|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu gazetecilik mesleği de, bir maraton koşusudur.. Ömür boyu sürer.. Nefesinizi kontrol edip, aynı tempoyla, "son nokta"ya kadar koşarsınız.. Gazetecinin işleyeceği hammadde "Haber"dir.. Gazeteci için herşey haberdir.. Gazetecilikte en yüksek rütbe, "haberci"dir.. Yöneticiler, köşe yazarları, idare, matbaa, kâğıt, mürekkep, herşey "Haber"e dayalı olarak vardır. Haber yoksa, gazete de yoktur.. Okuyucu, gazete ile dünyayı, olayları, insanları izler.. Ne olup bittiğini öğrenir.. Reklamların bile, haber verme işlevi vardır.. Okuyuculara çeşitli ürün ve hizmetlerin varlığını, reklamlar duyurur.. "Magazin Haberciliği" de, toplumu, yaşamın renkli veya görünmeyen yüzü konusunda aydınlatır. Özgür ve özerk gazeteciliğin olmadığı yerde, "magazin haberi" de yapılamaz.. Bir diktatörün veya kapalı rejimdeki kokuşmuşlukların sefil görüntülerini, kapalı rejimde veya güdümlü medyada magazin haberciliğine konu edemezsiniz.. Herşey "haber"dir gazetecilikte.. Köşe yazarı da, haberleri izlemek zorundadır.. "Köşe", gerçekten insanın içini boşaltmak için kullanacağı bir kuytu "sokak köşesi" değildir.. Köşe yazarı, eğer gazeteci ise, okumak, görmek, dinlemek, soruşturmak, araştırmak zorundadır.. 100 yaşında olsa bile, bir öğrenci gibi her gün ders çalışmak zorundadır köşe yazarı.. Ortadoğu'da ne oluyor? Dünya nereye gidiyor? Teknoloji, bilim, düşünce alanında neler var? İletişim teknolojilerinin dünyayı köy haline getirdiği, insanlığın uzayda koloniler kurmak için atılımlar yaptığı, gen mühendisliğinin mülti-disipliner bir alanda insan yapısını değiştirmeye başladığı bir dönemde, siz "Buhar Devrimi" ile yetinirseniz, en azından okurlarınızdan geri kalırsınız.. Bir köşe yazarı, Ankara'daki küçük politikacıların isimleri kadar, çağdaş dünya imparatorluğu ABD'deki etki merkezlerini de bilmek zorundadır.. Ve bir köşe yazarı, gece gözünü uykuya kapatmadan önce, internetten, televizyonlardan, "acaba şu andaki en önemli haber ne" diye öğrenmek gereğini hissetmezse olmaz.. Bir haberci veya bir gazeteci veya bir gazete köşe yazarı, ertesi sabah uyanacak, milyonlarca gazeteci olmayan insandan daha fazla "son durum"u bildiği zaman, mesleğin hakkını vermiş olur.. Gazeteci, gerçekten tarihin taslağını yazar.. Tarihi yaşarken, tarihi farketmek zorundadır gazeteci.. Bu da ancak bilgiyle, birikimle, çalışarak mümkün olur.. Elbet köşe yazarının da tutkuları, öfkeleri, saplantıları ve hatta nefretleri vardır.. Ama köşe yazarı, gazeteci olmak zorundadır da.. "Onun kocası", "Bunun bilmemnesi" diyen gazete yazısı, gazeteyi kirletir.. Hiçbir konuda ne haber, ne bilgi, ne de görgü vermeden, sadece vücut salgıları ile ona buna kızıp, saldıran, hakaret eden, aşağılayan ve çoğunlukla yalan söyleyen bir köşe yazarı, sadece "köşebaz"dır.. Eğer gazetecilik mesleği tümden yozlaşmışsa, bu tipler, "yürekli yazar", veya "araştırıcı gazeteci" olarak görülür.. Okurlar öğrenmek, aydınlanmak, yurt ve dünya haberlerini yorumlar içinde anlamak yerine, kinle, öfkeyle, nefretle beslenir.. Ve "kaliteli gazete"nin, "gerçek habercilik"in olmadığı toplum, sürekli sendeler.. Aynı kısır-döngüler sürekli yaşanır.. ŞAKA
Esenliğe iyice çıktı!..
Ecevit, "Ekonomi iyileşince, benim sağlığım da iyileşiyor" demişti ya.. Galiba iyileşmeyi biraz abarttı ve kalkıp, İMF ile stand-by'a bağlanan ekonomik programı eleştirmeye yeltendi.. "Özerk kurullar, elimizdeki iktidarı aldı" falan dedi.. İMF'den hemen uyarı aldığına göre, artık ekonomiden eline çekip, sadece sağlığını iyileştirmesi, daha doğru olacaktır!.. AKILSIZLIĞIN İKTİDARI
Şaron, Ortadoğu'yu anti-Amerikan yaptı!..
İsrail Başbakanı Şaron, Amerika'yı ve "Bush Yönetimi"ni de, birlikte bataklığa sürüklüyor.. Bu kadar "akıllı adamlar"ın ve "Brain Trust"ların bulunduğu ABD'nin, bu gerçeği görmemesi şaşırtıcıdır.. 11 Eylül'de bir avuç teröristin, kendilerini ve sivil uçaklardaki yolcuları "canlı bombalar" haline getirmesini anlamaya çalışan Amerika, Filistinli kadınların, erkeklerin her gün kendilerini patlatıp öldürmesine, nasıl oluyor da, ilgi ve anlama çabası göstermiyor?. Topyekûn bir ulusu, bir dinin mensuplarını veya bir etnik grubu yok edip, köşeye sıkıştırmaya "soykırım" deniliyor.. Bunu meşru devletler yaptığı zaman bile, o devletlerin yöneticileri mahkûm ediliyor. Şaron İsrail'inin, 1940'ların çözümsüzlüğüne Ortadoğu'yu yeniden döndürme ve "Filistin Halkı"nı köşeye sıkıştırması, hangi hukuka ve akla sığar? Amerika Saddam'la uğraşacakken, Şaron yüzünden şimdi tüm "Arap Dünyası"nı karşısına aldı.. Demek şu anda, Washington'un beyni yok..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |