|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye parasının değerini koruyamıyor. Bu yüzden, TL bir değer ölçüsü olmaktan çıktı. TL'ye güvenerek, uzun vadeli alışveriş yapmak mümkün değil.TL. lastik bir metre gibi, ne zaman uzayıp, ne zaman kısalacağını kimse tahmin edemiyor. İktidar partileri gibi, TL de kimseye güven vermiyor. Türkiye'de devlet örgütü kamu harcamalarını dizginleyemiyor. Hükümet bugüne kadar bütçe açıklarını iç borçlanmayla karşılıyordu. Vergi gelirleri borçlarının faizini ödemeye yetmeyince, devlet dış borçlanmaya yöneldi. İflas eden her ülke gibi, Türkiye de IMF'nin kapısını çaldı. Ancak Türkiye sabıkalı bugüne kadar IMF'yle yaptığı yirmiye yakın anlaşmada üzerine düşeni yapmadı. Devletin gelirleri giderlerini karşılamazsa, açık iç ve dış borçlanma yanında enflasyonla kapatılır. Bir ülkeyi enflasyon kadar tehdit eden bir iç ya da dış düşman yoktur. Toplumların geleceğini yok eden en büyük tehdit, enflasyondur. Enflasyonist bir ortamda gelir dengesi altüst olur. Sabit gelirliler yoksullaşırken, spekülatif yatırım yapanlar zenginleşir. Enflasyonu kontrol altına alamayan hükûmetler, ülkedeki haksızlıklarla birlikte yolsuzlukların da önüne geçemezler. Parasının değerini koruyamayan bir devlet, hiçbir kurum ve kuruluşunun da değerini koruyamaz. Çünkü parası çürük olan bir ülkenin ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel kuruluşları sağlam olamaz. Enflasyon, gelirleri giderlerini karşılamayan bir hükümetin bütün bir toplumdan aldığı gizli ve kaçınılması sözkonusu olmayan bir vergidir. Özgürlüklerden daha çok yasakların alanını genişleten dayatmacı yönetimler, iktidarlarını enflasyonla korumaya çalışırlar. Yasakçılar enflasyonla beslenirler. Avrupa Birliği ülkeleri ortak para birimi Euro'ya geçerek üye ülkelerin keyfi para basmasının önüne geçtiler. Avrupalılar tarihin en büyük para birliğini sağladılar. Ortak para sistemi, hükümetlerin, bütçe açıklarını enflasyonla kapatmalarının yolunu bütünüyle kapattı. Artık hiçbir AB üyesi ülke istediği zaman, istediği kadar para basamayacak. Böylece AB kullanımı çok pratik olan kağıt para sisteminin en önemli kusurun gidermiş oldu. Bir ülkede millî paranın değeri, dolaşımda bulunan kağıt para hacmiyle, pazardaki ürün ve hizmetlerin toplam değerine bağlıdır. Hükümetler dolaşımda bulunan para miktarını artırarak, bir kesimden başka bir kesime kaynak aktarırlar. Güçlü bir ekonomi için herşeyden önce, değeri kolay kolay değişmeyen sağlam bir paraya ihtiyaç vardır. Parası sağlam olmayan bir ülkenin hiçbir kuruluşu sağlam olmaz. Türkiye'de sağlam bir para olabilmesi, üretenlerle birlikte tüketenlerin de kendileri için istediklerini başkaları için de istemelerine bağlıdır. Bir ülkede paranın değerini korumada ilkeli ve dürüst insandan daha güçlü bir garanti olamaz. Çünkü iki gününü birbirinden farklı kılmaya çalışan insandan daha güçlü ve daha verimli bir kaynak yoktur. Haksız kazanca yol açan bütün kapıları kapatmanın yolu, değeri sabit tutulan güçlü bir paradan geçer. Değersiz para, değerli paraları piyasadan kaçırır. Çürük paranın pazara egemen olduğu bir ülkede, hiçbir şey sağlam olmaz. Her türlü haksızlığın kaynağı çürük paradır. Paralarının değerini koruyamayan hükümetler, ülkelerinin şerefini hiç koruyamazlar. Türkiye, en kısa zamanda, Gümrük Birliği'nde olduğu gibi, tek para birliğine girmenin yollarını aramalıdır. Hükümet yalnızca parasının değerini değil, Türkiye'nin itibarını da yok ediyor.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |