T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Sanat ve Ticaret

Sanat ve ticaretin çokluk birarada gitmeyeceği söylenir. Niçin? Çünkü sanat "şahsî ve muhterem" kabul edilir. Bunu vaktiyle Fecr-i Âti'ciler söylemişti, aradan yüzyıla yakın zaman geçti.

Sinemada çok tartışılmıştı bu; sonunda ayrışma oldu sanat sineması ve ticarî sinema kavramları meseleye az-çok aydınlık getirdi. Buna göre sanat sineması yüce değerler içerir, bilgi-görgü-sezgi ister, popüler değildir, kalabalıklara hitap etmek gibi bir kaygı taşımaz.

Meselâ "Filimlerimi kendim için çekiyorum" diyen Metin Erksan'ın Sevmek Zamanı filmi buna bir örnektir; gösterilecek salon bulmakta zorlanmıştır.

Buna mukabil ticarî filimler geniş kitlelere ulaşmayı hedefler [ve herhalde bu sebeple sanat seviyesinden taviz verir], piyasayı; halkın eğilimlerini göz önünde bulundurur. Sinema bir nevi sanayi olduğu ve bir piyasası bulunduğu için [Bir kurum veya devlet tarafından desteklenmiyorsa] piyasa ekonomisinin kurallarını gözetmek zorundadır.

Sanat ve ticareti bu çerçevede birbirinden iyice koparmamak için "festivaller, yarışmalar, ödüller" icad edilmiştir. Bu organizasyonlar sektöre kan pompalar, kitlelerin dikkatini çeker; yönlendirme-propaganda yapar, starlar üretir vb.

Yapımcıların en çok arzu ettikleri şey birleşmez denilen iki unsuru birleştirip hem sanat değeri taşıyan hem de ticarî başarıyı yakalayan eserler üretmektir. Bu onlara hem para hem prestij sağlar. Son yıllarda ülkemizde roman alanında küçük de olsa bir piyasa oluştu. [Aslında ders kitaplarını çıkarsanız kültürel yayın alanında bir piyasa yok sayılır]. Bunu gözeten yayıncılar bazı yazarları popüler kılmaya bu yolda reklâm yapmaya başladılar, kıyamet koptu. "Edebiyat elden gidiyor" kaygısı uyandı. Doğan Hızlan, "Ben artık bu sahtekârlıklara inanmıyorum, bu rakamlar kadar satmadığını da biliyorum... Yazarların yazarlıklarından taviz verdikleri kanaatındayım. Okur nasıl algılar diye yazıyorlar, bu bir yazar için en büyük zavallılıktır" diyor. Konur Ertop, "Piyasa ekonomisinin koşullarına uyan aynı zamanda nitelikli olduğunu düşündüğüm kitaplar da var" derken; Semih Gümüş, "Kitap sonunda elbette bir maldır. Ama edebiyat yapıtı içerdiği yaratıcı özle mal olmanın ötesine geçer" diyor.

Jale Parla biraz orta yolcu: "Her halükârda kitabın çok satması sevindirici bir şey... Çok satılsın diye belirli bir şekilde yazmak yazarın elinde olan bir şey değildir zaten."

Bir yayıncı da (Nihat Tuna): "Niye bir kitap çok satıyorsa kötü olsun?.. Son zamanlardaki tartışmaların okuru dikkate almadan yapıldığına inanıyorum" diyor.

Nihat Tuna'nın sözlerini açarsak bu bizi "Halkımız böyle istiyor"la başlayan arabesk tartışmalarına kadar götürür.

Gelin bunu yapmayalım. Sözleri şöyle bağlayalım: Yayın dünyasına da büyük sermaye girdi. Dolayısıyla serbest piyasa kanunları işleyecek (işliyor). Yazar da, yayıncı da, eleştirmen de, reklam-pazarlama ünitesi de bu tabloda yerini alacak. Bundan böyle çok satan bazı kitaplar "piyasa işi" diye küçümsenecek; diğer bazıları "sanat eseri" diye karşılanacak (isterse satmasın, önemli değil).

Ama piyasa (ki artık oluşuyor dedik) hem ticarî hem sanat değeri olan; hem umum halkın hem eleştirmenlerin değerinde-güzelliğinde ittifak edeceği eserlerin peşinde koşacak.

Böyle kitaplar çıkmıyorsa; üzmeyin kendinizi piyasa onları "imal eder."

Piyasa tarihi imal edilmiş sanatçılar, filozoflar, ressamlar, müzisyenler, yönetmenler, artistler, edebiyatçılar ile doludur.

Piyasa kendi muhaliflerini de yaratır, onları dahi satar.

Elbetteki malın pazarlanması için iyi-kötü bir kalite göstermesi de şarttır.

Peki satışa gelmeyenler: Onlar hiçbir zaman vitrine çıkamaz. Vitrine çıkamayınca da nisyana terkedilir. Günün birinde (çokluk öldükten sonra) küllerinden yeni bir sima (mal) yaratılıp yine piyasaya sürülebilir.

Şu günlerde bir çatışma yaşanıyorsa, bu taşların yerine otururkenki çıkan tokuşma seslerinden ibarettir.


19 Haziran 2002
Çarşamba
 
MUSTAFA KUTLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED