|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Binbaşı Cengiz Toytunç'u öldüren, Filistinliler'in iddia ettiği gibi İsrailli miydi yoksa İsrailliler'in iddia ettiği gibi Filistinli mi? Bazılarının bu soruyu anlamsız bulacağını ve "Adamın üzerinde Filistin polisinin resmi kıyafeti var, İsrailli olur mu?" diye kafa sallayacağını biliyorum. Tereddüt izhar eden itirazlar, yine aynı kişiler tarafından, 'eski hastalık' ile yaftalanacak... Oysa, "Acaba görüntü aldatıcı mı, cinayeti Filistinli kılığına girmiş bir İsrailli militan işlemiş olabilir mi?" sorusu, özellikle şimdi, ensesinin üzerinde baş taşıyan herkesin mutlaka sorması gereken çok meşru bir soru. "Neden özellikle şimdi?" sorusuna ışık tutmadan önce, geçtiğimiz salı günü (26 Mart), New York Daily News gazetesinde çıkan bir habere göz atalım. "O bildik, anti-Semitik yayınlardan biri herhalde" diye düşünecekleri baştan uyararak: NY Daily News, kendisini de "İsrail-yanlısı" olduğunu itiraf eden yazar Eric Alterman'ın, gazete ve yazarları İsrail-Filistin ihtilâfına bakışları yönünde tasnif ettiği yazısına göre, "Aşırı İsrail yanlısı" yayın organları arasında. NYDN'deki "Brooklyn bomba olayında kurban zanlı oldu" başlıklı haberin girişi şöyle: "Pazar günü bacağının yarısı bir bombayla kopan Brooklynli elektronik dâhisi patlayıcıyı kendisi imal etmiş olabilir. 46 yaşındaki Israel Halberstam Belleveu Hastanesi'nde yatarken evini arayan güvenlik görevlilerinden biri, 'Bütün parmaklar Halberstam'ın bombayı başka bir yere götürmek isterken patlattığına işaret ediyor' dedi." Bu bilgileri veren, "Soru şu" demiş, "Bombayla ne yapacaktı?" İlginç bir soru, değil mi? Brooklyn/New York'tan Los Angeles/Kaliforniya'ya, daha doğrusu NYDN gazetesinden CNN televizyonuna uzanıyoruz; ancak bunu yaparken 'zamanda seyahat' etmemiz ve dört ay geriye gitmemiz gerekiyor. Tarih 12 Aralık 2001. CNN, bütün dünyaya şu haberi duyuruyor: "Federal yetkililer, güney Kaliforniya'daki Arap ve Müslüman kurumları, bu arada Arap asıllı Amerikalı Kongre üyesi Darrel Issa'nın bürosunu havaya uçurmak üzere harekete geçen iki Jewish Defence League (Musevi Savunma Ligi) örgütü liderini gözaltına aldı." 11 Eylül sonrasından söz ediyoruz. Amerika'dan. Toplum içinde saygın yeri olan iki Musevi lider, FBI tarafından, bazı Arap hedefleri havaya uçurmak üzere hazırlanırken suç âletleriyle yakalanmışlar, Irv Rubin ve Earl Krugel adlı kişiler için, savcı John S. Gordon, "Dini, politik veya inanç irtibatları yüzünden masum insanları hedef seçenlerin yaptığına terörist eylem derim ben" suçlamasında bulunmuştu. ABD ve İsrail'den pek çok tanıdığı Rubin ve Krugel'in imdadına yetiştiler. En iyi avukatlar onlar için tutuldu. Peki sonuç? Sonucu yine CNN'den (29 Ocak 2002) öğrenelim: "Jewish Defence League örgütü başkanı Irv Rubin'in kefaletle tahliye talebi bir federal yargıç tarafından geri çevrildi. Rubin, Culver City'deki bir cami ile Arap asıllı bir Amerikan Kongre mensubunun bürosunu havaya uçurmak istemekle suçlanıyor. Yargıç Ronald Lew, Rubin'in 'kaçma ihtimali bulunduğunu, aynı zamanda toplum için tehlike olmaya devam ettiğini' bildirdi." İki Musevi liderin yargılanması halen devam ediyor. Haberden, yargıcın Earl Krugel'in kefaletle tahliye talebini de reddettiği anlaşılıyor... 'Jewish Defence League' (JDL) adlı örgütle ilgili şu bilgileri de CNN'den aktarıyorum: "Los Angeles merkezli militan bir grup. Bütün Musevilerin İsrail'e dönmesi gerektiğini savunuyor. Museviler'in çıkarlarını korumak için 'pazu, güç ve şiddet dahil her yönteme' başvurmaktan yana. Ambleminde, altı köşeli yıldız üzerinde sıkılmış bir yumruk silüeti var." Brooklyn ve Los Angeles'teki 'bombalı eylemci' haberleri bu tür girişimlerin yalnızca ABD içinde olduğunu akla getirebilir. Oysa, Kulis okurları, ekim ayında burada yer verdiğim bir olaydan, benzer bir girişimin son anda engellendiği başka bir ülkeyi herhalde hatırlayacaklardır: Meksika. İsrail silâhlı kuvvetlerinden emekli albay Salvador Guersson Smecke ile Meksika'da izinsiz oturan İsrail vatandaşı Saur Ben Zvi adlı kişiler, üzerlerinde silâhlar ve patlayıcı maddelerle yakalanmışlardı. Hem de nereye girerken biliyor musunuz: Meksika Parlamentosu'na... Olay 10 Ekim 2001 tarihinde meydana geldi. Şeker sanayii işçileri sendikası mensubu çok sayıda işçi, önceden aldıkları randevuyla geldikleri Meclis'e girerken, Smecke ve Zvi onların arasına karışmış ve Meclis başkanı Beatriz Paredes'in makamına kadar gelmişlerdi. Sürekli peşlerinde dolaşan tiplerden işçilerin kuşkulanması üzerine polis devreye girmiş ve o iki kişiyi gözaltına almıştı. Yanlarında bulunan silâh ve patlayıcı maddeler inanılır gibi değildi: 2 adet 9mm 'Glock' otomatik tabanca, 9 el bombası, dinamit çubukları, patlatıcılar ve tel... Meksika basını, adamların, Meclis'e, başkalarına mâl edilecek eylemler için geldiği kanaatini o günlerde okurlarıyla paylaşmıştı. İsrailli askerlerin devriye gezdiği el-Halil sokaklarında Filistin polisi üniformasıyla uluslararası gözlemcilere ait bir aracın üzerine ateş açan kişi sizce de ancak Filistinli mi olabilir, yoksa, bir parça olsun, "Acaba, birileri yanlış yere bakmamızı sağlamaya mı çalışıyor?" kuşkusunu da içinizde taşıyor musunuz? Bu soruya vereceğiniz cevap zekâ düzeyinizi de belli edecek, unutmayın...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |