T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

C U M A R T E S İ
Yavuz'un şakalamadığı yok...
Taklitlerinden Sakınmayınız

Aman sizi uyarıyoruz. Ekonomimizin kritik bir dönem geçirdiği şu günlerde Yavuz diye bir adam her an sizi işletebilir. Radyo Klas'ın Yavuz'u yaptığı ünlü taklitleriyle çizgi romanlardaki "binbir surat" tiplemesine parmak ısırtıyor. "Yavuz'un Minibüsü"ne arkadaşımız Oktay Kaçan bindi ve bu ropörtajı sizin için yaptı.

-Yavuz kimdir? diye bir soruyla hemen başlayalım konuya...

-Yavuz esasında bilinmeyen bir insan, yani orta karışık bir adam.Taklit yapar, ama güzel yapar, ya şimdi esasında gerçekten şuan 32 yaşımdayım çok fazla ideali olmayan, yani meslek seçmekte zorlanan bir gençtim ve beş yıl kadar zorlandım. Askerden sonra şöyle bir baktım etrafta bir çok başarılı olmuş veya başarılı olmaya çalışan insan var, ben bişey olacağına onların olmuşlarından hafif yola çıkaraktan oldu olay. Yavuz ortaya çıktı, Yavuz, binbirses Yavuz olarak ortaya çıktı karışık yani adam her şekli yapıyor öyle birşey yani.

-O kadar taklitten sonra ben kimim falan dediğiniz oluyor mu? Şaşırıyor musunuz bazen?

-Evet. Genelde program çıkışlarında oluyor ama yani artık onu da öğrendik. Kafan karışıyor bazen. Yani bu bir iş, kendi mesleğim bu, kendi sesimi bile bulamadığım çok olmuştur, çoğu zaman arkadaşlar falan derler "Yavuz kendine gel, bu ses senin sesin değil" tarzında.

-Peki yaptığın şakalardan dolayı ünlülerden aldığın kötü olumsuz bir tepki var mı?

-Çok kötü tepkiler olmadı. Bir iki tane şaka yaptık bir Fatih Terim şakası vardı, Hülya Avşar Show'da yaptık. Şimdi hala arıyormuş Fatih Terim beni, bende sürekli tip değiştirerek görünmemeye çalışıyorm. Ne kadar değiştirirsem değiştireyim kel olmanın dezavantajları var, heryerde tanınıyorsun.

-Peki hiç işlettiğiniz siyasi oldu mu?

-Siyasi olmadı. Siyasiler, yani daha çok onlar bizi işlettiği için bu dönemde benim biraz çalışmam lazım zannediyorum bu anlamda. Gerçi ulaşamamak gibi bir durum var siyasilere.

-Peki işletildiğiniz oldu mu hiç?

-Birgün bir sanatçıyı işlettim, hafif bir tepki gösterdi. Şakayı beraber yaptığımız şirketimizde çok sevgili bir ablamız. Şaka bitti ben yayındayken saka yaptığım sanatçının menejeri gibi aradı beni, işte "utanmıyormusun böyle şeyler yapmaya falan, filan" diye. "Utanmıyorum" dedim gerçi, çünkü utanılacak birşey değil bu şakadır sonuçta, oldu birkaç defa oldu, ne yalan söleyeyim oldu yani.

-Yani bende şakalandım diyorsunuz..

-Tabi, her insan gibi...ya bizde insanız sonuçta.

-Peki "Yavuz'un Minibüsü"nü TV programı olarak yapmayı düşünüyor musunuz?

-Tv programı yapacağız inşallah düşünüyoruz. Hatta az önce düşünüyordum sen gelene kadar, sen gittikten sonrada düşünmeye devam edeceğim. Yapmak lazım, herkes yapıyor birazda bizim kazanmamız gerekiyor yani bizi topluma kazandırmaları gerekiyor, kazandıracaklar inşallah.

- Peki bu müthiş rekabet şartlarında bir korku var mı?

-Bir anlamda bu işi benim kadar yapan insanlar piyasada var. Yani bizde daha iyi, daha çok tiplemeyle daha değişik bir formatla en az onlar kadar başarılı olabiliriz diye düşünüyorum.

-Bunun için bir çaba sarfediyor musunuz? Mesela saatlerce aynanın karşısına geçip falan çalışmalar yapıyor musunuz?

-O eskiden olurdu, evde çalışırdım ben bu çeşit tiplemelerimi, apartmanda adım şeye çıktı, pisikopat, deli falan. Gecenin saat onikisinde evden "Efendim merhabalaaar Aydın ben" sesi çıkarsa apartmanda bu takım şeyler olur. Çünkü yaşlı insanlar var apartmanda genelde tırsıyorlardı benden şimdi öğrendiler, bişey yok yani.

-Kendi kendinizi işletmeyi düşünüyor musunuz?

- Biraz zor tabi kendi kendini işletme, yok beni işletmeye çalışanlar oldu, başka radyolardan oldu. Ama sonuçta bu işi yaptığım için bu bir kulak işi hemen alıyorsun sesi yani. Onun için boşuna heveslenmesinler yani zor iş beni işletmek.

- Bide programının içinde "Anlayamayan Avni" diye bir tipiniz var...

- "Anlamıyorum abi anlamıyorum ya, röportaj möportaj anlamıyorum ya, röportaj falan insanlar ne yapıyor anlamıyorum abi bilmiyorum yani." (küçük bir avni tiplemesi yapıyor.)

-Bu yaptığınız telefon şakaları kadar dikkat çeken bir tipleme...

- Bu dikkat çeken altı yıllık bir tiplememdir yani. Şimdi piyasada yapılan bir tipleme var, arkadaşlar yapıyorlar bir pisikopat tipi ama bu altı yıldır benim radyoda yaptığım bir tipleme. Avni gibi tipler var.

-Yaptığınız zor bir iş doğal olarak, herkesin yapabileceği birşey değil dışardan çok kolay görünse de..

-Evet zor, ama yapmaya çalışanlar da var

-Taklidini yaptığınız insanlarla konuşabiliyor musunuz? Yani aynı iki insan olmak zor birşey.

-Yooo... Tiplemesini yaptığım her insanla birebir de konuşuyoruz. Geçen Mustafa abi aradı mesela Mustafa Topaloğlu, saat yarım gibi falan, bende evde pijamalarımı giymeye hazırlanırken (ben evde pijama giyerim). Şey dedi "Yavuz ne yapıyorsun?" gece saat yarım "uyuyorum abi" dedim, "uyuma, insanoğlu uyumamalı yarın gel lahmacun yiyelim" onun bir kebapçı dükkanı var. Düşünebiliyor musun böyle bir muhabbet. "Bakacağım abi yarın işim var ama"dedim, "ok bye!" dedi kapattı telefonu.

Yani Aydın olsun, Cüneyt Arkın olsun, Ali Şen olsun tiplemesini yaptığım sanatçılarla, diyaloğumuz var, onlarda seviyorlar bu işi.

-Hiçkimse kalkıpta dövme gibi bir girişimde bulunmadı sizi..

-Cüneyt Arkın bir ara gelmişte içeri almamışlar.

-İnsanlar tarafından artık kabul görmüş birisiniz, daha doğrusu gençler arasında...

-Güzel bişey ya, yani sonuçta gençlerin, benim zaten hedef kitlem gençler. Herkes dinliyor ama gençler daha çok dinliyor, gençlerin sevmesine sebep şeyler var. Programın içersinde, şakalar onlara yönelik bilmiyorum ekşın şakalarını seviyor gençler.. Geçen gün bir olay oldu Ortaköy'de yürürken iki delikanlı öğrenci, arkamdan şey diye bağırıyorlar "Mustafa abi" diye bağırdılar yani kafalarında Mustafa Topaloğlu olarak kalmışım, arada "Aaa.. Erman abi geçiyor" diyenlerde var yani, bunlarda var komik şeyler.

-En sevdiğiniz şakalarınızı albüm yada kitap yapma gibi bir düşünceniz var mı...

Ya bu telefon şakalarını, daha doğrusu en güzel telefon şakalarını albüm yapıcaz bunun için de ilk safhada bir plak şirketi bulacağız. Yani bu yapılabilir.

- Hiç film teklifi aldınız mı ?

4-5 yıl önce almanyada film teklifi aldım. Oynadım bir kaç kopyası geldi Türkiye'ye. Yani hoşuma gidiyor. Oyunculuk yönümde var. Gerçi o film biraz ekşındı.

-En hoşunuza giden şakayı kime yaptınız?

- Tülin Şahin'e yapmıştık. Unutamıyorum ilk şakamdır. Aydın gibi arayıp "e bacım Sivas'ta sazan balığı şenlikleri olcek, gelirmisin?" diye. O da sazanın ne demek olduğunu bilmiyormuş, e tabi atladı hani sazan balığı gibi atladı derler ya ve iyiki de atlamış, 300 tane şaka yaptık o güçle.

-Şaka yapılamaz dediğiniz bir insan var mı?

-Esasında boş anını bulduktan sonra herkeze şaka yapılabilir, anını kollamak lazım. Başta Hasan Kaçan olmak üzere beni biliyor, tanıyor, dinliyor fakat yine de şakayı yemekten geri kalmıyor. Gerçi bu sıralar herkes tanıyor, biliyor. Artık yeni tipler çıkartacağız, ama bu işin sonu yok. Yani bu işi yapacağım, bu saatten sonra başka ne iş yapılır ki zaten.


SAYI 10
 


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED