T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Fularlı Türkler'e rağmen!

Misafir gittiğimiz evsahibi biran önce kalkmamız için gözümüzün içine bakar. İkram nanaydır, yağmurlu havada su bile vermez ya!...

Dünya Kupası tarihinde ilk defa bir evsahibi çeyrek finali göremedi ve o da biz "misafir Türkiye'ye" nasip oldu. Yani bu çocuklar 90'lı yılların başlarında Avrupa Gençler Şampiyonası, Akdeniz Oyunları, 96 ve 2000 Avrupa Şampiyonaları ve UEFA Kupası almak gibi çok önemli işleri alıp, içimizdeki bazı dostlara (!) yaranamadılar. Şimdi onların, o çok uzamış dillerinin kulaklarına girdiğini görür gibiyim. Yıkmaya çalıştıkları Türkiye, nerelere geldi kimse farkında değil.

Oyunun teknik tarafına girmenin zamanı değil. İkinci yarıda "yakın dövüş" teknikleri uygulayarak oynamalarına rağmen, Bülent, Ergün, Ünsal ve Şükür'lü Hakanlar ve bir de maçın adamı seçilen Alpay'la, yani kaşarlanmış oyuncularımızla Japonya'ya pozisyon bile vermedik. Maç içinde Tugay görünmez adam, Davala ise örümcek adam durumundaydı. Solda Ergün ve Ünsal kumpasları mükemmel, Hakan Şükür ise tam bir liderdi.

Kaptana maç söyleyen çarpılır beyler!...

Hep bizim tayin ettiğimiz tempoda oynanan oyunda hâlâ insafa gelmeyenler varsa onlara bir çift sözüm var:

Türkiye dün içimizdeki bazı fularlı Türklere rağmen, şortlu Türkler sayesinde çeyrek finale çıkmıştır.

Türk Milli Takımı ve Türk seyirciler nedeniyle habire rezervasyon değiştiren ve uçak iptal edenler aslında bizim gibi Temmuz'un başına okey alsalardı hiç sorun yaşamazlardı.

Fransa'yı daha önce götürdüler, ayakta kalmış son 2 Fransız'dan Tourissier'i biz tarihe gömdük. Şimdi sıra son Fransız Metzü'de.


19 Haziran 2002
Çarşamba
 
ÜMİT AKTAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED