T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Neler oluyor?

Piyasalardaki gelişmelerin bazıları için sürpriz olduğu anlaşılıyor. Başbakan Ecevit'in rahatsızlığından sonra döviz tırmanışa geçti, borsa endeksi 2002 yılının en düşük seviyesine geriledi.

Kemal Derviş'in erken seçimin ekonomik dengeleri olumsuz etkilemeyeceği şeklindeki açıklaması, karşı kampanyanın açılmasına yol açmış ve ekonominin içinde bulunduğu bıçak sırtı dengenin erken seçimi kaldıramayacağı propagandasını gündeme getirmiştir.

Biz de Kemal Derviş'in görüşü doğrultusunda beyanda bulunmuş ve İMF desteği devam ettiği sürece mevcut dengelerde ciddi bir değişiklik beklenmemesi gerektiğini ifade etmiştik. Erken seçim kararının da tek başına piyasaları sarsmayacağını, erken seçimden sonra iş başına gelecek hükümetin daha 'ulusal' bir program uygulama ihtimalinin belirmesi halinde dövizin tırmanışa geçebileceğini de ayrıca belirtmiştik.

İlk bakışta borsadaki düşüş ve dövizdeki yükselişin Ecevit'in rahatsızlığı ile doğrudan ilişkilendirilmesi mümkündür. Ancak, böyle bir değerlendirme eksiktir. Piyasalardaki gelişmeler, Ecevit'in rahatsızlığından ziyade, İMF'ye verilen sözlerin yerine getirilememesinden ve yeni niyet mektubunun içeriği konusunda koalisyon partileri arasında oluşan ihtilaftan kaynaklanmaktadır.

Uluslar arası sermaye ve finans çevrelerinin Türkiye ekonomisi üzerindeki beklentileri İMF tarafından yönlendirilmektedir. İMF yeşil ışık yaktığı sürece iç ve dış borçlar döndürülebilir. İMF'nin yeşil ışık yakması da isteklerinin kayıtsız-şartsız Hükümet tarafından yerine getirilmesine bağlıdır. Özellikle son 20 gündür İMF, Hükümet'in,kendisine verdiği taahhütlerin yerine getirilmesi hususundaki performansından memnun değildir. İMF'nin memnuniyetsizliği dövizin yükselmesi ve borsanın düşüşündeki gerçek nedendir.

Kemal Derviş'in operasyonu mu?

Piyasalardaki hareketliliğin Kemal Derviş tarafından kurgulanmış ve sahneye konulmuş olma ihtimalini de gözden uzak tutmamak gerekir.

Kemal Derviş Ecevit'e kızgındır. Zira, Kemal Derviş, son genel kurulda DSP'nin başına geçmeyi bekliyordu. Ecevit Kemal Derviş'e bu imkanı sağlamadı. Öyle anlaşılıyor ki Ecevit'in rahatsızlığından sonra da Kemal Derviş'e DSP Genel Başkanlığı yolu açılmamıştır. Kemal Derviş'in Hükümet'i erken seçime zorlaması, yukarıdaki senaryo ile tutarlıdır.

Keza, ikinci adam olmayı kabul edebileceği anlamına gelen açıklamaları da DSP Genel Başkanlığı ihtimalini tamamen ortadan kalktığı şeklinde yorumlanabilir.

Kemal Derviş'in erken seçimi zorlaması, siyasi hayatına muhalefet partilerinden birisi ile devam edeceğinin kanıtı olarak değerlendirilmelidir. Hükümet'i bir an önce erken seçime razı edebilmek için dövizin fiyatının yükselmesine ve borsa endeksinin düşmesine göz yummaktadır. Hatta açıklamalarıyla bu süreci hızlandırmaktadır. Bu şekilde hareket etmekle ortaya çıkacak tablonun sorumluluğunu da üzerinden atmış olmaktadır. Yaptığı konuşmaların satır aralarında, ekonomideki olumsuz gelişmelerin nedenini büyük oranda siyasi belirsizliğe bağlamaktadır. Siyasi belirsizlik de Ecevit'in rahatsızlığı nedeniyle ortaya çıkan iktidar boşluğu ve Hükümet içinde uyumun kaybolmasıdır.

Böyle bir gerekçe, Kemal Derviş'in 'kurtarıcı' sıfatını muhafaza etmesini de sağlamaktadır. Kemal derviş özetle şu mesajı vermeye çalışmaktadır: 'Ekonomide yaşananların sorumlusu Hükümet'tir. Ben ekonomide istikrarı sağlamış, enflasyonu, dövizi ve faizi düşürmüş, tam büyümeyi başlatmak üzereydim, Ecevit'in rahatsızlığından sonra Hükümet boşluğu oluştu. Siyasi belirsizlik piyasaları sarstı. Artık dönüşü olmayan bir yola girilmiştir. Erken seçim kaçınılmazdır. Ancak, merak etmeyin. Ben her şeyi tekrar düzeltir ve kaldığımız yerden devam ederiz.'

Diğer taraftan, Merkez Bankası Başkanı'nı ile büyüme konusunda farklı düşünmektedirler. En azından kamuoyuna o şekilde yansımıştır. Merkez Bankası Başkanı, sadece enflasyonla ilgilendiklerini, büyümeyle ilgili bir hedeflerinin olmadığı şeklindeki beyanı Kemal Derviş tarafından tekzip edilmiş ve Derviş büyümenin başlayacağında ısrar etmiştir. Merkez Bankası Başkanı, program çerçevesinde doğruyu söylemiştir. Programda öncelik enflasyondadır, hedef de sadece enflasyonun düşürülmesidir. Kemal Derviş'in büyümeyle ilgili sözleri siyaseten söylenmiştir.


19 Haziran 2002
Çarşamba
 
NURETTİN CANİKLİ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED