|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye'nin lokomotif sektörleri olarak adlandırılan tekstil ve otomotiv, kurlardaki aşırı dalgalanmalardan rahatsız. Kurların düşük olduğu dönemde "kar marjları''nın azalmasından yakınan ihracatçılar, yükselişe geçen ve sürekli dalgalanan kurların "girdi maliyetlerinde artış", "maliyet hesabı yapamama", "alışverişten kaçınma" gibi sorunları da beraberinde getirmesi nedeniyle istikrar istiyor. Uludağ Taşıt Araçları ve Yansanayii İhracatçıları Birliği (TAYSİB) Başkanı Erkut Özerman da, kurlarda istikrarın önemine işaret ederek, "Türkiye'de yapılan üretimin girdilerinin yüzde 50'den fazlası ithalata dayalı. Kurdaki aşırı dalgalanma yerli üretime darbe vuruyor" dedi. Özerman haziranda aylık enflasyonun patlama yapabileceğini, bunun maliyetini herkesin ödeyeceğini söyleyerek, kurlar konusunda değerlendirme yapılırken, Türkiye'de üretilen otomobilin sacının dahi yurtdışından temin edildiğinin unutulmaması gerektiğine dikkati çekti. Özerman, kurlardaki istikrarsızlığın, belirsizlik ve güvensizlikten kaynaklandığını ve Başbakan'ın sağlık durumunu fırsat bilerek manipülasyonlar yapıldığını dile getirdi.
İç piyasa artık canlanmalı
Özerman, sektörün yalnız ihracata dayalı olarak büyüme trendini sürdüremeyeceğini, iç pazarı hareketlendirecek tedbirlerin alınmasının şart olduğunu dile getirerek, hedef pazarlardan yeterli düzeyde pay alabilmek için makro ekonomik dengelerin istikrara kavuşması ve uluslararası mevzuata uyumun sağlanması gerektiğini vurguladı. Erkut Özerman, üretim, ihracat ve istihdam için ekonomide güven, istikrar ve devamlıktan oluşan üçlü sacayağını hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Uludağ İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu Başkanı Orhan Yıldırımçakar da tekstilde uluslararası rekabetin arttığını ve fiyatın belirleyici hale geldiğini belirterek, "tatminkar ama daha önemlisi istikrarlı kur" unsurunun öne çıktığını kaydetti.
Maliyetlerinin, Türk tekstil ürünlerinin rekabetçi yapısına darbe vurduğunu, bu nedenle Romanya, Bulgaristan ya da uzakdoğu ülkelerinde üretimin gündeme geldiğini anımsatan Yıldırımçakar, "1 milyon 500 bin liraya göre hesap yapıyoruz. Bir bakıyoruz, dolar 1 milyon 400 bin lira. Ya da tersi durumda, yüksek kurdan girdi alımları yapıyoruz. Bir belirsizlik, ümitleri bitiriyor. Bu dalga boyundan şikayetçiyiz. Merkez Bankası üzerine düşen görevi yapmalıdır."
|
|
|
|
|
|
|