|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Beyan Yayınları arasından çıkan 'Modernleşme Bağlamında Osmanlı-Amerika İlişkileri' ve 'Osmanlı'da Şeyhülislamlık' tarihimize ayna tutuyor.
Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yılı aşkın bir süre dünyanın en önemli bölgesinde varlığını devam ettirmesi ve yüzyıllar boyu değişik ırk ve inanca sahip toplumları bünyesinde barındırması tüm dünyanın ilgisini çeken en önemli özelliklerinden biri. Tarih, bu kadar farklı unsurun uzun yıllar boyunca barış içinde bir arada yaşamış olduğuna ilişkin ikinci bir örneğe sahip değil. Bu durum, aynı problemleri yaşayan dünyamız için incelenmeye değer bir örnek olarak görülmekte, bu nedenle her geçen gün bu konudaki çalışmaların sayısı da artmaktadır. Osmanlı Devleti'nin bütün yönleriyle anlaşılması için yapılan çalışmalara iki yeni ve değerli eser daha katıldı. Beyan Yayınları'nca yayımlanan ve Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu tarafından kaleme alınan "Modernleşme Bağlamında Osmanlı-Amerika İlişkileri" ile Harran Üniversitesi öğretim görevlilerinden Dr. Murat Akgündüz tarafından hazırlanan "Osmanlı Devletinde Şeyhülislamlık" isimli eserler, Osmanlı Devleti'nin az bilinen iki ayrı yönünü günyüzüne çıkarmayı amaçlıyor. Eserler, ülkemizde son yıllarda sayıları hızla artan nitelikli telif eserlere de yenilerini ekliyor. Osmanlı-Amerika ilişkileri Her iki çalışma da, Osmanlı Devleti'nin hem kurumsal yapısını hem de geçirdiği modernleşme macerası ile uluslararası ilişkilerdeki davranış biçimini anlatmaya çalışıyor. Doç. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu'nun kaleme aldığı "Modernleşme Bağlamında Osmanlı-Amerika İlişkileri" 416 sayfalık kapsamlı bir eser. Bu önemli çalışmada kurulduğu günden itibaren hep batıya doğru genişleyen Osmanlı'nın 625 yıllık hayatının en uzun yüzyılı sayılan 19. yüzyıl esas alınmış. 19. yüzyılda Osmanlı, nüfus olarak dünyanın en büyük devletlerinden biriydi ama kurumları, kuruluşları, ekonomisi, siyaseti ve teknolojisi artık kendi hantallığını taşıyamıyordu. Ayakta kalmanın tek çözümü olarak gözüken denge politikası ise çözüm olamıyordu. Yanlış Batılılaşma anlayışı da devleti kurtaramıyordu. Osmanlı devletinin bu hassas dönemine ilişkin bir çok farklı boyut arasında kitapta özellikle Osmal modernleşmesi ile Türk-Amerikan İlişkileri (1786-1929) değerlendiriliyor. Bu dönemde Osmanlı ABD ilk kez kendisine bağlı eyaletler olan Fas, Tunus, Cezayir ve Trablusgarb'da karşılaşmıştır. Avrupa'da yalnızlığa terkedilmiş, teknolojide geri kalmış, İngiltere-Fransa-Almanya ve ABD'nin kültürel paylaşımı altında kalan Osmanlı Devleti, ABD ile ticarete, özellikle silah ithalatına başlamıştır. Kitap ayrıca ABD Protestan Misyoner Örgütü'nün Ermeni ve Bulgarlar'a ilişkin özel planları konusunda Amerikan okullarını da kullanarak nasıl çalıştıklarını ve devletle ilişkilerini de irdelenmeye çalışılıyor. Osmanlı'da Şeyhülislamlık Osmanlı Devleti'nin bütün yönleriyle anlaşılmasına katkıda bulunabilecek ikinci eser ise, Dr. Murat Akgündüz tarafından hazırlanan "Osmanlı Devletinde Şeyhülislamlık". Bu kapsamlı ve önemli çalışma da Osmanlı Devleti'nin kurumsal yapısı konusunda önemli bilgiler sunuluyor. Bilindiği gibi Osmanlı Devleti'nin altı asır boyunca mevcûdiyetini devam ettirmesinin en önemli sebebi, köklü müesseselere sahip olmasıdır. Kadîm bir geleneğin ve önceki İslam devletlerinin uygulamalarından etkilenerek idârî, hukûkî, ilmî, askerî ve mâlî sâhalarda pek çok müesseseyi kuran Osmanlılar, en yüksek dînî ve ilmî merci kabul edilen Şeyhülislâmlığı son dönemlere kadar teşkîlâtları içinde muhâfaza etmişlerdir. İşte Osmanlı Devletinde Şeyhülislamlık adlı bu kitap; kuruluşundan 13-19. asır başlarına kadar Şeyhülislâmlığın târihî gelişimini, devlet teşkilâtındaki yerini, bağlı bulunan görevlileri ve vazîfelerini incelemeye çalışıyor. Beyan Yayınları / Tel: 0 212 512 76 97
|
|
|
|
|
|
|