilen başarının. Mutlak başarı peşinde koşarken, uğruna harcadıklarımız, bizi yok eder ve değeri zemine indirirse, başarının da bir anlamı kalmaz.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |